Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 21.04.2021 tarihli ve 2019/11083 Esas, 2021/2843 Karar sayılı bozma kararı üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Duruşmalı inceleme taleplerinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği ceza süresi yönünden yasal şartları oluşmadığından reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I) Sanıklar ... ve ... müdafilerinin temyiz talepleri yönünden yapılan incelemede;
Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin 13.04.2022 tarihli ve 2021/615 Esas - 2022/1342 sayılı Kararına yasal süresi içerisinde temyiz başvurusunda bulundukları ancak sanık ... müdafiinin 22.04.2022 tarihli, sanık ... müdafiinin ise 10.05.2022 tarihli dilekçeleri ile temyiz talebinden feragat ettiklerini bildirdikleri anlaşılmakla; sanıklar müdafiilerince sunulan dilekçelerin temyizden vazgeçme iradesini taşıdığı kabul edildiğinden, 5271 sayılı CMK’nın 266/1 inci maddesi uyarınca vazgeçme nedeniyle dosyanın inceleme yapılmaksızın mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE,
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
II) Sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, sanık ... hakkında ise silahlı terör örgütüne yardım etme suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik yapılan temyiz başvurularının incelenmesinde;
Temyiz aşamasında dosyaya sanık ... hakkında Samsun İl Emniyet Müdürlüğünün 18.08.2022 tarihli yazısı ekinde bulunan FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün organize ettiği protesto eylemlerine katıldığına ilişkin kamera çözümleme tutanağı gönderilmiş ise de dosyadaki diğer deliller nazara alındığında sonuca etkili görülmemiştir.
Bozmaya uyularak yapılan yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; Sanık ... ve müdafii ile sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... müdafilerinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler yerinde görülmediğinden CMK'nın 302/1 inci maddesi gereğince temyiz davasının esastan reddiyle hükümlerin ONANMASINA,
III) Sanıklar ... ve ... hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan kurulan mahkumiyet hükümleri yönünden sanıklar müdafilerinin, sanıklar ... ve ... hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan kurulan beraat hükümleri ile sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında silahlı terör örgütüne yardım etme suçundan kurulan beraat hükümleri yönünden Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz başvurularının incelenmesinde;
A) Sanıklar ... ve ... yönünden yapılan incelemede;
Bozmaya uyularak yapılan yapılan yargılama sonucunda sanık savunmaları ve tüm dosya kapsamına göre; sanıkların silahlı terör örgütüne üye olma suçunun sübutu kabul, olay niteliğine ve kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin edilmiş, incelenen dosyaya göre üyelik suçundan verilen hükümde bir isabetsizlik yok ise de; sanıkların temyiz aşamasında gönderdikleri dilekçelerinde etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmak istediklerini belirtmeleri ve dilekçelerin içerikleri nazara alındığında, sanıkların duruşmada hazır edilerek etraflıca beyanlarının alınıp verdikleri bilgilerin örgütte kaldığı süre, örgütsel konum ve faaliyetlerine uygun olup olmadığı eldeki bilgilerle örtüşüp örtüşmediği değerlendirilerek sonucuna göre haklarında 5237 sayılı TCK'nın 221/4-2 nci cümlesinde yazılı etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmasında zorunluluk bulunması,
B) Sanıklar ... ve ... yönünden yapılan incelemede;
Dinlenen tanık beyanlarıyla örgütün görünen yüzü ortaya çıktıktan sonra bile halen örgütsel irtibatlarını devam ettiren sanıkların sohbet adı altında örgütsel toplantılara katılmaları, örgüte müzahir BASİAD isimli dernekte sanık ...'ın kurucu üye, sanık ...'ün ise denetleme kurulu yedek üyesi olması, örgütün Bafra yapılanmasında mütevelli konumunda bulunmaları, 2014 yılı Şubat ve Mart aylarında örgüt tarafından düzenlenen ABD gezisine katılarak örgüt lideri ...'i ziyaret etmeleri, sanık ...'ın örgütle iltisaklı şirketlerde ortaklığının bulunması şeklindeki dosyaya yansıyan eylemlerinin örgüte üye olma suçunu oluşturacağı gözetilmeden ayrıca Bölge Adliye Mahkemesi hükmünden önce dosyaya gönderilen sanık ... hakkında Ali İnan beyanı ile sanık ... hakkında Metin Çay ihbar evrakının CMK'nın 217 nci maddesi uyarınca duruşmada sanıklar ve müdafiilerine okunup değerlendirildikten, gerektiğinde tanık olarak dinlenmelerinden sonra hukuki durumlarının takdir ve tayini gerekirken eksik araştırma ve delillerin takdirinde hataya düşülerek yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde karar verilmesi,
C) Sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ve ... yönünden yapılan incelemede;
BDDK'nın 29.05.2015 tarihli kararı ile temüttü hariç ortaklık hakları ile yönetim ve denetimi Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna devredilen ve 22 Temmuz 2016 tarihli kararı ile de 5411 sayılı Bankacılık Kanununun 107 nci maddesinin son fıkrası gereğince faaliyet izni kaldırılıncaya kadar yasal bankacılık faaliyetlerine devam eden, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisaklı ... Katılım Bankası A.Ş.'de gerçekleştirilen rutin hesap hareketlerinin örgütsel faaliyet ya da örgüte yardım etmek kapsamında değerlendirilemeyeceği gözetilerek, örgüt liderinin talimatı üzerine örgütün amacına hizmet eden ve bankanın yararına yapılan ödeme ve sair işlemlerin, örgüte üye olmak suçu bakımından örgütsel faaliyet, tek başına ise örgüte yardım etmek olarak kabul edilebileceği nazara alındığında;
Örgütle iltisaklı BASİAD isimli dernek üyesi olan ve 2014 yılı öncesinde sohbetlere katıldığı belirlenen sanık ...'nın Bank Asyada daha önce hesabı yok iken 31.01.2014 tarihinde hesap açtırarak 5.000 TL miktarlı katılım hesabı açtığı; 2014 yılı öncesinde sohbetlere katıldığı ve örgütle iltisaklı şirketlerde ortaklığı bulunduğu belirlenen sanık ...'ın talimat öncesi dönemde hesap hareketliliği yok iken 15.08.2014 tarihinde 50.000 TL, 25.02.2015 tarihinde 20.000 TL miktarlı katılım hesapları açtığı; örgütle iltisaklı BASİAD isimli dernek üyesi olan ve 2014 yılı öncesinde sohbetlere katıldığı belirlenen sanık ...'nun Bank Asyada bulunan hesabına 31.01.2014 tarihinde Akbank hesabından 35.000 TL EFT yaptığı, aynı tarihte 34.999,68 TL döviz satışı yaptığı ve katılım hesabı açtığı, 09.09.2014 tarihinde 33.948,53 TL döviz alışı yaptığı, 31.01.2014 tarihinde açılan ek hesabında da aynı ... 387,98 gram altın miktarlı katılım hesabı açtığı; örgütle iltisaklı BASİAD isimli dernek üyesi olan, örgütün yurt dışı gezilerine katılan ve 2014 yılı öncesinde sohbetlere katıldığı belirlenen sanık ...'nun Bank Asyada bulunan hesabına 14.01.2014 tarihinde 34.000 TL, 28.02.2014 tarihinde 11.000 TL miktarlı katılım hesapları açtığı ayrıca örgüte müzahir Bafra Sakarya Özel Eğitim Basın Yayın Dağıtım Pazarlama Hizmetleri Tic. ve San. A.Ş.'ye ait 1783 ada, 38 parselde bulunan 4 nolu bağımsız bölümün yarı hissesini tapuda bedelini düşük göstermek suretiyle satın alarak şirket yararına tasarrufta bulunduğu; örgütle iltisaklı BASİAD isimli dernek üyesi olan ve 2014 yılı öncesinde sohbetlere katıldığı belirlenen sanık ...'nın 2015 yılı Aralık ayında örgüte müzahir Bafra Sakarya Özel Eğitim Basın Yayın Dağıtım Pazarlama Hizmetleri Tic. ve San. A.Ş.'ye ait 1783 ada, 38 parselde bulunan 4 nolu bağımsız bölümü 100.000 TL'ye satın alıp, tapuda 50.000 TL'ye satım bedeli göstermek suretiyle muvazaalı işlem yapıp örgüte müzahir şirket yararına tasarrufta bulunduğu, ayrıca bu yeri örgütle iltisaklı üyesi olduğu BASİAD derneğine kiraladığı; 2014 yılı öncesinde sohbetlere katıldığı belirlenen sanık ...'ün Bank Asyada bulunan hesabınada 184 gram hurda altın alımı, 07.03.2014 tarihinde 7.57 gram, 31.10.2014 tarihinde 50 gram, 13.11.2014 tarihinde 30 gram altın alım işlemleri gerçekleştirdiği anlaşılmakla; sanıkların dosya kapsamına yansıyan eylemlerinin bu haliyle örgüte yardım suçunu oluşturacağı gözetilmeden, delillerin taktirinde hataya düşülerek ve yetersiz gerekçe ile mahkumiyetleri yerine yazılı şekilde beraatlerine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ... müdafileri ile Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, bu sebeplerden dolayı hükümlerin CMK'nın 302/2. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 28.02.2019 tarihinde yürürlüğe giren 20.02.2019 tarih ve 7165 sayılı Kanunun 8 inci maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanunun 304 üncü maddesi uyarınca bozma kararının içeriği gözetilerek dosyanın gereği için Samsun Bölge Adliye
Mahkemesi 8.Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
07.06.2023 tarihinde karar verildi.
... ... ... ... ...