İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ:Eskişehir 4. Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ:Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM:Sanıkların TCK'nın 314/2, 3713 sayılı Kanun'un 5/1, TCK'nın 62, 53/1-2-3, 58/6-7, 63 maddeleri gereğince ayrı ayrı mahkumiyetlerine ilişkin yapılan istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin.
TEMYİZ EDENLER:Sanık ..., ..., sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... müdafileri
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ:Düzeltilerek onama
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;
Temyiz edenlerin sıfatı, başvurularının süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Sanık ..., sanıklar ..., ..., ..., ... müdafiilerinin duruşmalı inceleme talebinin yasal şartları oluşmadığından CMK'nın 299. maddesi gereğince REDDİNE,
Temyiz taleplerinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
I-Sanık ... yönünden yapılan temyiz istemlerinin incelenmesinde;
1- Ayrıntıları ve hukuki mahiyeti Yargıtay Ceza Genel Kurulu tarafından onanarak kesinleşen Yargıtay(kapanan) 16. Ceza Dairesinin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas, 2017/3 Karar sayılı ilamında açıklandığı üzere;
Örgüt üyesi, örgüt amacını benimseyen, örgütün hiyerarşik yapısına dahil olan ve bu suretle verilecek görevleri yerine getirmeye hazır olmak üzere kendi iradesini örgüt iradesine terk eden kişidir. Örgüt üyeliği, örgüte katılmayı, bağlanmayı, örgüte hakim olan hiyerarşik gücün emrine girmeyi ifade etmektedir. Örgüt üyesi örgütle organik bağ kurup faaliyetlerine katılmalıdır. Organik bağ, canlı, geçişken, etkin, faili emir ve talimat almaya açık tutan ve hiyerarşik konumunu tespit eden bağ olup, üyeliğin en önemli unsurudur. Örgüte yardımda veya örgüt adına suç işlemede de, örgüt yöneticileri veya diğer mensuplarının emir ya da talimatları vardır. Ancak örgüt üyeliğini belirlemede ayırt edici fark, örgüt üyesinin örgüt hiyerarşisi dahilinde verilen her türlü emir ve talimatı sorgulamaksızın tamamen teslimiyet duygusuyla yerine getirmeye hazır olması ve öylece ifa etmesidir.
Silahlı örgüte üyelik suçunun oluşabilmesi için örgütle organik bağ kurulması ve kural olarak süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylem ve faaliyetlerin bulunması aranmaktadır. Ancak niteliği, işleniş biçimi, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, örgütün amacı ve menfaatlerine katkısı itibariyle süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk özelliği olmasa da ancak örgüt üyeleri tarafından işlenebilen suçların faillerinin de örgüt üyesi olduğunun kabulü gerekir. Örgüte sadece sempati duymak ya da örgütün amaçlarını, değerlerini, ideolojisini benimsemek, buna ilişkin yayınları okumak, bulundurmak, örgüt liderine saygı duymak gibi eylemler örgüt üyeliği için yeterli değildir (Evik, Cürüm işlemek için örgütlenme, Syf 383 vd.).
Örgüt üyesinin, örgüte bilerek ve isteyerek katılması, katıldığı örgütün niteliğini ve amaçlarını bilmesi, onun bir parçası olmayı istemesi, katılma iradesinin devamlılık arz etmesi gerekir. Örgüte üye olan kimse, bir örgüte girerken örgütün kanunun suç saydığı fiilleri işlemek amacıyla kurulan bir örgüt olduğunu bilerek üye olmak kastı ve iradesiyle hareket etmelidir. Suç işlemek amacıyla kurulmuş örgüte üye olmak suçu için de saikin "suç işlemek amacı" olması aranır (Toroslu özel kısım syf.263-266, Alacakaptan Cürüm İşlemek İçin Örgüt syf. 28, Özgenç Genel Hükümler syf.280).
Silahlı terör örgütü üyesi olmak suçu, temadi eden/kesintisiz suçlardandır. Temadi eden suçlardan olan örgüt üyeliği, hukuki veya fiili kesinti gerçekleşinceye kadar tek suç sayılır. Mütemadi suçlardan olan silahlı terör örgütüne üye olma suçunda, "temadinin yakalanma ile kesileceği, kesintinin meydana geldiği yerin, aynı zamanda suçun işlendiği yer olduğu" genel bir kural olarak kabul edilmiş ise de; bu suç dolayısıyla ilgili fail yakalandıktan sonra, eğer serbest kalmış ise bu durumda da iddianamenin kabulü ile oluşan hukuki kesintinin aranacağı konusunda da herhangi bir şüphe bulunmamaktadır.
Bu açıklamalar ışığında;
a-Sanık hakkında Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından düzenlenen 04.10.2017 tarihli iddianame ile sanığın adına kayıtlı hatta ByLock tespit edilmesi, çocuğunu iltisakı nedeniyle kapatılan okullara göndermesi, örgüt liderinin talimatıyla uyumlu şekilde bankasyadaki hesabında bakiye artışına gitmesi, HTS incelemesine göre tepe yöneticileriyle ve hakkında aynı suçtan işlem yapılanlarla, özellikle üniversite mahrem imamlarıyla yoğun irtibatta bulunması ve ev aramasında ele geçen örgüt kitap ve dergilerinden dolayı silahlı terör örgütüne üye olma suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açıldığı, suç tarihinin ise 14.09.2017 olduğu görülmüştür.
B-Uyap sisteminde yapılan incelemede;
Sanık hakkında Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından düzenlenen 02.08.2018 tarihli iddianame ile sanığın gaybubet evinde yakalanması ve hakkında beyanda bulunan T. E'nin 2012-2014 arası şüpheliyle görüşmeye devam ettiklerini, görüşmelerinin şüphelinin site içerisindeki evinde olduğunu ve örgütsel içerikli CD'ler izlediklerini, şüphelinin kendisini ankesörden arayıp buluşma zamanını söylediğini ve şüpheliye maaşının %5'ini himmet olarak verdiğini beyan etmesinden dolayı silahlı terör örgütüne üye olma suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açıldığı, yapılan yargılama neticesinde Eskişehir 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/198 Esas, 2019/62 Karar sayılı ilamıyla sanığın CMK'nın 223/2-e bendi uyarınca beraatine karar verildiği, dosyanın temyiz aşamasında olduğu,
C-Sanık hakkında Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından düzenlenen 10.02.2023 tarihli iddianame ile hakkında "silahlı terör örgütüne üye olma suçundan tutuklu olan şüphelinin tahliye olduktan sonra hala örgütsel faaliyetlerine devam ettiğine, il dışına çıkarak örgüt üyeleri ile görüşüp onlara para verdiğine" yönelik ihbar yapılması, yapılan teknik ve fiziki takip tutunaklarına göre örgüt iltisakı nedeniyle meslekten ihraç edilen asker, öğretmen ve doktorlarla sık sık görüşmesi, hakkında beyanda bulunan T. E'nin; 2012-2014 arası şüpheliyle görüşmeye devam ettiklerini, görüşmelerinin şüphelinin site içerisindeki evinde olduğunu ve örgütsel içerikli CD'ler izlediklerini, şüphelinin kendisini ankesörden arayıp buluşma zamanını söylediğini ve şüpheliye maaşının %5'ini himmet olarak verdiğini, A.A.Ş'nin askeri okuldan mezun olana kadar şüphelinin kendisiyle ilgilendiğini beyan etmesinden dolayı silahlı terör örgütüne üye olma suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açıldığı, yapılan yargılama neticesinde Eskişehir 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2023/59 Esas, 2023/265 Karar sayılı ilamıyla sanığın 7 yıl 6 ay mahkumiyetine karar verildiği, dosyanın temyiz aşamasında olduğu,
Anlaşılmıştır.
Somut olaylar irdelendiğinde;
Terör örgütüne üye olma suçunun temadi eden suçlardan olduğu, terör örgütü üyeliği suçu bakımından fiili kesintinin yakalamayla gerçekleşeceği hususları da gözetilerek; bu dosyadaki suç tarihinin 14.09.2017 olması, özellikle Eskişehir 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/198 Esas sayılı dosyasında tanık T.E'nin bu dosyadaki suç tarihinden önceki eylemlere ilişkin beyanlarda bulunması, yine Eskişehir 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2023/59 Esas sayılı dosyasında dinlenen A.A.Ş'nin beyanında fiili kesintinin gerçekleştiği bu dosyanın suç tarihinden önce gelişen faaliyetlere ilişkin ifadede bulunması karşısında; öncelikle bu beyanlar dosya arasına alınarak, iş bu dosyada aynı eylem ve faaliyetler nedeniyle mükerrer yargılama yapılıp yapılmadığı da hiçbir duraksamaya yer bırakmayacak biçimde saptandıktan sonra, sanığın eylemlerinde hukuki ve fiili kesinti oluşup oluşmadığı da değerlendirilerek, dosyalarının gerekirse birleştirilerek sanık hakkındaki tüm delillerin birlikte değerlendirilmesi, sonrasında hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken yetersiz belgelere dayanarak eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi,
II- Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ... (Kocakaya), ... haklarında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde;
a-ByLock kullanıcısı olduğunu kabul etmeyen sanıkların, ByLock uygulamasını kullandıklarının kuşkuya yer vermeyecek şekilde teknik verilerle tespiti halinde, ByLock kullanıcısı olduklarına dair delilin atılı suçun sübutu açısından belirleyici nitelikte olması karşısında; ilgili birimlerden ayrıntılı ByLock tespit ve değerlendirme raporlarının yeniden istenmesi yine UYAP veri havuzundan araştırma yapılıp sanıklar hakkında başkaca bir itirafçı beyanı olup olmadığının araştırılması, saptanması halinde ifadelerinin dosya içerisine getirtilmesi,
b-Dosyaya istinaf ve temyiz aşamasında geldiği anlaşılan; sanık ... Delmeç (Kocakaya) ile ilgili beyanlar içeren D.E ve M.D ifadeleri ile 1208844 ID'li ByLock tespit ve değerlendirme tutanağının, sanık ... hakkında beyanlar içeren S.G ifadesinin ve 495421 ID'li ByLock tespit ve değerlendirme tutanağının, sanık ... hakkında beyanlar içeren A.Y ve CD içerisindeki beyanların CMK'nın 217. maddesi gereğince duruşmada sanıklar ve müdafiilerine okunarak diyeceklerinin sorulmasından ve ilgili şahısların tanık olarak dinlenmelerinden sonra hüküm kurulması gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
c-Gerek savcılık aşamasında gerekse mahkeme aşamasında verdiği savunmada etkin pişmanlıktan faydalanmak istediğini beyan eden sanık ...; yeniden çağrılarak etkin pişmanlık kurumunun mahiyet ve şartları da usulüne uygun olarak hatırlatılmak suretiyle yeniden ayrıntılı savunmasının alınması sonrasında hakkında 5237 sayılı TCK'nın 221. maddesinin 4. fıkrasının 2. cümlesinde yazılı etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması gerekirken eksik araştırma ile etkin pişmanlık hususu da tartışmasız bırakılarak yetersiz gerekçeyle hüküm kurulması,
III- Sanık ... yönünden yapılan temyiz istemlerinin incelenmesinde;
Sair temyiz istemlerinin reddine ancak;
Anayasanın 138 inci maddesi birinci fıkrasının hükmü, 5237 sayılı Kanun’un 61 inci maddesinde düzenlenen cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesine ilişkin ölçütlerle 3 üncü maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen orantılılık ilkesi çerçevesinde, suçun işleniş biçimi, işlenmesinde kullanılan araçlar, işlendiği zaman ve yer, konusunun önem ve değeri, meydana getirdiği zarar ve tehlikenin ağırlığı ile sanığın kasta dayalı kusurunun ağırlığı, güttüğü amaç ve saik de göz önünde bulundurularak işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde hakkaniyete uygun bir cezaya hükmedilmesi gerekirken temel cezanın tayininde yanılgıya düşülmek suretiyle fazla ceza tayin edilmesi,
Kanuna aykırı, sanık ..., ..., sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... müdafiilerilerinin temyiz istemleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu sebepten dolayı 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 28.02.2019 tarihinde yürürlüğe giren 20.02.2019 tarih ve 7165 sayılı Kanun'un 8. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca dosyanın Eskişehir 4. Ağır Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin bilgi için Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.