MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Kasten yaralama
HÜKÜM: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
1)Yerel mahkemece tesis edilen “02/07/2018 tarihli, 2018/182 Esas ve 2018/459 Karar sayılı” ilamının, Dairemize ait (Yargıtay 3. Ceza Dairesi) 29.01.2019 tarihli, 2018/6293 Esas ve 2019/1394 Karar sayılı ilamı ile “sanığın, denetim süresi içerisinde yeniden kasıtlı bir suç işlediği gerekçesiyle, hakkında verilen, açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin hükmün açıklanmasına neden olan Adana 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 11/06/2013 tarih, 2013/346 Esas ve 2013/541 Karar sayılı ilamına konu hakaret ve tehdit suçları yönünden, hükümden sonra 02/12/2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair 6763 sayılı Kanun'un 34. maddesi ile değişik CMK’nin 253/1. madde hükmü uyarınca uzlaştırma usulünün uygulanıp uygulanmadığının araştırılması, uzlaştırma işleminin olumlu sonuçlanmış olması durumunda, sanığın denetim süresi içinde başkaca kasıtlı suçtan mahkum olup olmadığının tespiti ile sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tespit ve tayini gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması” gerekçesiyle bozulmasına karar verilmesini müteakip, mahkemece yapılan araştırma neticesinde, bir sureti dosya arasına da alınan, Adana 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 12/06/2019 (Ek karar) tarihli, 2013/346 Esas ve 2013/541 Karar sayılı ilamına konu hakaret ve tehdit suçları yönünden, 02/12/2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren ve Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair 6763 sayılı Kanun'un 34. maddesi ile değişik CMK’nin 253/1. madde hükmü uyarınca uzlaştırma yöntemine girişildiği ve uzlaşmanın sağlanması nedeniyle, sanığın denetim süresi içinde işlediğinden bahsolunan “Hakaret” ve “Tehdit” suçlarından hükmolunan cezaların, 5271 sayılı CMK’nin 254/2 ve 223/8. maddeleri gereği “tüm sonuçları ile birikte ortadan kaldırılmasına ve düşürülmesine” karar verildiği, bu hali ile ihbara konu ilama konu suçların, sanığın CMK’nin 231/8. maddesi gereği tabi tutulduğu 5 yıllık denetim süresi içerisinde işlendiğinden bahsedilemeyeceği; mahkemece yapılacak işlemin, sanığın denetim süresi içinde başkaca kasıtlı suçtan mahkum olup olmadığının araştırılması, başkaca kasıtlı suçtan mahkum olmuş olması halinde bu suça ilişkin savunmasının tespiti ile sonucuna göre hükmün açıklanıp açıklanmayacağına karar verilmesi, denetim süresi içerisinde başkaca kasıtlı suç işlemediğinin tespiti durumunda ise 23/11/2012 tarihinde kesinleşen hükmün açıklanmasının geri bırakılması müessesesine ilişkin 5 yıllık denetim süresini iyi halli geçirdiğinin tespiti ile CMK’nin 231/10. maddesi gereği davanın düşürülmesine karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yerinde ve yasal olmayan gerekçeye dayanılarak yazılı şekilde hükmün açıklanmasına karar verilmesi suretiyle hüküm tesisi,
Kabule göre de;
2)Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas - 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu nedenle 6723 sayılı Kanun'un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 05.03.2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.