MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Kasten yaralama
HÜKÜM: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
5237 sayılı TCK'nin 86/1, 86/3-e maddeleri uyarınca tayin edilen "1 yıl 6 ay" hapis cezasının, TCK'nin 87/1-d maddesi uyarınca bir kat artırılması sırasında ''2 yıl 12 ay'' hapis cezası yerine hesap hatası yapılarak "3 yıl" hapis cezası olarak belirlenmiş ise de TCK'nin 87/1-son maddesi uyarınca cezanın 5 yıla çıkartılması nedeniyle sonuç ceza değişmediğinden,
Dosya kapsamına ve tarafların çelişkili anlatımlarına göre, ilk haksız hareketin kimden geldiğinin şüpheye yer olmayacak şekilde belirlenemediği, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.10.2002 tarih ve 2002/4-238 Esas - 367 Karar sayılı kararı ve bu kararla uyumlu Ceza Dairelerinin yerleşmiş ve süreklilik gösteren içtihatlarında benimsendiği üzere, ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığının şüpheye yer bırakmayacak şekilde belirlenemediği hallerde, sanık lehine 5237 sayılı TCK'nin 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik indirimi uygulanırken, TCK'nin 3. maddesinde belirtilen “cezada orantılılık ilkesi” gereğince asgari hadden (1/4) oranında indirim yapılması gerekirken, (1/2) oranında indirim yapılmak suretiyle sanık hakkında eksik ceza tayin edilmesi,
Sanığın tekerrüre esas ... 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 19.11.2008 tarihli ve 2007/886 Esas, 2008/1130 Karar sayılı ilamı bulunmasına rağmen sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nin 58. maddesi gereği tekerrür hükümlerinin uygulanmaması, aleyhe temyiz bulunmadığından, bu hususlar bozma nedeni yapılmamıştır.
Kasti suçtan verilen hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak, Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas - 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı ibareler iptal edilmiş ise de; bu husus infaz aşamasında dikkate alınabileceğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA, 08.09.2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.