SAYISI: 2022/11 E., 2022/238 K.
..., ..., ...,
..., ..., ....
SUÇ: Silahlı terör örgütüne üye olma, silahlı terör örgütüne yardım etme
29.07.2016 (sanıklar ... ve ... için)
26.07.2016 (sanıklar ..., ... ve ... için)
14.08.2016 (sanık ... için)
27.07.2016 (sanık ... için)
30.06.2016 (sanık ... için)
HÜKÜM: Mahkûmiyet
TEMYİZ EDENLER: Sanıklar müdafileri
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz başvurusunun esastan reddi
İlk Derece Mahkemesince verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle,
Sanıklar ..., ... , ... ve ... müdafiilerinin duruşmalı inceleme talebinin, 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği yasal şartları oluşmadığından reddine karar verilerek, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yargıtay (kapatılan) 16. Ceza Dairesinin, 18.05.2021 tarihli ve 2019/2369 Esas, 2021/3193 sayılı bozma Kararı üzerine;
1.Sakarya 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.06.2022 tarihli ve 2022/11 Esas, 2022/238 sayılı Kararı ile;
a-) Sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi, 53 üncü, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca,
b-) Sanık ... hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca,
c-) Sanık ... hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının son cümlesi, 62 nci, 53 üncü, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası, 221 inci maddesinin beşinci fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca,
d-) Sanıklar ..., ... ve ... hakkında silahlı terör örgütüne yardım etme suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin üçüncü fıkrası ve 220 nci maddesinin yedinci fıkrası delaletiyle 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 220 inci maddesinin yedinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi, 53 üncü ve 63 üncü maddeleri uyarınca;
ayrı ayrı mahkûmiyet kararı verilmiştir.
2. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 25.08.2022 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık ... müdafilerinin temyiz sebepleri;
Sanık müdafiilerinin temyiz sebepleri özetle;
1.Sanığın suç işleme kastı ile hareket etmediğine, bu suretle atılı suçun unsurları itibariyle oluşmadığına, hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine,
2.Kanunlara uygun şekilde faaliyet gösterdiği dönemde bankada sanığın hesap açık parasal işlemlerde bulunmasının suç delili olarak kabul edilmesinin suç ve cezaların geri yürümezliği ilkesinin ihlali olduğuna, örgütsel saik ile Bank Asya hesabında işlem yapmadığına, rutin bankacılık faaliyeti olduğuna,
3.Yurtdışı gezilerinin örgüsel amaçla yapıldığına dair bir delil bulunmadığına, varsayıma dayalı olarak bu sonuca varıldığına,
4.Salt hükümeti eleştiren sosyal medya paylaşımların suç olarak değerlendirilemeyeceğine,
5. Gerekçesiz olarak temel cezanın belirlenmesinde alt sınırdan fazla uzaklaşıldığına,
6.Etkin pişmanlık indiriminin üst haddene yapılması gerektiğine,
7.Tanık beyanlarının çelişkili olduğuna, görgüye yada ilgiye dayalı olmayıp yoruma dayalı olduğuna,
8.BİMER ihbarının yan delil olarak yazılmasının hukuka aykırı olduğuna,
9.Başka delillerle desteklenmen gizli tanık beyanının hükme esas alınamayacağına,
10.Beyanı hükme esas alınan ...Ç. ın talimatla dinlenildiğine ve soru sorma hakkının engellendiğine,
11. Temyiz dilekçesinde belirtilen diğer sebepler ve sair hususlara,
İlişkindir.
B. Sanık ... müdafilerinin temyiz sebepleri;
Sanık müdafiilerinin temyiz sebepleri özetle;
1.Sanığın 17/25 Aralık öncesinde çocuklarını örgüte müzahir okullara göndermesinin suç unsuru olarak kabul edilmeyeceğine,
2.Sanığın örgütsel talimatla veya saikle Bank Asyada işlem yapmadığına, ticari hesabı olduğuna, dosyadaki bilirkişi raporunda da belirtildiği gibi şahsi hesap hareketi olmadığına, 2014 yılında 112.038,64 TL yatırılıp çekildiğine, çekilen paranın Finansbank Adapazarı şubesindeki hesabına yatırıldığına ve halen orda durduğuna, bankaya himmet veya başka bir gaye ile yatırılmadığına,. MASAK incelemesinde bir suç unsuru tespit edilemediğine,
3.Sanığın termal otele yada kaplıcaya gitmesinin suç unsuru olarak değerlendirilemeyeceğine,
4.Sanığın atılı suçu işlediğine dair delil bulunmadığına, hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine,
5. Temyiz dilekçesinde belirtilen diğer sebepler ve sair hususlara,
İlişkindir.
C. Sanıklar ... ve ... müdafiinin temyiz sebepleri;
Sanıklar müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1.Gizli tanık X1 ve tanık F.M. nin kovuşturma aşamasında alınan beyanlarında; soruşturma beyanlarının doğru olmadığını beyan etmelerine rağmen soruşturma aşamasındaki beyanının aleyhe değerlendirildiğine, yine soruşturma aşamasında alınan beyanlarının da 17/25 Aralık öncesine yönelik olduğuna,
2.Turuncu kod adlı gizli tanığın beyanlarının 2007-2008 yıllarına dair olduğuna,
3.Sanık ... ile ilgili olarak, M.T. isimli tanığın sadece okulda yapılan bir toplantıdan bahsettiğine, fakat bahsedilen toplantının şirketin genel kurul toplantısı olduğuna ve de hükümet komiseri eşliğinde yapılan bir toplantı olduğuna,
4.Sanıklar hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine,
5. Temyiz dilekçesinde belirtilen diğer sebepler ve sair hususlara,
İlişkindir.
D. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri;
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1.Bank Asya hesap hareketleri tek tek incelendiğinde, dosyada mevcut bilirkişi raporlarının tamamen hatalı olduğuna ve bankaya yatan ev parasının sanık tarafından düzenli olarak bankadan çekildiğine ve hiç bir şekilde ev parası haricinde para yatırılmadığına, Bank Asya hususunda yeniden bilirkişi raporu alınması gerektiğine, örgütsel talimatla bir işlem yapılmadığına,
2. Temyiz dilekçesinde belirtilen diğer sebepler ve sair hususlara,
İlişkindir.
E. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri;
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1.Sanığın mütevelli üyesi olduğuna dair delil bulunmadığına,
2.Bank Asya hususunda gerekli araştırma yapılmadığına, sanığın örgütsel talimat yada saik ile Bank Asya hesabı üzerinden işlem yapmadığına,
3.Sanık hakkında beraat karar verilmesi gerektiğine,
4.Mahkumiyet hükmü yönünden TCK'nın 220/7 inci maddesine göre indirimin üst hadden yapılması gerektiğine,
5. Temyiz dilekçesinde belirtilen diğer sebepler ve sair hususlara,
İlişkindir.
F. Sanık ... Arslan müdafiinin temyiz sebepleri;
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1.Sanığın mütevelli üyesi olduğuna dair delil bulunmadığına,
2.Sanığın isminin sadece Bakanlık Komiserlerinin de bulunduğu kanunen yapılan Sebat Eğitim AŞ. Genel Kurul toplantısında bulunduğu şeklinde geçtiğine, sanığın bu şirkete ortak olmasının, bu şirketin genel kurul toplantısında bulunmasının ve derneğe üyeliğinin örgütsel faaliyet olarak değerlendirilemeyeceğine,
3.Bank Asya hesabının ticari hesap olduğuna, örgütsel talimat yada saik ile bu hesabı üzerinden işlem yapmadığına, ticari faaliyeti için pos cihazı kullandığına,
4.Hakkında hata hükümleri uygulanarak beraat kararı verilmesi gerektiğine,
5. Temyiz dilekçesinde belirtilen diğer sebepler ve sair hususlara,
İlişkindir.
G. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri;
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. TCK’nın 62 nci maddesi gereğince indirim yapılmamasının hukuka aykırı olduğuna,
2. Suç vasfının hatalı yapıldığına, sanık hakkında CMK'nın 223-2/b fıkrası gereğince beraat kararı verilmesi, bu mümkün değilse TCK’nın 30 uncu maddesinde düzenlenen hata hükümlerinin uygulanması ve cezasızlığına hükmedilmesi gerektiğine,
3.Alt sınırdan uzaklaşılarak hüküm tesis edilmesinin ve sonuç ceza yönünden kazanılmış hakkının saklı tutulmamasının hatalı olduğuna,
4.Dinlenen tanıkların, sanığın örgütsel yapılanmada bulunduğuna dair bir duyum ya da görgülerinin olmadığına,
5.Örgütsel talimatla Bank Asya hesabında işlem yapmadığına, bilirkişi raporunda hesaba yatan olarak görünen miktarların sanığın çalıştığı kurum tarafından yapılan maaş ödemeleri olduğuna,
6. ByLock'un hukuka aykırı delil olduğuna ve hükme esas alınamayacağına,
7.Atılı suçun yasal unsurları itibariyle oluşmadığına, sanığın örgüt hiyerarşisi içerisinde bulunmadığına,
8. Temyiz dilekçesinde belirtilen diğer sebepler ve sair hususlara,
İlişkindir.
H. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri;
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Şirket ortaklığının sanık aleyhine cezalandırma gerekçesi olarak sunulmasının usul ve yasaya aykırı olduğuna,
2.Tanık beyanlarının görgüye yada bilgiye dayalı olmayıp duyuma dayalı olduğuna, bu sebeple hükme esas alınamayacağına,
3.Bank Asya hesabında rutin hesap hareketleri gerçekleştiren, TMSF'ye devir tarihinden sonra da Bankayla çalışmaya devam eden sanığın cezalandırılmasına gerekçe olarak söz konusu hesap hareketlerinin gösterilmesinin usule ve kanuna aykırı olduğuna,
4.Sanığın SAGİAD ve kimse yok mu derneklerine üyeliğinin cezalandırma gerekçesi yapılamayacağına,
5.Sanığın gittiği ülkelerde ziyaret ettiği yerler ne de bulunduğu faaliyetlerle ilgili hiçbir tespit bulunmadığına,
6.Sanığın suç işleme kastının bulunmadığına ve hakkında hata hükümlerinin uygulanması ve beraat karar verilmesi gerektiğine,
7.Sanık hakkında temel cezanın teşdiden belirlenmesinin kanuna aykırı olduğuna,
8. Temyiz dilekçesinde belirtilen diğer sebepler ve sair hususlara,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
İlk Derece Mahkemesince sanıklar ..., ... ve ...' nun eyleminin silahlı terör örgütüne yardım etme suçunu; sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ve ...' nın eyleminin silahlı terör örgütüne üye olma suçunu oluşturduğunun kabulü ile sanıklar hakkında mahkûmiyet kararı verilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Sanıklar ..., ..., ..., ...,... ve ... hakkında kurulan mahkumiyet hükümleri yönünden yapılan incelemede;
Diğer delillerin atılı suçun sübutü için yeterli olduğu görülmekle; sanık ... hakkında, dosya içeriğiyle uyumlu olmayacak şekilde "örgüte müzahir derneğe üyeliğinin bulunduğu" yönünde kabule yer verilmesi bozma nedeni yapılmamıştır.
Mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere ve dosya kapsamına göre, İlk Derece Mahkemesinin kararında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılan sanıklar hakkında;
Bozmaya uyularak yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak eksiksiz yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; sanıklar müdafiilerinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdükleri temyiz sebepleri ve sair hususlar yerinde görülmemekle, sanıklar hakkında kurulan hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Sanık ... hakkında kurulan mahkumiyet hükmü yönünden yapılan incelemede;
Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak eksiksiz yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; sanık müdafiinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü temyiz sebepleri ve sair hususlar yerinde görülmemiştir, ancak sanık hakkında kurulan hükümde Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen;
Bozma öncesinde hakkında kurulan mahkumiyet hükmü yönünden aleyhe temyiz talebi bulunmayan sanığın, 5271 sayılı Kanun'un 307 nci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca sonuç ceza yönünden kazanılmış hakkının saklı tutulmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur.
C. Sanıklar ... ve ... hakkında kurulan mahkumiyet hükümleri yönünden yapılan incelemede;
Oluş, iddia, mahkeme kabulü ve tüm dosya kapsamı nazara alındığında;
BDDK'nın 29.05.2015 tarihli kararı ile temüttü hariç ortaklık hakları ile yönetim ve denetimi Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna devredilen ve 22 Temmuz 2016 tarihli kararı ile de 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 107 inci maddesinin son fıkrası gereğince faaliyet izni kaldırılıncaya kadar yasal bankacılık faaliyetlerine devam eden, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisaklı Asya Katılım Bankası A.Ş'de gerçekleştirilen rutin hesap hareketlerinin örgütsel faaliyet ya da örgüte yardım etmek kapsamında değerlendirilemeyeceği gözetilerek, örgüt liderinin talimatı üzerine örgütün amacına hizmet eden ve bankanın yararına yapılan ödeme ve sair işlemlerin, örgüte üye olmak suçu bakımından örgütsel faaliyet, tek başına ise örgüte yardım etmek olarak kabul edilebileceği nazara alındığında;
Dosya kapsamında yer alan Bank Asya hesap hareketleri dökümüne göre; sanıkların savunmalarının aksine örgüt liderinin talimatı ile örgütsel amaçla Bank Asya hesaplarını kullandıklarına yönelik dosyada her türlü şüpheden uzak kesin delil bulunmadığı anlaşılmakla, atılı suçtan beraatlerine karar verilmesi gerekirken delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde mahkumiyetine yönelik hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
A.Sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ve ... yönünden;
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle Sakarya 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.06.2022 tarihli ve 2022/11 Esas, 2022/238 sayılı Kararında sanıklar müdafiilerince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
B. Sanık ... yönünden;
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Sakarya 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.06.2022 tarihli ve 2022/11 Esas, 2022/238 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 303 maddesi gereğince sanık hakkındaki hükmün "B" fıkrasının 5. (beşinci) bendinden sonra gelmek üzere "6-Bozma öncesinde kurulan mahkumiyet hükmü yönünden aleyhe temyiz talebi bulunmaması nedeniyle 5271 sayılı Kanun'un 307 nci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca sonuç ceza yönünden sanığın kazanılmış hakkının saklı tutularak hükmün 8 yıl 9 ay hapis cezası üzerinden infazına," ibaresinin eklenmesi ve sonraki bent numaralarının buna göre teselsül ettirilmesi suretiyle Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
C. Sanıklar ... ve ... yönünden;
Gerekçe bölümünde (C) bendinde açıklanan nedenle sanıklar müdafiilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Sakarya 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.06.2022 tarihli ve 2022/11 Esas, 2022/238 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca Sakarya 4. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
14.05.2024 tarihinde karar verildi.