MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2019/1774 E., 2021/474 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 20. Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2018/183 E., 2019/396 K.
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5, TCK’nın 62, 53, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca ilk derece mahkemesince verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;
Temyiz edenilerin sıfatı, başvuruların süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Temyiz taleplerinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1. Silahlı terör örgütü üyeliği suçundan yargılaması yapılan sanığın müdafisinin; iddia makamı tarafından esas hakkında mütalaanın sunulup mahkumiyet hükmünün kurulduğu 28.10.2019 tarihli oturumda “mesleki mazeret” nedeniyle mazeret dilekçesi vermiş olması karşısında, 5271 sayılı CMK’nın 197. maddesi, delillere erişme ve savunma hazırlama imkanları itibariyle çelişmeli yargılamanın gereği olan “silahların eşitliği” ilkesi ve Anayasa'nın 36. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6. maddeleri ile teminat altına alınan adil yargılanma ilkesi dikkate alınarak; adaletin selameti açısından sanık müdafiinin mazeretinin kabulü ile sözlü savunma yapma imkanı tanındıktan veya sanık müdafiinin mazereti reddedildikten sonra CMK'nın 151/1. maddesi gereği ilgili barodan derhal başka bir müdafii görevlendirilmesi gerekirken duruşmaya devam edilmek suretiyle sonra sanığın hukuki durumunun tayini gerekirken, sanığın esasa ilişkin son savunmasını yaparken müdafii bulundurulmaksızın yargılamasının yapılıp hakkında mahkumiyet hükmü kurulmak suretiyle savunma hakkının kısıtlanmasını doğuracak biçimde CMK 101/3, 150/3, 188/1, 197/1 ve 289/1-a-e maddelerine muhalefet edilmesi,
2. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarihli ve 2017/16-956 esas, 2017/970 sayılı kararı ile onanarak kesinleşen Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarihli ve 2015/3 esas, 2017/3 sayılı kararı ile Anayasa Mahkemesinin ... başvurusuna ilişkin 04.06.2020 tarihli ve 2018/15231 başvuru numaralı kararında belirtildiği üzere; ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle, örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını ortaya koyan bir delil olacağında şüphe bulunmamakla birlikte, savunmasında ByLock kullanıcısı olmadığını bildiren sanığın, örgütsel konumunun ve örgütsel faaliyetlerinin tespiti bakımından; ilgili birimlerden güncel ByLock tespitine ilişkin belgeler ve ayrıntılı güncel ByLock tespit ve değerlendirme raporu ile ByLock programına bağlanılırken kullanıldığı kabul edilen GSM hattına ait HTS kayıtlarının, ByLock programının ilk kullanım tarihinden itibaren ilgili kurumdan getirtilerek, savunma ve beyanların denetlenmesi bakımından, ByLock tespit ve değerlendirme tutanağında ekleyen, eklenen ve irtibatlı bulunduğu kişilerden açık kimlik bilgilerine ulaşılanların bu dönemde kullanımlarında bulunan GSM numaraları üzerinden sanık ile HTS irtibatlarının bulunup bulunmadığının belirlenebilmesi amacıyla uzman bilirkişiye inceleme yaptırılarak rapor alınması, ByLock tespit ve değerlendirme tutanağında ekleyen, eklenen ve irtibatlı bulunduğu kişiler olarak gözüken şahıslar hakkında örgüt üyeliği sebebiyle ceza soruşturması yürütülüp yürütülmediğinin araştırılması, yürütülen bir ceza soruşturması mevcut ise bu kişilerin aşamalardaki ifade örnekleri getirtilerek incelenmesi ve ekli kişilerin mahkeme huzurunda, bunun mümkün olmaması halinde ise, 5271 sayılı CMK’nın 180/1-2-5. maddesi gereğince SEGBİS kullanılmak ya da anılan Kanun'un 181/1. maddesinde öngörülen usule riayet edilmek suretiyle istinabe yoluyla tanık olarak ifadelerine başvurulmasından sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
3. İstinaf aşamasında dosyaya geldiği anlaşılan sanık hakkında beyanda bulunan Yahya M'nin ifade ve teşhis tutanaklarının CMK’nın 217. maddesi uyarınca duruşmada okunup tartışılması, bu kişinin usulüne uygun olarak tanık sıfatıyla dinlenilmesinden sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve taktiri lüzumu,
4. Temyiz aşamasında dosya içerisine gelen .... İl Emniyet Müdürlüğü'nün 14.03.2023 tarihli yazısı ve eklerinde sanık hakkında "... adına kayıtlı GSM hatlarını .... isimli şahsın kullandığı...","....... tarafından kullanıldığı tespit edilen GSM hattının büfe/ankesörlü telefonlardan arandığı..." şeklinde belirtildiğinin anlaşılması karşısında, anılan evrakların CMK’nın 217. maddesi uyarınca duruşmada okunup tartışılması, bu kişiler hakkında yürütülen ceza soruşturması/kovuşturması dosyalarının aslı veya Yargıtay denetimine olanak verecek şekilde onaylı örneklerinin dosya içerisine getirtilip incelenmesi ile usulüne uygun olarak tanık sıfatıyla dinlenilmelerinden sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve taktiri lüzumu,
5. UYAP’ta oluşturulan örgütlü suçlar bilgi bankasında sanık hakkında herhangi bir beyan yahut bilgi olup olmadığının araştırılması, tespit edilmesi halinde bu şahısların usulüne uygun olarak tanık sıfatıyla dinlenmeleri sağlanarak 5271 sayılı Kanun’un 217. maddesi uyarınca sanık ve müdafiine diyeceklerinin sorulduktan sonra sonucuna göre bir karar verilmesi lüzumu,
6. Kabul ve uygulamaya göre de;
Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen cezanın 3713 sayılı Kanun’un 5. maddesi ile artırılması sırasında uygulanan kanun maddesinin aynı Kanun’un 5. maddesinin birinci fıkrası olarak gösterilmemesi,
Kanuna aykırı, sanık ve müdafii ile bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebeplerden dolayı hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca Ankara 20. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.