MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SAYISI: 2020/944 E., 2021/62 K.
SUÇ: Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM: İlk derece mahkemesince sanıklar hakkında verilen kararın kaldırılarak TCK'nın 314/2, TMK 5/1,53/1,2,3,58/9,62,63 maddeleri uyarınca verilen mahkumiyet kararları
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ:Temyiz istemlerinin esastan reddi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Hükmolunan cezanın süresine göre şartları bulunmadığından, sanık ... müdafiinin duruşmalı inceleme isteminin CMK’nın 299/1 inci maddesi uyarınca REDDİNE,
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Niğde 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 01.03.2019 tarihli ve 2016/430 Esas, 2019/81 sayılı kararı ile sanıklar hakkında silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme suçundan; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin üçüncü fıkrası ile 220 nci maddesinin yedinci fıkrası delaletiyle 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 220 nci maddesinin yedinci fıkrasının ikinci bendi, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 5 nci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 62 nci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci, üçüncü fıkraları ve 63 ncü maddesi uyarınca 1 yıl 13 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 20.01.2021 tarihli ve 2020/944 Esas, 2021/62 sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükmün kaldırılarak silahlı terör örgütüne üye olma suçundan; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 5 nci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 62 nci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci, üçüncü fıkraları, 58 nci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 63 ncü maddesi uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
3.Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 19.06.2022 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık ... müdafii temyiz dilekçesinde özetle;
-Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,
-Örgüt üyeliğine ilişkin kriterlerin bulunmadığına,
-... hesabına örgütsel para giriş çıkışı olmadığına,
-TCK 30 uncu maddesi hükümlerinin değerlendirilmesi gerektiğine,
-Kararın bozulmasına ve sair nedenlere ilişkindir.
Sanık ... müdafii temyiz dilekçesinde özetle;
-Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,
-Suç unsurlarının oluşmadığına,
-Dernek üyeliğinin örgüt üyesi olduğunu göstermeyeceğine,
-Kararın bozulmasına ve sair nedenlere ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince sanıklar hakkında eylemlerinin silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte bilerek isteyerek yardım etme suçunu oluşturduğunun kabulü ile mahkumiyetlerine dair karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Sanıklar hakkında ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılarak eylemlerinin silahlı terör örgütüne üye olma suçunu oluşturduğu belirtilerek mahkumiyetlerine dair hüküm kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
Ayrıntıları Dairemizin 2017/1809 Esas ve 2017/5155 sayılı kararında ve Dairemizce de benimsenen, istikrar kazanmış yargısal kararlarda açıklandığı üzere;
Örgüt üyesi, örgüt amacını benimseyen, örgütün hiyerarşik yapısına dahil olan ve bu suretle verilecek görevleri yerine getirmeye hazır olmak üzere kendi iradesini örgüt iradesine terk eden kişidir. Örgüt üyeliği, örgüte katılmayı, bağlanmayı, örgüte hakim olan hiyerarşik gücün emrine girmeyi ifade etmektedir. Örgüt üyesi örgütle organik bağ kurup faaliyetlerine katılmalıdır. Organik bağ, canlı, geçişken, etkin, faili emir ve talimat almaya açık tutan ve hiyerarşik konumunu tespit eden bağ olup, üyeliğin en önemli unsurudur. Örgüte yardımda veya örgüt adına suç işlemede de, örgüt yöneticileri veya diğer mensuplarının emir ya da talimatları vardır. Ancak örgüt üyeliğini belirlemede ayırt edici fark, örgüt üyesinin örgüt hiyerarşisi daihilinde verilen her türlü emir ve talimatı sorgulamaksızın tamamen teslimiyet duygusuyla yerine getirmeye hazır olması ve öylece ifa etmesidir.
Silahlı örgüte üyelik suçunun oluşabilmesi için örgütle organik bağ kurulması ve kural olarak süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylem ve faaliyetlerin bulunması aranmaktadır. Ancak niteliği, işleniş biçimi, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, örgütün amacı ve menfaatlerine katkısı itibariyle süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk özelliği olmasa da ancak örgüt üyeleri tarafından işlenebilen suçların faillerinin de örgüt üyesi olduğunun kabulü gerekir. Örgüte sadece sempati duymak ya da örgütün amaçlarını, değerlerini, ideolojisini benimsemek, buna ilişkin yayınları okumak, bulundurmak, örgüt liderine saygı duymak gibi eylemler örgüt üyeliği için yeterli değildir. (Evik, Cürüm işlemek için örgütlenme, syf. 383 vd.)
Örgüt üyesinin, örgüte bilerek ve isteyerek katılması, katıldığı örgütün niteliğini ve amaçlarını bilmesi, onun bir parçası olmayı istemesi, katılma iradesinin devamlılık arz etmesi gerekir. Örgüte üye olan kimse, bir örgüte girerken örgütün kanunun suç saydığı fiilleri işlemek amacıyla kurulan bir örgüt olduğunu bilerek üye olmak kastı ve iradesiyle hareket etmelidir. Suç işlemek amacıyla kurulmuş örgüte üye olmak suçu için de saikin "suç işlemek amacı" olması aranır. (Toroslu özel kısım syf. 263-266, Alacakaptan Cürüm İşlemek İçin Örgüt syf. 28)
Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde;
A.Sanık ... hakkında yapılan temyiz itirazının incelenmesinde;
Oluş, iddia, mahkeme kabulü ve tüm dosya kapsamına göre;
Mahkumiyete esas alınan, suçun sübutu, vasfının tayini ve cezanın kişiselleştirilmesi bakımından belirleyici delil olan Tanık S.Ç.'nin doğrudan aleni duruşmada sanığın huzurunda veya 5271 sayılı CMK’nın 180/1-2-5 maddesi gereğince SEGBİS kullanılmak ya da anılan Kanun'un 181/1 inci maddesinde öngörülen usule riayet edilmek suretiyle istinabe yoluyla dinlenip AİHS’in 6/3-d ve Anayasanın 36 ncı maddeleri ile teminat altına alınan “iddia/kamu tanıklarını sorguya çekmek veya çektirmek” hakkı tanınması gerektiği gözetilmeden; sadece ifade beyanlarının okunulması suretiyle CMK’nın 181/1 ve 210 uncu maddelerine muhalefet edilmesi,
B. Sanık ... hakkında yapılan temyiz itirazının incelenmesinde;
Örgütün nihai amacını bildiği, örgütle organik bir bağ kurarak hiyerarşisine dahil olduğu yönünde bir delil bulunmayan, suç tarihi itibariyle örgütsel bağını ortaya koyan herhangi bir kod adı veya örgütsel iletişim ağı kullandığı saptanamayan sanığın, mahkeme kabulünde yer alan ve dosya kapsamına yansıyan deliller itibariyle eylemlerinin konum ve kişisel özellikleri de nazara alındığında sempati ve iltisak boyutunu aşan ve örgüt üyesi olduğunu ispat etmeye yeterli örgütsel faaliyetler kapsamında değerlendirilemeyeceği gözetilmeden yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde ''A'' ve ''B'' bentlerinde açıklanan nedenlerle sanıklar müdafiilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Adana Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 20.01.2021 tarihli ve 2020/944 Esas, 2021/62 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle AYRI AYRI BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Adana Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 31.10.2024 tarihinde karar verildi.