İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/467 E., 2022/557 K.
SUÇ: Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM: İstinaf başvurusunun esastan reddine
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Sanık müdafinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği yasal şartları oluşmadığından reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.02.2022 tarihli ve 2021/172 Esas, 2022/44 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesi ile 5 inci maddesinin birinci fıkrası, Türk Ceza Kanunu'nun 62'inci maddesinin birinci fıkrası, 58'inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ile 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2.İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 10.05.2022 tarihli ve 2022/467 Esas, 2022/557 sayılı Karar ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
3.Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim edilen 12/08/2022 tarihli ve bozma görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın hükme karşı temyiz sebepleri özetle; şüpheli olan arama kayıtları ile ankesörlü telefonlar ile örgüt üyeleri ile irtibatlı olduğundan bahisle hakkında hukuka aykırı bir şekilde karar verildiğine, ankesörlü aranmalara ilişkin herhangi bir içeriğin bulunmadığına dolayısıyla bu kayıtların delil teşkil etmediğine, ByLock iddiasının kesin bir şekilde kullandığının ispatlanamadığına, ByLock hususuna savcılık mütalaasında değinilmeyerek savunma hakkının kısıtlandığına, ...'ın mahkeme huzurunda kendisini tanımadığına beyan ettiğine, hatırlatmalarla beyan verdiğine,
Sanık müdafinin hükme karşı temyiz sebepleri özetle; dosyada ByLock verilerini kesin bir şekilde ortaya koyabilecek bilirkişi raporunun bulunmadığına, cgnat kayıtlarının ByLock kullanıcısı olup olmadığını kesin bir şekilde ispatlayamayacağına, tanık beyanlarının aşamalardaki beyanlarının çeliştiğine, ankesörlü görüşmelerinin tespitine dayanak teşkil eden HTS kayıtlarının hukuka aykırı şekilde elde edildiğine ve sair sebeplere ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
ByLock kullanıcısı olduğunun ve ardışık aramalara takıldığının tespiti üzerine hakkında soruşturma başlatılan sanığın, savunması, ByLock sorgu raporları, cgnat kayıtları, ankesörlü arama kayıtları, tanık beyanı, Emniyet Müdürlüğünden gelen yazı cevapları, adli raporlar, tespit tutunakları, nüfus ve adli sicil kayıtları ve tüm dosya kapsamı incelendiğinde;
İstanbul Emniyet Müdürlüğünün sanık hakkındaki ankesör/büfe analiz raporunda, sanığın kullandığı anlaşılan 505 (...) (..) (..) numaralı hattın 232 (...) (..) (..) numaralı telefondan 06.12.2012 tarihinde aranıldığı, 232 (...) (..) (..) numaralı telefondan 28/02/2013 tarihinde aranıldığı, 232 (...) (..) (..) numaralı telefondan 14/6/2013 tarihinde aranıldığı, 232 (...) (..) (..) numaralı telefondan 29.08.2013 tarihinde aranıldığı, 232 (...) (..) (..) numaralı telefondan 01.01.2014 tarihinde aranıldığı, 232 (...) (..) (..) numaralı telefondan 28.02.2013 tarihinde A.A.Ş. ile ardışık olarak arandığının tespit edildiği,
Sanık ...'ün, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu Başkanlığının cevabi yazısında bildirildiği üzere, adına kayıtlı 505 (...) (..) (..) numaralı telefon hattı üzerinden ilk tespitin yapıldığı 12.08.2014 ile son tespitin yapıldığı 20.12.2014 tarihleri arasında, 352605051743180 IMEİ nolu telefon ile ByLock iletişim sisteminin hizmet verdiği 46.166.160.137 ile 46.166.164.177 numaralı hedef IP'ler üzerinden 9.423 kez; yine adına kayıtlı 507 (...) (..) (..) numaralı telefon hattı üzerinden ise ilk tespitin yapıldığı 19.08.2014 ile son tespitin yapıldığı 20.11.2014 tarihleri arasında, 286034060379878 IMEİ nolu telefon ile ByLock iletişim sisteminin hizmet verdiği 46.166.160.137 ile 46.166.164.176 numaralı hedef IP'ler üzerinden 695 kez sinyal alıp vermek suretiyle ByLock'u kullandığı,
Tanık Y.H.H.'nin mahkememizde alınan beyanında özetle; kendisinin örgüt içerisinde sohbet abiliği görevinin olduğunu, 2010-2013 yılları arasında İzmir'de iken mahrem yapı sahil güvenlik hizmeti içerisinde çalıştığını, sanığı "Selim" kod ismi ile tanıdığını ve sanığın da sohbet abiliğini yaptığını, düzenli olarak sohbet yaparak Fetullah Gülen'e ait video izleyip kitap okuduklarını, bu toplantılara sanığın da katıldığını, bir kaç kere de eşiyle birlikte sanığın evine gittiğini, sanığın eşinin İngilizce öğretmeni olduğunu, sanığı sabit hatlardan arayarak sohbete çağırdığını, 2013 yılında tayini çıkınca bir daha sanığı görmediğini beyan ettiği,
Tanık C.Ö.'nün mahkememizde alınan beyanında özetle; sanık ile Aliağa'da birlikte çalıştığını ve sanığın komutanı olduğunu, sanığın o dönemde iki telefon kullandığını, bazen gemi komutanlarının kendi telefonlarının dinlendiğini düşünüp özel görüşmelerini ikinci telefondan da yapabildiklerini, ama sanığın neden iki telefon kullandığını tam olarak bilemediğini, kendisinin örgüt ile ilişkisinin olduğunu fakat sanığın örgütle bağlantısı olup olmadığını bilmediğini beyan ettiği anlaşılmakla sanığa atılı suçtan mahkumiyet kararı verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin sanık müdafinin istinaf başvurusu üzerine yapmış olduğu incelemede İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesinin sanık hakkındaki tespitlerinde bir isabetsizlik bulunmadığına kanaat getirerek istinaf başvurusunun esastan reddi yönünde karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Dosyada bulunan ankesörlü telefon ve ardışık arama raporuna göre sanığın 28.02.2013 tarihinde kendisi gibi Deniz Kuvvetleri Komutanlığı'nda asker şahıs olan ve Üsteğmen olarak görev yapan A.A.Ş. ile ardışık olarak arandığı, tanık olarak dinlenen Y.H.H.'nin örgüt içerisinde sohbet abiliği görevinin bulunduğu, sanığın Selim kod adını kullandığı, sohbetlere sanığın da katıldığı yönündeki beyanları karşısında, sanığın ByLock programını kullandığını gösterir ayrıntılı ByLock tespit ve değerlendirme tutanağının dosyaya gelmesi beklenmeden hüküm kurulması sonuca etkili görülmemiştir.
Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; sanık ve müdafinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler ve sair hususlar yerinde görülmediğinden sanık hakkında atılı suçtan verilen mahkumiyet kararında bir isabetsizlik görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 10.05.2022 tarihli ve 2022/467 Esas, 2022/557 sayılı Kararında sanık ve müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
20.03.2023 tarihinde karar verildi.