İNCELENEN KARARIN;
Mahkemesi :Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesi : Denizli 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 19.03.2018 tarih ve 2017/72 - 2018/107 sayılı kararı
Suç : Silahlı terör örgütüne üye olma
Hüküm : 1-Sanıklar ..., . hakkında; TCK'nın 314/2, 3713 sayılı Kanunun 5/1,
TCK'nın 53, 62, 58/9, 63 maddeleri uyarınca
mahkumiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun
esastan reddi,
2-Sanıklar ... ve ... hakkında;
TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanunun 5/1, TCK’nın
221/4-son, 221/5, 62, 53, 58/9 ve 63 maddeleri
uyarınca mahkumiyet kararına ilişkin istinaf
başvurusunun esastan reddi
...
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;
Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyizin sebebine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Bölge Adliye Mahkemesince sanıklar ... ve ... hakkında kesin olarak verilen hükümlere karşı, 24.10.2019 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanunun 29. maddesi ile 5271 sayılı CMK’nın 286. maddesine eklenen üçüncü fıkradaki düzenleme gereğince temyiz yolunun açılması üzerine anılan Kanuna eklenen geçici 5. maddenin 1/f bendinde belirtilen süre içinde talepte bulunulduğu anlaşılmakla;
Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından tüm sanıklar yönünden işin esasına geçildi;
Hükmolunan cezanın süresine göre şartları bulunmadığından sanıklar ..., ..., ... müdafilerinin duruşmalı inceleme isteminin CMK’nın 299. maddesi uyarınca REDDİNE,
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
I-Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... hakkında kurulan hükümlere yönelik temyiz incelemesinde;
Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; sanık müdafileri ile sanıklar ... ve ...’in temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereğince temyiz davasının esastan reddiyle hükümlerin ONANMASINA,
II-Sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ... ve ... hakkında kurulan hükümlere yönelik temyize gelince;
1-Etkin pişmanlıktan faydalanarak aşamalardaki savunmalarında örgütsel faaliyetlerine ve örgüt mesnuplarına yönelik bilgi vererek örgüte yönelik devam eden soruşturma ve kovuşturmalara katkıda bulunduğu kabul edilen sanıklar ... ve ... hakkında TCK’nın 221/4-son maddesi uyarınca azami oranda indirim yapılması gerektiği gözetilmeksizin yazılı şekilde fazla cezaya hükmolunması,
2-Tanık dinleme yetkisi bulunmayan kolluğun tanık sıfatıyla dinlediği şahısların beyanlarının doğrudan hükme esas alınamayacağı gözetilerek, kollukta tanık sıfatıyla sanık ... aleyhinde beyanlarda bulunan tanık ... hakkında soruşturma veya kovuşturma bulunup bulunmadığı araştırılarak varsa aşama beyanları dosyaya getirtilip duruşmada okunup gerekirse hazır edilerek tanık sıfatıyla beyanlarına başvurulduktan sonra bir karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
3-Yargıtay Ceza Genel Kurulu tarafından onanarak kesinleşen Dairemizin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarihli, 2015/3 Esas ve 2017/3 Karar sayılı kararı ile "ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bir suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının her türlü şüpheden uzak kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını gösteren delil olacağı"nın kabul edildiği gözetilerek,
a-Temyiz aşamasında dosyaya geldiği anlaşılan sanık ...’e ait ayrıntılı ByLock tespit ve değerlendirme tutanağı duruşmada CMK'nın 217. maddesi uyarınca sanıklar ve müdafilerine okunup diyecekleri sorulduktan sonra bir karar verilmesi gerektiğinin gözetilmesi lüzumu,
b-ByLock kullanıcısı olduklarını kabul etmeyen sanıkların ByLock uygulamasını kullandıklarının kuşkuya yer vermeyecek şekilde teknik verilerle tespiti halinde delilin sanık ... yönünden atılı suçun vasfının tayini, diğer sanıklar yönünden suçun sübutu açısından belirleyici nitelikte olması karşısında, ilgili birimlerden sanıklar ..., ..., ... ve ...’un ayrıntılı ByLock tespit ve değerlendirme raporlarının bulunup bulunmadığı araştırılarak varsa getirtilerek, duruşmada CMK'nın 217. maddesi uyarınca sanıklar ve müdafilerine okunup diyecekleri sorulduktan sonra bir karar verilmesi; değerlendirme ve tespit tutanaklarının temin edilememesi halinde ise operatör kayıtları ile eşleştirmesi yapılmak üzere ByLock HIS (CGNAT) kayıtları ile IMEI ve baz bilgilerini içeren HTS kayıtlarının Bilgi Teknolojileri İletişim Kurumundan temin edilerek, CGNAT kayıtları ve HTS sonuçları karşılaştırılıp belirtilen hatlar üzerinden ByLock kullanan kişinin sanıklar olup olmadığı doğrultusunda uzman bilirkişiden teknik rapor alınması suretiyle tüm delillerin birlikte değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeksizin eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
4-Temyiz aşamasında dosyaya geldiği anlaşılan, örgütün emniyet mahrem yapılanmasına dair veri inceleme raporları ile başka dosya şüphelisi... isimli şahsın sanık ... hakkındaki, başka dosya şüphelisi ... isimli şahsın sanık ... hakkındaki, başka dosya şüphelisi ... isimli şahsın sanık ... hakkındaki beyanları duruşmada CMK’nın 217. maddesi uyarınca sanıklar ve müdafilerine okunup diyecekleri sorulup, gerek görülmesi halinde tanık sıfatıyla duruşmada beyanları alındıktan sonra sonucuna göre bir karar verilmesi lüzumu,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafileri ile sanıklar ... ve ...’ın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, bu sebeplerden dolayı CMK'nın 302/2. maddesi uyarınca hükümlerin BOZULMASINA, sanık ...’ün üzerine atılı suçun vasıf ve mahiyeti, verilen ceza miktarı, bozma nedenleri ve tutuklulukta geçirdiği süre dikkate alındığında tahliye talebinin reddi ile tutukluluk halinin devamına, 28.02.2019 tarihinde yürürlüğe giren 20.02.2019 tarih ve 7165 sayılı Kanunun 8. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanunun 304. maddesi uyarınca dosyanın Denizli 3. Ağır Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin bilgi için Antalya Adliye Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.10.2021 tarihinde oybirliği ile karar verildi.