Basit yaralama suçundan sanık ...'in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 86/2, 86/3-a, 62/1 ve 52/2. maddeleri gereğince 3.000,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/5. maddesine göre hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair İstanbul Anadolu 49. Asliye Ceza Mahkemesinin 06.06.2017 tarihli ve 2016/207 Esas, 2017/292 Karar sayılı kararının 23.06.2017 tarihinde kesinleşmesini müteakip, sanığın denetim süresi içerisinde 15.05.2017 tarihinde işlediği kasıtlı suçtan mahkûm olduğunun ihbar edilmesi üzerine, hükmün açıklanarak 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 86/2, 86/3-a, 62/1 ve 52/2. maddeleri gereğince 3.000,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına dair İstanbul Anadolu 49. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.05.2019 tarihli ve 2019/20 Esas, 2019/272 Karar sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 23.12.2019 tarihli ve 2019/15608 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 06.01.2020 tarihli ve 2020/1377 sayılı tebliğnamesi ile Dairemize gönderilmekle incelendi.
Mezkur ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre, 5271 sayılı Kanun’un 231/11. maddesinde yer alan “Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranması halinde, mahkeme hükmü açıklar…” şeklinde düzenleme dikkate alındığında, somut olayda İstanbul Anadolu 49. Asliye Ceza Mahkemesince 16.05.2019 tarihli kararda, sanığın denetim süresi içinde suç işlediğinden bahisle yapılan ihbar üzerine, daha önce açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanmasına karar verilmiş ise de, sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair İstanbul Anadolu 49. Asliye Ceza Mahkemesinin 06.06.2017 tarihli ve 2016/207 Esas, 2017/292 sayılı kararının kesinleşme tarihinin 23.06.2017 olduğu, sanığın denetim süresi içinde işlediği kabul edilen İstanbul Anadolu 13. Asliye Ceza Mahkemesinin 27.11.2018 tarihli ve 2018/204 Esas, 2018/761 sayılı kararına konu suçun işlendiği tarihin ise 15.05.2017 olduğu dikkate alındığında, sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karar kesinleşmeden ve dolayısıyla denetim süresi başlamadan önce işlenen suç nedeniyle 5271 sayılı Kanun’un 231/11. maddesi gereğince hükmün açıklanmasına karar verilemeyeceği gözetilmeden, hükmün açıklanarak yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK'nin 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma isteyen yazısına dayanan tebliğnamede ileri sürülen düşünceler yerinde görüldüğünden; İstanbul Anadolu 49. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.05.2019 tarihli ve 2019/20 Esas, 2019/272 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nin 309/4. maddesi gereğince kanun yararına BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yerine getirilmesine, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.02.2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy