MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2020/949 E., 2021/496 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 35. Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2018/68 E., 2020/206 K.
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : 5237 sayılı TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 3 ve 5/1, 5237 sayılı TCK’nın 62, 53/1-2-3, 58/9, 63 maddeleri uyarınca ilk derece mahkemesince verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;
Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler, tanık beyanı ve gerekçe içeriğine göre,
1-Terör örgütüne üye olma suçunun temadi eden suçlardan olduğu gözetildiğinde yapılan UYAP sorgulamasında; sanık hakkında Ankara 14. Ağır Ceza Mahkemesinin 2025/245 esasına kayden silahlı terör örgütüne üye olma suçundan hakkında derdest dava dosyası bulunduğu görülmekle; sanığa atılı eylem ve faaliyetler belirlendikten ve iş bu dosyada aynı eylem ve faaliyetler nedeniyle mükerrer yargılama yapılıp yapılmadığı hiçbir duraksamaya yer bırakmayacak biçimde saptandıktan sonra, sanığın eylemlerinde hukuki ve fiili kesinti oluşup oluşmadığı da değerlendirilerek, dosyalarının birleştirilerek sanık hakkındaki tüm delillerin birlikte değerlendirilmesi sonrasında sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini lüzumu,
2-Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarihli ve 2017/16-956 esas, 2017/970 sayılı kararı ile onanarak kesinleşen Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarihli ve 2015/3 esas, 2017/3 sayılı kararı ile Anayasa Mahkemesinin ... başvurusuna ilişkin 04.06.2020 tarihli ve 2018/15231 başvuru numaralı kararında belirtildiği üzere; ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle, örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını ortaya koyan bir delil olacağında şüphe bulunmamakla birlikte, savunmasında ByLock kullanıcısı olmadığını bildiren sanığın, örgütsel konumunun ve örgütsel faaliyetlerinin tespiti bakımından; ilgili birimlerden ByLock tespitine ilişkin belgeler ve ayrıntılı ByLock tespit ve değerlendirme raporu ile ByLock programına bağlanılırken kullanıldığı kabul edilen GSM hattına ait HTS kayıtlarının, ByLock programının ilk kullanım tarihinden itibaren ilgili kurumdan getirtilerek, savunma ve beyanların denetlenmesi bakımından, ByLock tespit ve değerlendirme tutanağında ekleyen, eklenen ve irtibatlı bulunduğu kişilerden açık kimlik bilgilerine ulaşılanların bu dönemde kullanımlarında bulunan GSM numaraları üzerinden sanık ile HTS irtibatlarının bulunup bulunmadığının belirlenebilmesi amacıyla uzman bilirkişiye inceleme yaptırılarak rapor alınması, ByLock tespit ve değerlendirme tutanağında ekleyen, eklenen ve irtibatlı bulunduğu kişiler olarak gözüken şahıslar hakkında örgüt üyeliği sebebiyle ceza soruşturması yürütülüp yürütülmediğinin araştırılması, yürütülen bir ceza soruşturması mevcut ise bu kişilerin aşamalardaki ifade örnekleri getirtilerek incelenmesi ve ekli kişilerin mahkeme huzurunda, bunun mümkün olmaması halinde ise, 5271 sayılı CMK’nın 180/1-2-5 maddesi gereğince SEGBİS kullanılmak ya da anılan Kanun'un 181/1 maddesinde öngörülen usule riayet edilmek suretiyle istinabe yoluyla tanık olarak ifadelerine başvurulması lüzumu,
3-Temyiz kanun yolunda dosyaya UYAP üzerinden gönderilen Konya Cumhuriyet Başsavcılığı 2021/11893 soruşturma sayılı dosya ekinde sanık hakkında beyanların bulunduğunu bildirir CD/DVD içerisindeki sanıkla ilgili kısmın çıkartılarak 5271 sayılı Kanun'un 217 nci maddesi uyarınca sanık ve müdafiine okunup diyecekleri sorulması ve varsa sanık hakkında beyanda bulunanların ifadelerinin onaylı örneklerinin dosya arasına getirtilerek doğrudan aleni duruşmada sanık ve müdafinin huzurunda veya 5271 sayılı Kanun'un 180 inci maddesinin birinci, ikinci ve beşinci maddeleri gereğince SEGBİS kullanılmak ya da anılan Kanun'un 181 inci maddesinin birinci fıkrasında öngörülen usule riayet edilmek suretiyle dinlenilmelerinin sağlanması, sanık ve müdafiine soru sorma hakkı tanınması ve soruşturma aşamasındaki beyanları ile çelişki olması halinde çelişkinin giderilmesi lüzumu,
4-UYAP veri havuzundan araştırma yapılarak sanık hakkında başkaca herhangi bir tanık veya etkin pişmanlık beyanı olup olmadığının saptanması, bulunması halinde bilgi ve belgelerin onaylı örneklerinin dosya içerisine getirtilmesi, gerekmesi halinde ilgili şahısların tanık olarak dinlenmelerinin sağlanması; tüm bu delillerin 5271 sayılı Kanun'un 217 inci maddesi uyarınca duruşmada sanık ve müdafiine okunup diyecekleri sorulduktan sonra sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
5-Kabul ve uygulamaya göre;
İlk derece mahkemesinde görülen 30.04.2020 tarihinde resen açılan duruşmada Covid-19 sebebiyle duruşmanın ileri tarihe ertelenmesine ve duruşma gün ve saatinin taraflara tebliğ edilmesine karar verildiği, yeni duruşma gün ve saatinin sanık müdafiine tebliğ edildiğine dair tebliğ mazbatasının dosya ve UYAP kayıtlarında görülemediğinin anlaşılması karşısında; 5271 sayılı CMK'nin 150/3. maddesinin açık hükmü karşısında sanığın müdafii ile temsil edilmesi zorunluluğu bulunduğundan, karar duruşmasında sanık müdafiinin yokluğunda karar verilmesi suretiyle CMK’nin 188/1. maddesine muhalefet edilerek sanığın savunma hakkının kısıtlanması,
Kanuna aykırı olup, sanık müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebeplerden dolayı hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca İstanbul 35. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.