MAHKEMESİCeza Dairesi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, ceza süresi yönünden yasal şartları oluşmadığından CMK'nın 299. maddesi uyarınca REDDİNE karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.... 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 31.12.2021 tarihli ve 2020/135 Esas, 2021/420 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve mahsuba karar verilmiştir.
2.... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 09.06.2022 tarihli ve 2022/308 Esas, 2022/776 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ve müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
3. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 09.08.2022 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A.Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle;
1-Suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına,
2-ByLock'un tek başına delil olarak kabul edilemeyeceğine, mesaj içeriklerinin dikkate alınması gerektiğine,
3-Tanık anlatımlarının geçmişe ait uzun bir döneme kapsadığına, bu kişilerle ortak bir eylemi bulunmadığına,
3- Talimatla Bank .da işlem yapmadığına, bilirkişi raporunun Yargıtayın aradığı ölçütleri sağlamadığına ve sair sebeplere ilişkindir.
B. Sanığın temyiz istemi özetle;
1-İddiaların maddi delil ile ispatlanamadığına,
2-ByLock'un hukuka aykırı delil olduğuna, hükme esas alınamayacağına, tespit
değerlendirme tutanağı bulunmadığına,
3- Tanık anlatımlarının 17/25 sonrasına ilişkin olmadığına, tanık anlatımlarını kabul etmediğine, tanık anlatımların yalan ve iftiradan ibaret olduğuna,
4- Bank .ya talimatla para yatırmadığına, rutin bankacılık işlemleri yaptığına,
5- Parmak izi tespit edilen kitapların satıldığı mağazada mesleği gereği incelemiş olabileceği için tespit edilmiş olabileceğine, kitapların bulunduğu adres ile mağazanını birbirine yakın olduğuna ve sair sebeplere ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanığın ByLock kullanıcısı olduğuna dair yapılan tespit ve bu tespiti doğrular nitelikte BTK'dan alınan HTS ve CGNAT kayıtlarının karşılaştırılması sonucu düzenlenen teknik bilirkişi raporu, tanık beyanları, uzmanlık raporu, sanık savunması ve tüm dosya kapsamına göre yapılan değerlendirmede, sanığın Bylock tespit edilen 0 545 (...) (..) (..) numaralı hattı kendisinin kullandığına dair kabulü ve aldırılan teknik bilirkişi raporunda HTS ve CGNAT kayıtlarının uyumlu olduğunun tespit edilmesi sebebiyle Bylock içeriklerinin beklenmesinin yargılamayı gereksiz yere sürüncemede bırakacağı kanaatine varıldığı, sanığın 0 545 (...) (..) (..) numaralı hat üzerinden FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanması amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgüt mensupları tarafından kullanıldığı tespit edilen ByLock programını kullandığı, tanıklar ... ve ...'in birbiri ile uyumlu ayrıntılı ve istikrarlı beyanlarıyla sabit olduğu üzere sanığın polis okul öğrencileriyle ilgilendiği, polis okulu öğrencilerini sabit hatlardan arayarak ... ve ... illerinde örgütün ve elebaşısının dini terimlerle ideolojisinin aşılandığı sohbet toplantılarını düzenlediği, örgüt içerisinde Nihat kod ismini kullandığı, ayrıca sanığın örgütün ... ili öğrenci yapılanması içerisinde ev abiliği ve sonrasında BTM görevini yürüttüğünün tanık beyanlarından anlaşıldığı, ayrıca ara sınıf lise öğrencilerinden sorumlu olarak faaliyet yürüttüğü, her ne kadar sanık tanık beyanlarını kabul etmese de tanıklar ile sanık arasında sanığın aleyhinde beyanda bulunmalarını gerektirecek herhangi bir husumet bulunmadığı, tanık anlatımlarının ayrıntılı olması ve zaman ve mekan olarak da sanık ile uyumlu olması sebebiyle mahkememizce tanık beyanlarına itibar edildiği, sanığın örgütün finans kaynağı olan Bank .da 17/25 Aralık 2013 dönemi öncesinde herhangi bir hesabı bulunmamasına rağmen 17/25 Aralık 2013 dönemi sonrasında TMSF tarafından Bank .nın yönetim kurulu başkan ve üyeleriyle genel müdürünün görevden alınmasına karar verilmesinden sonra FETÖ/PDY firarisi Hakan Şükür’ün bu bankaya 1 TL de olsa para yatırılması yönündeki açıklaması sonrasında Bank Asyaya ilişkin örgütsel tavrın zirveye ulaştığı Şubat 2015 döneminde sanığın bankaya 21.500,00 TL yatırarak katılım hesabı açtığı, hesabın evveliyatı olmadığı için hesap hareketlerinin rutin olarak değerlendirilemeyeceği ve sanığın örgüt elebaşının talimatı ile katılım hesabı açarak mevduat artırımına gittiği kanaatine varıldığı, ayrıca sanığın örgüt elebaşının yazarı olduğu birden çok kitapta parmak izi tespit edildiği, bu cihetle sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile organik bağlantısının olduğunun kabulü gerektiği ve FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyesi olduğu hususunda tam bir vicdani kanaat hâsıl olmakla, sanığın sübût bulan eylemlerine uyan TCK'nın 314/2. maddesi gereğince cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan inceleme sonunda;
a)Amacı, yapılanması ve faaliyet yöntemlerine ilişkin ayrıntıları, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarih, 2017/16-956 Esas ve 2017/370 sayılı Kararı ile onanarak kesinleşen, Yargıtay( kapatılan) 16. Ceza Dairesinin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 esas, 2017/3 sayılı kararında ve dairemizin müstakar kararlarında açıklandığı üzere, FETÖ/PDY, cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının öngördüğü düzeni ortadan kaldırmayı ve yerine başka bir düzen getirmeyi amaçlayan bir terör örgütüdür.
b)Yargıtay Ceza Genel Kurulu tarafından onanarak kesinleşen Yargıtay( kapatılan) 16. Ceza Dairesinin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı Kararında ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle; örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespit edilmesi halinde sanığın örgütle bağlantısını gösteren bir delil olacağı kabul edilmiştir.
c) BDDK'nın 29.05.2015 tarihli kararı ile temüttü hariç ortaklık hakları ile yönetim ve denetimi Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna devredilen ve 22 Temmuz 2016 tarihli kararı ile de 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 107. maddesinin son fıkrası gereğince faaliyet izni kaldırılıncaya kadar yasal bankacılık faaliyetlerine devam eden, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisaklı ... Katılım Bankası A.Ş.'de gerçekleştirilen rutin hesap hareketlerinin örgütsel faaliyet ya da örgüte yardım etmek kapsamında değerlendirilemeyeceği gözetilerek, örgüt liderinin talimatı üzerine örgütün amacına hizmet eden ve bankanın yararına yapılan ödeme ve sair işlemlerin, örgüte üye olmak suçu bakımından örgütsel faaliyet, tek başına ise örgüte yardım etmek olarak kabul edilebileceği nazara alındığında; sanığın örgütle bağlantısını gösteren bir delil olarak kabul edilmesi mümkündür.
d)Diğer delillerin atılı suçun sübutu için yeterli olduğu görülmekle, sanığın ByLock kullanıcısı olduğuna ilişkin ayrıntılı ByLock tespit ve değerlendirme tutanağının gelmesi beklenilmeden karar verilmesi sonuca etkili bulunmamıştır.
e) Mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere ve dosya kapsamına göre, örgütün ... ili öğrenci yapılanması içerisinde ev abiliği, ara sınıf lise öğrencileri sorumluluğu, Bölge Talebe Mesullüğü, polis okulu öğrencileri sorumluluğu görevlerini yürüten, örgüt liderinin talimatı üzerine FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisaklı ... Katılım Bankası AŞ'de bankacılık işlemleri yapan, Nihat kod adlı sanığın anılan örgütün hiyerarşik yapısına organik bağla katılıp süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluluk arz eden faaliyetlerde bulunmak suretiyle üyesi olduğuna dair kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
f) Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, temyiz dilekçesinde ileri sürülen esasa müessir olabilecek savunmaların özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımın kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla, incelenen hükümde hukuka aykırılık saptanmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 09.06.2022 tarihli ve 2022/308 Esas, 2022/776 Karar sayılı kararında sanık ve müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ... 7. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
14.03.2023 tarihinde karar verildi.