MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
TEMYİZ EDENLER : Suça sürüklenen çocuklar müdafileri
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1)Suça sürüklenen çocuk ... hakkında verilen mahkumiyet hükmüne yönelen temyiz sebeplerinin yapılan incelemesinde;
UYAP sisteminden alınan güncel nüfus kayıt örneğine göre suça sürüklenen çocuğun mahkemenin hüküm tarihinden sonra, temyiz inceleme tarihinden önce 17.04.2017 tarihinde öldüğünün anlaşılması karşısında, suça sürüklenen çocuk hakkında açılan kamu davası ile ilgili olarak 5237 sayılı TCK'nin 64/1. maddesinin değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafinin temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenle 6723 sayılı Kanun'un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA,
2)Suça sürüklenen çocuk ... hakkında verilen mahkumiyet hükmüne yönelen temyiz sebeplerinin yapılan incelemesinde;
a)Suça sürüklenen çocuğun fiili işlediği tarihte on sekiz yaşını doldurmadığı ve dosyada mevcut adli sicil kaydına göre daha önceden hapis cezasına mahkum edilmemiş olduğu anlaşılmakla, suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 sayılı TCK'nin 86/2. maddesinde belirtilen seçimlik cezalardan hapis cezası seçildikten sonra hükmolunan kısa süreli hapis cezasının 5237 sayılı TCK'nin 50/3. maddesindeki zorunluluk gereğince TCK'nin 50/2. maddesi de gözetilerek, 5237 sayılı TCK'nin 50/1. maddesinde düzenlenen adli para cezası dışındaki diğer seçenek tedbirlerden birine çevrilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
b) Suça sürüklenen çocuğun aşamalarda, ölen suça sürüklenen çocuk ... ile katılanı kavga ederken ayırmaya çalıştığına, katılanın bu sırada kendisine vurması üzerine katılana vurduğuna dair beyanıyla uyumlu yaralanmasını gösterir adli raporunun varlığı, bununla birlikte tarafların olayın çıkış sebebini ve gelişimini farklı şekilde anlattıkları anlaşılmakla, olayın çıkış sebebi ve gelişimi üzerinde durularak ilk haksız hareketin kimden geldiğinin tespitine çalışılması; bunun mümkün olmaması halinde Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.10.2002 tarih ve 2002/4-238 Esas - 367 sayılı Kararı uyarınca ve bu kararla uyumlu Ceza Dairelerinin yerleşmiş ve süreklilik gösteren kararlarında kabul edildiği üzere, ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığı şüpheye yer bırakmayacak şekilde belirlenemediğinde, şüpheli kalan bu hal nedeniyle suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 sayılı TCK'nin 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin asgari oranda uygulanması gerekip gerekmediğinin tartışmasız bırakılması,
c) Suça sürüklenen çocuklar 18 yaşını doldurduğu halde, 01.03.2016, 29.03.2016 ve 05.05.2016 tarihli duruşmaların açık yapılması gerekirken kapalı yapılması suretiyle 5271 sayılı CMK'nin 182/1. maddesine muhalefet edilmesi,
d) Suça sürüklenen çocukların 18 yaşını doldurduğu 05.05.2016 tarihli son oturumda kapalı yargılamaya başlanıp son verildiği belirtildiği halde, hükmün açıkça tefhim edilmesi suretiyle çelişkiye neden olunması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafinin temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun'un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 08.09.2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.