İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SAYISI: 2020/492 E., 2022/438 K.
SUÇ: Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM: İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Kahramanmaraş 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.06.2020 tarihli ve 2019/277 Esas, 2020/78 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 62 nci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 21.04.2022 tarihli ve 2020/492 Esas, 2022/438 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
3. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 15.08.2022 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1- Söz konusu örgütün 26.05.2016 tarihinden önce terör örgütü olarak kabul edilmediğine, bu tarihten önceki fiil ve eylemlerin suçta ve cezada kanunilik ilkesinin ihlali olduğuna,
2-ByLock'un hukuka aykırı delil niteliğinde olduğuna ve hükme esas alınamayacağına, tespit değerlendirme tutanağında GSM numarası ve ADSL tespiti bulunmadığına dolasıyla müvekkilinin ByLock kullandığının teknik verilerle ispatlanamadığına,
3 - Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
''Mahkeme dosyasına kazandırılan 203028 ID numaralı ByLock hesabına dair Tespit ve Değerlendirme Tutanağı üzerinde yapılan araştırmada neticesinde, 203028 ID numaralı ByLock hesabının kullanıcı adının "aysebarak", şifresinin "ayse.123", ekli kişilerin 202898 ID numaralı B. B. olduğunun tespit edildiği, kullanıcı adı ve şifresinde sanığın adının yer aldığı ve ekli kişinin sanığın eşi olduğunun tespit edildiği,
Mahkeme dosyasına kazandırılan 187482 ID numaralı ByLock hesabına dair tespit ve değerlendirme tutanağı üzerinde yapılan araştırmada neticesinde, 187482 ID numaralı ByLock hesabının kullanıcı adının "abb46", şifresinin "ayse.123", ekli kişilerin 202898 ID numaralı B.B., 255722 ID numaralı B.B. ve 39640 ID numaralı S.Ö. olduğunun tespit edildiği, kullanıcı adının ... ve eşi olan B.B.' nin isimlerinin ve soyadlarının baş harflerinden oluştuğu, 46 ibaresinin ise nüfusa kayıtlı oldukları ilin plakasından meydana geldiği, şifrenin ...'a ait diğer ByLock ID'sinde de yer alan ve sanığın adından oluşan ayse ibaresini içerdiği,
Her ne kadar sanık savunmasında ByLock programını kullanmadığını beyan etmiş ise de; sanığın hazırlık savunması ile Mahkeme huzurundaki savunmalarının birbiri ile uyumsuz oluşu, hazırlık aşamasında 'geçirmiş olduğu fiziksel rahatsızlık nedeniyle on yıldır cep telefonu kullanmadığını' belirtirken, kovuşturma aşamasında 'lise eğitimi esnasında babasının verdiği cep telefonunu kullandığını, eşinin çok kıskanç olduğunu, nişanlı oldukları dönemde eşinin adına bir hattı kullandığını' beyan ettiği, herhangi bir fiziksel rahatsızlıktan bahsetmediği, kullandığı hatları hatırlamadığını beyan etmekle birlikte, eşinin ceza aldığı dosyada tespit edilen cep telefonu numaralarını hayatın doğal akışı yönünden kabulü mümkün olmayacak şekilde on yıl süre ile ortak kullandıklarını, kendisine ait bir cep telefonu olmadığını öne sürerek ByLock tespitinde hata yapıldığına dair itibar edilemeyecek bir şüphe oluşturmaya çalıştığı, öte yandan eşine ait telefon cihazı ve hatlarını kullanırken eşinin yokluğunda mevcut olmayan cihazı ile evden çıkarkan eşi ile nasıl irtibat kurduğunun açıkça izaha muhtaç oluşu; savunma tanığı olarak dinlenilen eşi B:B:'nin eşine ilk cep telefonunu kendisinin aldığını, eşinin 2014 yılında bileğinden rahatsızlık yaşaması üzerine cep telefonundan uzak durduğunu beyan ederken, sanığın kendi beyanı ile daha önce cep telefonu kullanıcısı olduğu ifade etmesi ve 2014 ya da 2015 yılında eşi tarafından kendisine LG marka bir akıllı telefon alındığı yönündeki açıklamaları neticesinde sanık savunması ile çelişen gerçek dışı tanık beyanına itibar edilemeyeceği; sanığın MEBBİS isimli Milli Eğitim Bakanlığı personeline özgü sistemden temin edilen iletişim bilgilerinde e-mail bilgisi olarak ayseoztas_abb@hotmail.com bilgisi içerisinde yer alan abb harf grubunun sanığın 187482 ID numaralı ByLock hesabında yer alan kullanıcı adı ile uyumlu olduğu, her iki ByLock hesabında sanığın eşi B. B.'nin ekli olduğu, sanığın Kahramanmaraş nüfusuna kayıtlı olduğu ve kullanıcı adında yer alan 46 ibaresinin mevcudiyeti, her iki ByLock hesabında da şifrenin sanığın adını içerir şekilde aynı olduğu değerlendirilmekle, söz konusu iki adet ByLock hesabının sanığın kullanımında olduğuna dair herhangi bir tereddüt olmadığı, sanığın suçtan kurtulmaya matuf savunmalarına itibar edilmeyerek sanığın örgüt içi haberleşmede kullanılan ByLock programını cep telefonuna örgütsel saikle yükleyip kullandığı, örgütle bu suretle organik bağ kuran sanığın eylemlerinin yoğunluk, çeşitlilik ve süreklilik içerdiği, sanığın eylemlerinin örgüt sempatizanlığının ötesine geçtiği, sanığın örgüt hiyerarşisine dahil olduğu''
Şeklindeki gerekçelerle sanığın silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği kabul edilerek buna göre uygulama yapıldığı anlaşılmıştır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Tüm dosya kapsamı incelendiğinde, FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün haberleşme aracı olan ByLock programını 203028 ve 187482 ID no ile kullandığı belirlenen, ilk derece mahkemesinin ve bölge adliye mahkemesinin kararlarında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılan sanık hakkında;
Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımın kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı belirlenerek, sanık müdafiinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü temyiz sebepleri ve sair hususlar yerinde görülmemekle sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi Dairesinin, 21.04.2022 tarihli ve 2020/492 Esas, 2022/438 sayılı Kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Kahramanmaraş 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
22.03.2023 tarihinde karar verildi.