İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2018/1828 - 2020/297
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 24. Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2017/218 - 2018/127
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun'un 5/1, TCK’nın 62, 53/1-2-3,
58/9 ve 63. maddeleri uyarınca kurulan mahkumiyet kararına ilişkin
istinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;
Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Sanık müdafinin duruşmalı inceleme talebinin yasal şartları oluşmadığından CMK'nın 299. maddesi gereğince REDDİNE,
Temyiz talebinin reddi nedeni bulunmadığından işin esasına geçildi;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Oluş, iddia, mahkeme kabulü ve tüm dosya kapsamına göre;
1-Yargıtay Ceza Genel Kurulu tarafından onanarak kesinleşen Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesi'nin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı kararında, "ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle; örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde, kişinin örgütle bağlantısını gösteren delil olacağı''nın kabul edildiği dikkate alınarak,
Somut dosyada atılı suçun sübutu açısından belirleyici nitelikte olan; temyiz aşamasında dosyaya gelen detaylı 75458 ID numaralı ByLock tespit ve değerlendirme tutanağının CMK’nın 217. maddesi uyarınca duruşmada sanık ve müdafine okunup diyeceklerinin sorulması, ayrıca söz konusu bylock tespit ve değerlendirme tutanağında kişi listesinde yer alan şahıslar yönünden silahlı terör örgütüne üye olma suçundan herhangi bir soruşturma ya da kovuşturma olup olmadığının belirlenmesi, bu soruşturma ve kovuşturmalar kapsamında sanık ile ilgili olarak ifade yahut beyan bulunup bulunmadığı araştırılarak, var ise bu ifade ve beyanlarının da dosya içerisine getirtilmesi, gerekirse de ifade yahut beyan sahiplerinin duruşmada tanık sıfatı ile dinlenmelerinin sağlanması lüzumu,
2-Talimat mahkemesince ifadeleri alınan tanıklar ..., ... ..., ..., ..., ... ... ve ...'in beyanlarının suçun sübutu açısından belirleyici nitelikte olması ve sanık savunmasının da denetlenmesi gerekliliği karşısında, adı geçen tanıkların duruşmaya getirtilerek, taraflara da soru sorma hakkı tanınmak suretiyle beyanlarının tespit edilmesi; yine hüküm verildikten sonra dosyaya geldiği anlaşılan Elif ... Özdemir'e ait ifade ve fotoğraftan teşhis tutanaklarının sanık ve müdafine duruşmada CMK’nın 217. maddesi uyarınca okunması, adı geçen tanığın da duruşmada tanık sıfatı ile dinlenmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
3-Kabul ve uygulamaya göre ise;
İlk Derece Mahkemesi kararında hükmolunan temel cezada 3713 sayılı Kanun'un 5/1 maddesi gereğince artırım yapılırken “7 yıl 15 ay” yerine “8 yıl 3 ay” hapis cezasına hükmolunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, bu sebepten dolayı hükmün CMK'nın 302/2. maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 28.02.2019 tarihinde yürürlüğe giren 20.02.2019 tarih ve 7165 sayılı Kanun'un 8. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca dosyanın Ankara 24. Ağır Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.