MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Kasten yaralama
HÜKÜMLER: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Sanık müdafiinin yalnızca sanık hakkında verilen mahkumiyet hükümlerini temyiz ettiği belirlenerek yapılan incelemede:
1) Sanık hakkında müşteki ...'a karşı kasten yaralama eylemi nedeniyle kurulan hükme yönelik temyiz sebeplerinin incelenmesinde:
Sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nin 86/2. ve 29. maddeleri gereği hükmolunan "3 ay" hapis cezasından TCK'nin 62. maddesine göre (1/6) oranında indirim yapılırken "2 ay 15 gün" yerine hesap hatası yapılarak "2 ay 5 gün" hapis cezasına hükmedilmesi suretiyle eksik ceza tayin edilmesi, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün ONANMASINA,
2) Sanık hakkında müşteki ...'e karşı kasten yaralama eylemi nedeniyle kurulan hükme yönelik temyiz sebeplerinin incelenmesinde:
Yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
Sanığın mahkeme önündeki savunmasında; müştekinin kendisine hakaret etmesi sonucu kavganın başladığını savunması karşısında, bu hususun müşteki ve tanıklara da sorularak, mahkemece ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığının şüpheye yer bırakmayacak şekilde belirlenmeye çalışılması, bu hususun tespit edilememesi halinde, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.10.2002 tarih ve 2002/4 - 238 Esas ve 367 Karar sayılı kararı ve bu kararla uyumlu ceza dairelerinin yerleşmiş ve süreklilik gösteren kararlarında kabul edildiği üzere, sanık lehine TCK'nin 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı hususunun karar yerinde tartışılmaması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu nedenle 6723 sayılı Kanun'un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 03/03/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.