İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SAYISI: 2021/559 E., 2021/2004 K.
SUÇLAR: Silahlı terör örgütüne üye olmak
SUÇ TARİHLERİ: 14.10.2016 (Fatih), 21.12.2016 (Gülsüm)
HÜKÜM: İstinaf başvurularının esastan reddi
TEMYİZ EDENLER: Sanıklar müdafiileri
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
İlk Derece Mahkemesince sanıklar hakkında verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İzmir 14. Ağır Ceza Mahkemesinin 09.12.2020 tarihli ve 2017/177 Esas, 2020/311 sayılı Kararı ile sanıklar hakkında silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun (3713 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası, 63 üncü maddesi uyarınca 6 yıl 10 ay 15 ... (...), 7 yıl 8 ay 15 ... (...) hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 16.12.2021 tarihli ve 2021/559 Esas, 2021/2004 sayılı Kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanıklar ve müdafiilerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık ... ve Müdafinin Temyiz İstemi
Özetle;
1.Sanığın ByLock kullanmadığına ve ByLock kullanımına ilişkin delillerin hukuka uygun olmadığına, içerik tespiti yapılamadığına,
2.Sanığa isnat edilen suçun hukuki, maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına ve sair sebeplere ilişkindir.
B. Sanık ... ve Müdafinin Temyiz İstemi
Özetle;
1.Sanığa isnat edilen suçun hukuki, maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına,
2.Müvekkil hakkında 5237 sayılı Kanun'un 30. maddesinde düzenlenen hata hükümlerinin uygulanmasının tartışılmadığına,
3.Tanık beyanlarının usulüne uygun alınmadığına, tanıkların itirafçı konumunda olup beyanlarına itibar edilmemesi gerektiğine,
4.Sanığın lehine olan delillerin dikkate alınmamasına ve sair sebeplere ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Sanık ... Yönünden
Sanık ...'ın FETÖ/PDY silahlı terör örgütü yapılanması içerisinde örgüt üyesi olarak yer aldığı, FETÖ/PDY terör örgütünün haberleşmede kullandığı ByLock programını yoğun olarak kullanmış olması ve ByLock çözümleri, bylock uygulamasının hizmet sunduğu IP adresleri ile kullandığı cep telefonu ile birçok bağlantı kurulmuş olması, sanık ile aynı düzeyde bulunabilecek bir vatandaştan iletişim için doğrudan telefon hattını ya da yaygın olan diğer mobil uygulamaları kullanması beklenirken, sanığın "ByLock" isimli uygulamayı kullanmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu ve örgüt üyeliği için somut birer delil olması ve tanık H. I.'nın aşamalarda alınan istikrarlı beyanları ile sanık ...'in örgütün gizli sohbet toplantılarına düzenli olarak katılmış olması, bu toplantılarda örgüt elebaşının kitaplarını okuyup, vaaz videolarını izlemiş olmaları birlikte değerlendirildiğinde sanık ...'ın FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün hiyerarşik yapısına dahil olup örgütle organik bağ kurduğu, sanığın süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylem ve faaliyetlerde bulunduğu, sanık ...'ın üzerine atılı silahlı terör örgütüne üye olmak suçunun sübuta erdiği kanaatine varılarak cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2. Sanık ... Yönünden
Sanık ...'ın FETÖ/PDY silahlı terör örgütü yapılanması içerisinde örgüt üyesi olarak yer aldığı, üniversite öğrencisi iken FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün evlerinde kalmış olması, okul bittikten sonra yine örgütün çalışma evlerinde hakimlik savcılık sınavlarına hazırlanmış olması, sınavı kazandıktan sonra staj döneminde yine örgüte ait staj evlerinde kalmış olması, üniversite öğrencisi iken bir dönem örgütün evlerinde ev ablalığı görevini, bir dönem de 4-5 staj evinden sorumlu sermurakıp görevini üstlenmiş ve bu evlerde kalan örgüt üyelerini sınavlara hazırlamış olması, örgütün Fetullah Gülen'in kitaplarının okunduğu ve vaaz videolarının izletildiği gizli sohbet toplantılarına katılmış olması ve örgüt içerisinde Gizem kod adını kullanmış olması birlikte değerlendirildiğinde sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün hiyerarşik yapısına dahil olup örgütle organik bağ kurduğu, sanığın süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylem ve faaliyetlerde bulunduğu, sanığın üzerine atılı silahlı terör örgütüne üye olmak suçunun sübuta erdiği kanaatine varılarak cezalandırılmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Bölge Adliye Mahkemesince özetle, sanık ...'ın ByLock tesbit ve değerlendirme tutanağı beklenmeden silahlı terör örgütüne üye olma suçundan hüküm kurulduğu görülmüş ise de, toplanan delillerin suçun sübuta erdiği hususunda vicdani kanaatin oluşması için yeterli olup, şüpheye yer bırakmamış olması karşısında; diğer delillerin suçun sübutu için yeterli olması nedeniyle sonuca etkili görülmediğinden eleştiri konusu yapılması ile yetinilmiştir.
Belirtilen husus dışında mahkemenin kararında usule veya esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde veya işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği anlaşıldığından, istinaf başvurusunda bulunan sanıklar ve sanıklar müdafiilerinin ileri sürdükleri nedenler yerinde görülmemiş olmakla istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan inceleme sonunda;
1. Amacı, yapılanması ve faaliyet yöntemlerine ilişkin ayrıntıları, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarih, 2017/16-956 Esas ve 2017/370 sayılı Kararı ile onanarak kesinleşen, Yargıtay (Kapatılan)16. Ceza Dairesinin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı Kararında ve Dairemizin müstakar kararlarında açıklandığı üzere, FETÖ/PDY, cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının öngördüğü düzeni ortadan kaldırmayı ve yerine başka bir düzen getirmeyi amaçlayan bir terör örgütüdür.
2. Yargıtay Ceza Genel Kurulu tarafından onanarak kesinleşen Yargıtay (Kapatılan)16. Ceza Dairesinin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı Kararında ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespit edilmesi halinde sanığın örgütle bağlantısını gösteren bir delil olarak kabul edilmesi mümkündür.
3. Belirleyici delil niteliğindeki tanıkların sanıkların da hazır bulunduğu celselerde dinlenilmiş olmaları karşısında sanık müdafiilerinin, diğer bir kısım tanıkları sorgulama hakkı tanınmadığı ve sanık ... hakkındaki ByLock tespit ve değerlendirme tutanağı getirtilmeden karar verildiği yönündeki iddiaları sonuca etkili görülmemiştir.
4. Mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere ve dosya kapsamına göre,
Örgüt yapılanmasında Tire Cumhuriyet savcısı iken mahrem imama tabi olarak örgütsel toplantılara katılan, evinde de anılan toplantılar yapılan sanık ...'ın,
Üniversite öğrencisi iken örgüt evlerinde kalarak ev ablalığı yapan, okul bittikten sonra da örgütün çalışma evlerinde hakimlik savcılık sınavlarına hazırlanan, sınavı kazandıktan sonra staj döneminde örgüte ait staj evlerinde kalarak hakim savcı adaylarının takibini yapan, bir dönem de 4-5 hakim-savcı çalışma evinden sorumlu sermurakıp görevini üstlenen, örgüt içerisinde Gizem kod adını kullanan sanık ...'ın, anılan örgütün hiyerarşik yapısına organik bağla katılıp süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluluk arz eden faaliyetlerde bulunmak suretiyle üyesi olduklarına dair kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
5.Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, temyiz dilekçesinde ileri sürülen esasa müessir savunmaların özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla, incelenen hükümde hukuka aykırılık saptanmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 16.12.2021 tarihli ve 2021/559 Esas, 2021/2004 sayılı Kararında sanıklar ve müdafiileri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İzmir 14. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
22.03.2023 tarihinde karar verildi.