MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SAYISI: 2018/1897 E., 2022/709 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Yalova Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2017/40 E., 2017/178 K.
SUÇ: Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM: TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 62/1, 53/1-2-3, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca mahkûmiyet kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması
Bozma üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;
Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Sanık müdafinin duruşmalı inceleme talebinin, yasal şartları oluşmadığından 5271 sayılı CMK’nın 299/1. maddesi gereğince REDDİNE,
Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarihli ve 2017/16-956 Esas, 2017/970 sayılı Kararı ile onanarak kesinleşen Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarihli ve 2015/3 Esas, 2017/3 Karar sayılı kararı ile Anayasa Mahkemesinin ... başvurusuna ilişkin 04.06.2020 tarihli ve 2018/15231 başvuru numaralı kararında belirtildiği üzere; ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle, örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını ortaya koyan bir delil olacağında şüphe bulunmamakla birlikte, savunmasında ByLock kullanıcısı olmadığını bildiren sanığın örgütsel konumunun ve örgütsel faaliyetlerinin tespiti bakımından, Bölge Adliye Mahkemesince bozma ilamı sonrasında yapılan yargılamada ByLock tespit ve değerlendirme tutanağının celp edilmesinden vazgeçildiğine dair ara karar kurulmuş ise de, hüküm verilmeden önce 28.03.2022 tarihinde UYAP sistemi üzerinden 337924 ID numaralı ByLock tespit ve değerlendirme tutanağının dosyaya UYAP sistemi üzerinden 26.09.2023 tarihinde gelmesine rağmen duruşmada okunmayarak sanığın bu husustaki savunmasının alınmadığı ve söz konusu tutanağın hükümde değerlendirilmediği anlaşılmakla, maddi gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde tayini bakımından, yargılama aşamasında dosyaya gelen 337924 ID numaralı ByLock tespit ve değerlendirme tutanağının, hükümden sonra dosyaya gelen UYAP sistemi üzerinden 26.09.2023 tarihinde 484881 ID numaralı bir diğer tespit ve değerlendirme tutanağının ve UYAP’ta oluşturulan örgütlü suçlar bilgi bankasında sanık hakkında herhangi bir beyan yahut bilgi olup olmadığının güncel olarak araştırılması neticesinde elde edilecek tüm delillerin, 5271 sayılı Kanun’un 217 nci maddesi uyarınca sanık ve müdafine okunarak diyeceklerinin sorulması, ByLock tespit ve değerlendirme tutanaklarının roster kayıtlarında ismi geçen şahısların kimlik bilgilerinin tespitine çalışılarak, bu suçtan sanık olup olmadıklarının, dosya sanığı ile ilgili beyanlarda bulunup bulunmadıklarının araştırılması ve var ise dosyalarının celp edilip incelenmesi, ayrıca ... isimli şahsın celp edilen ifade tutanakları itibarıyla sanığa dair hangi anlatımda bulunduğunun anlaşılmaması ve 484881 ID numaralı sanığa ait olduğu değerlendirilen ByLock tespit ve değerlendirme tutanağının roster kayıtlarında ... K.'nın da isminin geçmesi karşısında, var ise ... .'nın dosya evraklarının tamamının Yargıtay tarafından denetime elverişli olacak şekilde aslı veya onaylı örneğinin celp edilip incelenmesi ve sanık ile ilgili beyanda bulunup bulunmadığının somutlaştırılması, ... .'nın, ByLock tespit ve değerlendirme tutanaklarının roster kayıtlarında kimliği tespit edilen diğer şahısların ve var ise beyanda bulunan tüm şahısların tanık sıfatıyla beyanlarının alınması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi,
2. Kabule ve uygulamaya göre de,
a) Yargıtay bozma ilamı neticesinde, bozma öncesinde verilen İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarının hüküm doğurmayacağı, Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyulduğu gözetildiğinde, Bölge Adliye Mahkemesince bozma üzerine doğrudan hüküm kurulması ile yetinilmesi gerekirken, yazılı olduğu şekilde bozma öncesi verilen Yalova Ağır Ceza Mahkemesinin 19.07.2017 tarihli, 2017/40 Esas, 2017/178 sayılı mahkumiyet hükmünün kaldırılmasına karar verilmesi,
b) Karar başlığında suç tarihinin, sanığın yakalanması suretiyle temadinin kesildiği "28.07.2016" yerine "24.07.2016" şeklinde yazılması, ayrıca sanığın gözaltına alındığı tarihin de "29.07.2016" yerine "24.07.2016" şeklinde yazılması,
c) Önceki hükmün sanık müdafi tarafından temyiz edilmesi üzerine verilen Yargıtay bozma kararının da sanık lehine olduğu nazara alınmadan bozma sonrası yapılan yargılama giderinin CMK'nın 325/3. maddesine aykırı şekilde sanıktan tahsiline karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebepten dolayı hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine, Yargıtay ilamının bir örneğinin ise Yalova Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.