İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SAYISI: 2019/1958 E., 2021/659 K.
SUÇ: Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM: İlk Derece Mahkemesince verilen mahkumiyet hükmüne
yönelik istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi
TEMYİZ EDENLER: Sanık ve müdafii
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Esastan ret
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin
birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Kocaeli 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 31.10.2019 tarihli, 2019/54 Esas ve 2019/411 sayılı kararı ile sanığın terör örgütüne üye olmak suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 314/2 maddesi uyarınca 6 yıl
hapis cezası ile cezalandırılmasına, 3713 sayılı Kanun'un 5/1 maddesi uyarınca yarı oranında arttırım yapılarak 9 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, TCK'nın 62/1 maddesi gereği cezasından taktiren 1/6 oranında indirim yapılarak neticeten 7 yıl 6 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve hak mahrumiyetlerine karar verilmiştir.
2. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 24.06.2021 tarihli, 2019/1958 Esas ve 2021/659 sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
3. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca özet olarak; temyiz sebepleri yerinde görülmediğinden CMK'nın 302 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince temyiz davasının esastan reddine karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık ve müdafiinin temyiz istemleri;
-Delillerin hukuka aykırı olduğu,
-Aleyhe beyanların çelişkili olduğu,
-Suçun unsurlarının bulunmadığı,
-Aynı dosyada eşi ile aynı müdafi tarafından temsil edildiği,
-Kararın bozulması ve sair nedenlere ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
H. E. isimli şahsın ifadesine göre, sanığın sabit hattan aramak suretiyle buluşma teklif ettiği, sanığın kendisi ile ilgilendiğinden bahsettiği, kendisini en son 2014 yılının Kasım Aralık ayı gibi gördüğünü, sanığın ByLock kullandığını ifade etmiş, ByLock tespit ve değerlendirme tutanağına göre "ramizvera" kullanıcı adının kullanıldığı gözetildiğinde, dosyada mevcut mahrem imamlar hakkında elde edilen Harddisk dökümüne göre sanık hakkında Marmara Büyük Bölgesi altında Kocaeli Bölgesinde görevli kod adının Ramiz olarak belirlendiği bilgisine yer verildiği hususuyla birlikte değerlendirildiğinde ve ekli listeye bakıldığında ByLock programının sanık ... K. tarafından kullanıldığının anlaşıldığı,yine tanık olarak dosyada ifadesi yer alan O. K.'nin, sanığın 2016 yılına kadar örgütün toplantılarına katıldığına yönelik beyanları da birlikte değerlendirildiğinde her ne kadar sanık hakkında silahlı terör örgütü yöneticisi olduğu iddiasıyla kamu davası açılmış ise
de eylemlerinin TCK'nın 314/2 maddesi uyarınca silahlı terör örgütü üyeliği suçuna sübut verdiği kanaatiyle cezalandırılmasına karar verilmiş, dosya ile uyumlu tanık anlatımına göre sanığın 17/ 25 Aralık sürecinden sonra da örgüte mensup şahıslarla ilgilendiği ve örgütle bağlantısının kesilmemesi için irtibat kurmaya çalıştığı, dolayısıyla mahrem abilik yaptığı değerlendirilmekle temel ceza tayin edilirken alt sınırdan uzaklaşılmış, şeklindedir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince verilen hükmün TCK'nın 53 üncü madde uygulaması haricinde usül ve kanuna uygun olduğu gerekçesiyle sanık müdafiinin istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmediği, şeklindedir.
IV. GEREKÇE
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan inceleme sonunda;
a) Amacı, yapılanması ve faaliyet yöntemlerine ilişkin ayrıntıları, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarih, 2017/16-956 Esas ve 2017/370 sayılı kararı ile onanarak kesinleşen, Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı kararında açıklandığı üzere, FETÖ/PDY, cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın öngördüğü düzeni ortadan kaldırmayı ve yerine başka bir düzen getirmeyi amaçlayan bir terör örgütüdür.
b)Yargıtay Ceza Genel Kurulu tarafından onanarak kesinleşen Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı kararında ve müstakar kararlarında ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle; örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespit edilmesi halinde sanığın örgütle bağlantısını gösteren bir delil olacağı kabul edilmiştir.
c)Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı anayasal düzene karşı işlenen suçlar soruşturma bürosu tarafından 2017/68532 soruşturma numarasına kayden yürütülen soruşturma kapsamında, gizli tanık Garson'un, gerek Ankara 25. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/250 Esas sayılı dosyasında verdiği 16.02.2018 tarihli, gerekse Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca alınan 18.04.2017 ve 27.04.2017 tarihli (KOM Daire Başkanlığında alınan) ifade tutanaklarında belirtildiği gibi, anılan örgütün mahrem yapılanması içerisinde yer alan Emniyet Genel Müdürlüğüne sızmış mensupları ile bunlardan sorumlu mahrem imamlarının örgütle irtibatı, bağlılık derecesi ve örgütsel konumu gibi stratejik önemi haiz bilgilerin kaydedildiği dijital materyallerin, Ankara 5. Sulh Ceza Hakimliğinden alınan 18.04.2017 tarih ve 2017/2920 Değişik iş sayılı karara istinaden incelenmesi neticesinde düzenlenen veri inceleme raporunun, müsnet suç yönünden; gizli tanık beyanına ve gizli tanık tarafından teslim edilen dijital materyallere dayanılarak düzenlenmiş, sanığın örgütle irtibatını ortaya koyan bir belge olarak kabul edilmesi mümkündür.
d) Mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere ve dosya kapsamına göre, 25129 ID numara üzerinden ByLock iletişim sistemini örgütsel iletişim amacıyla kullanan ve KOM Daire Başkanlığı tarafından gönderilen veri inceleme raporunda, polis memurlarından sorumlu öğretmen olarak kodlanan, örgütün mahrem yapılanmasında sorumlu olduğu polis memurları ile ilgilenen ve onlara ByLock programını yükleyen, "Ramiz" kod adı kullanan sanığın anılan örgütün hiyerarşik yapısına organik bağla katılmak suretiyle üyesi olduğuna dair kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
e) Sanığın eşinin aşamalardaki beyanları ve dosya kapsamına göre savunmada zaafiyete sebep olduğuna dair ifade ve olgu bulunmadığından aynı müdafii tarafından savunulmuş olmalarında usule aykırılık saptanmamıştır.
f) Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, temyiz dilekçesinde ileri sürülen esasa müessir olabilecek savunmaların özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımın kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla, incelenen hükümde hukuka aykırılık saptanmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 24.06.2021 tarihli, 2019/1958 Esas ve 2021/659 sayılı kararında sanık ve müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1 inci maddesi gereğince temyiz davasının esastan reddiyle hükmün ONANMASINA,
28.02.2019 tarihinde yürürlüğe giren 20.02.2019 tarih ve 7165 sayılı Kanun'un 8 inci maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 304/1 inci maddesi uyarınca dosyanın Kocaeli 4. Ağır Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
21.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.