Mahkemesi :Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesi : Muş 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 03.09.2018 tarih ve 2017/40 - 2018/462 sayılı kararı
Suç : Silahlı terör örgütüne üye olma13.10.2016 (sanık ... yönünden)
Hüküm : 1-Sanıklar ... ve ... hakkında CMK’nın 223/2-e maddesi gereğince beraatlerine dair istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddi,
2-Sanık ... hakkında TCK’nın 314/2,3713 sayılı Kanunun 3, 5/1, TCK’nın 62, 53/1-2-3, 58/9, 63. maddeleri gereğince mahkumiyetine dair istinaf başvurusunun esastan reddi,
3-Sanık ... hakkında TCK’nın 314/2,3713 sayılı Kanunun 3, 5/1, TCK’nın 62, 53/1-2-3, 58/9, 63. maddeleri gereğince mahkumiyetine dair istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;
Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebebine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Ceza süresi yönünden yasal şartları oluşmadığından; sanık ...
müdafiinin duruşmalı inceleme isteminin CMK'nın 299. maddesi uyarınca REDDİNE,
Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
I-) Sanık ... hakkında Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan kurulan beraat hükmünün ve sanık ... hakkında Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün yapılan temyiz incelemesinde;
1-Sanık ... bakımından:
Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, sanığa yüklenen suç açısından, sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak kesin, somut bir delil elde edilemediği gerekçe gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, sanık hakkında verilen beraat hükmünde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmediğinden CMK’nın 302/1. maddesi gereğince temyiz davasının esastan reddiyle hükmün ONANMASINA,
2-Sanık ... bakımından:
Sanığın terör örgütüne üye olmak suçundan eylemine uyan TCK'nın 314/2, 3713 sayılı Kanunun 5/1 maddesi, TCK’nın 62, 53/1-2-3, 58/9 ve 63. maddeleri gereğince 8 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair ilk derece mahkemesince verilen hükmün, TCK'nın 61. maddesinde sayılan kriterler esas alınmadan, hak ve nesafet kuralları ile orantılılık ilkesine aykırı olarak hapis cezasının alt sınırdan fazla uzaklaşmak suretiyle hüküm kurulması gerekçesiyle hukuka aykırı olduğunu değerlendiren Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesinin, 5271 sayılı CMK'nın 280/1-e maddesi gereğince duruşma açıp sonucuna göre aynı kanun maddesinin 2. fıkrası gereğince ilk derece mahkemesi hükmünü kaldırarak yeniden hüküm kurması gerekirken, kanun maddesine yanlış anlam yüklenerek duruşma açmaksızın evrak üzerinde ilk derece mahkemesince belirlenen netice cezayı 8 yıl 9 aydan, 7 yıl 6 ay hapis cezasına indirilmesi hukuka aykırı ise de anılan uygulamanın sanık lehine olması hususu gözetilerek CMK'nın 290/1. maddesindeki emredici düzenleme kapsamında değerlendirilen iş bu hukuka aykırılık bozma nedeni yapılmamıştır.
Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; sanığın ve sanık müdafiinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler yerinde görülmediğinden CMK’nın 302/1. maddesi gereğince temyiz davasının esastan reddiyle hükmün ONANMASINA,
II-) Sanık ... hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan kurulan beraat hükmünün ve sanık ... hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün yapılan temyiz incelemesinde;
1-Sanık ... bakımından:
Sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün Muş Adliyesi ve Muş E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda görev yapan örgüt mensuplarının üst sorumlusu olduğuna ilişkin, kendisinin aşamalardaki etkin pişmanlık kapsamındaki ifadeleri ve savunmaları ile yine etkin pişmanlıktan yararlanan dosya sanıklarından ...'in anlatımları ve sanığı teşhis ettiği gözetilip; ayrıca, UYAP’ta oluşturulan örgütlü suçlar bilgi bankasında sanık hakkında bilgi yahut beyan bulunup bulunmadığı araştırıldıktan sonra tespit edilen bilgi, belge ve ifade tutanaklarının CMK’nın 217. maddesi uyarınca duruşmada sanık ve müdafiine okunup diyeceklerinin sorulması, yakalandıktan sonra aşamalarda pişmanlığını dile getirip örgütte kaldığı süre ve konumu itibarıyla örgütün yapısı ve faaliyetleri ile ilgili bilgi veren sanık hakkında TCK'nın 221/4-2. maddesinde yazılı etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirildikten sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken yetersiz ve yasal olmayan gerekçe ile yazılı şekilde karar verilmesi,
2-Sanık ... bakımından:
Yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Oluşa ve tüm dosya kapsamına göre sanık hakkında temel ceza tayin edilirken; Anayasanın 138/1. maddesi hükmü, TCK'nın 61. maddesinde düzenlenen cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesine ilişkin ölçütlerle TCK’nın 3/1. maddesinde düzenlenen orantılılık ilkesi çerçevesinde, suçun işleniş biçimi, işlenmesinde kullanılan araçlar, işlendiği zaman ve yer, suç konusunun önem ve değeri, meydana gelen tehlike ile sanığın kasta dayalı kusurunun ağırlığı, güttüğü amaç ve saik de göz önünde bulundurularak; hukuka, vicdana, dosya kapsamına uygun alt sınırdan makul düzeyde uzaklaşarak bir cezaya hükmedilmesi gerekirken teşdidin derecesinde yanılgıya düşülerek fazla ceza tayin edilmesi,
Kanuna aykırı, sanık ... müdafii ile Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, sanık ... hakkında mevcut delil durumu ve tutuklulukta geçirilen süre dikkate alındığında tahliye taleplerinin reddine, 28.02.2019 tarihinde yürürlüğe giren 20.02.2019 tarih ve 7165 sayılı Kanunun 8. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanunun 304. maddesi uyarınca dosyanın Muş 2. Ağır Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin bilgi için Erzurum
Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.09.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.