MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2020/392 E., 2021/443 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 9. Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2019/33 E., 2019/483 K.
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : 5237 sayılı TCK'nın madde 314/2, 3713 sayılı TMK'nın madde 5/1, TCK'nın madde 62, 53, 58/9, 63. uyarınca mahkûmiyet hükmüne yönelik istinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;
Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1- Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarih ve 2017/16-956 esas, 2017/970 sayılı kararıyla onanarak kesinleşen Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih ve 2015/3 esas, 2017/3 sayılı kararıyla Anayasa Mahkemesinin ... başvurusuna ilişkin 04.06.2020 tarih ve 2018/15231 başvuru numaralı kararında belirtildiği üzere; ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle, örgüt talimatyla bu ağa dâhil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti hâlinde kişinin örgütle bağlantısını ortaya koyan bir delil olacağında şüphe bulunmamakla birlikte, aşamalarda ByLock kullandığını inkâr eden sanığın örgütsel konumunun ve örgütsel faaliyetlerinin tespiti bakımından ByLock tespit ve değerlendirme tutanaklarında ekleyen, eklenen ve irtibatlı bulunduğu kişiler olarak gözüken şahıslar hakkında soruşturma yahut kovuşturma bulunup bulunmadığı araştırılarak, varsa sanık ile ilgili aşama beyanlarının dosyaya getirtilmesi lüzumu;
2- Hükme esas alınan, suçun sübutu ve cezanın kişiselleştirilmesi bakımından belirleyici delil olan ve talimat ile dinlenen tanıkların; doğrudan aleni duruşmada, sanık ve müdafiinin huzurunda veya 5271 sayılı CMK'nın madde 180/1-2-5 gereğince SEGBİS kullanılmak ya dam. 181/1'de öngörülen usule riayet edilmek suretiyle istinabe yoluyla dinlenip, AİHS madde 6/3-d ve Anayasa madde 36. ile teminat altına alınan “iddia/kamu tanıklarını sorguya çekmek veya çektirmek” hakkı tanınması gerektiği gözetilmeden; tanıkların dinlenilmesi için belirlenen günün sanık ve müdafiine bildirilmeden, sanık ve müdafiinin tanıkları sorgulama haklarının engellenerek, talimat mahkemesinde alınan beyanların okunması suretiyle CMK'nın madde 180/1 ve 181/1'deki emredici hükümlere riayet edilmeyerek savunma hakkının kısıtlanmasına yol açacak şekilde CMK’nın 181/1 ve 210. maddelerine muhalefet edilmesi;
3- Kabul ve uygulamaya göre ise, müsnet suç temadi eden suçlardan olmakla, yakalamayla temadinin kesildiği 26.10.2018 tarihinin suç tarihi olacağı gözetilmeksizin, ilk derece mahkemesi ve bölge adliye mahkemesi gerekçeli karar başlıklarında suç tarihinin "15.07.2016" şeklinde gösterilmesi suretiyle 5271 sayılı CMK'nın madde 232/2-(c)'ye aykırı davranılması;
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebepten dolayı hükmün 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca Antalya 9. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.