İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2019/1785 E., 2021/957 K.
SUÇ: Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM: İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, hükmedilen cezanın süresine göre yasal şartları bulunmadığından, 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereğince, reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Ankara 32. Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.10.2019 tarihli ve 2019/159 Esas, 2019/655 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası yollamasıyla 58 inci maddesi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 63 üncü maddesi ve 3713 sayılı Kanunu'nun beşinci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 01.07.2021 tarihli ve 2019/1785 Esas, 2021/957 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
3. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 05.10.2022 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteminde özetle; sanık hakkında kurulan mahkumiyet kararının bozulması gerektiğine ve sair sebeplere ilişkindir.
Sanık müdafinin temyiz aşamasında sunduğu 07.03.2023 tarihli dilekçe kapsamında; sanığın 5237 sayılı Kanun'un 221 inci maddesi kapsamında etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanarak, davanın sonucuna etki edecek mahiyette beyanlarda bulunmak istediğini bildirdiği anlaşılmaktadır.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanık ... hakkında terör örgütüne üye olma suçunu işlediği iddiasıyla 5237 sayılı Kanunu’nun 314/2 nci maddesi ve sair sevk maddeleri gereğince cezalandırılması istemiyle açılan kamu davasında; tüm kovuşturma evrakı ile delillerin bir bütün olarak değerlendirilmesi suretiyle; sanığın Kara Kuvvetlerinde astsubay olarak görev yapar iken 2017 yılında açığa alındığı, dosya arasında bulunan HTS kayıtları ve Bilirkişi raporu incelendiğinde; sanığın kullandığı 0537 (...) (...) (...) numaralı GSM numarasının, İzmir ilinde bulunan 0232 (...) (..) (..) numaralı sabit ve/veya ankesörlü hattan "0248 (...) (..) (..)" numaralı ankesör kartını kullanmak sureti ile 31.08.2014 tarihinde saat 12:00:27'de arandığı 89 saniye görüşmeden sonra saat 12:23:20'de ve bu görüşmeden önce saat 11:59:17'de asker şahıs olan S. A. isimli şahsın ardışık olarak arandığı,
Şanlıurfa ilinde bulunan 0414 (...) (..) (..) numaralı sabit ve/veya ankesörlü hattan 01.07.2014 tarihinde 3 defa, 0414 (...) (..) (..) numaralı hattan 31.08.2014 tarihinde 4 defa arandığı, 05.09.2014 tarihinde 5 defa arandığı,
0414 (...) (..) (..) numaralı sabit ve/veya ankesörlü hattan 07.12.2013 tarihinde saat 10:23'de asker olan B.O. isimli kişinin arandığı görüşmenin 0 saniye olduğu, aynı tarihte saat 10:24'de sanığın kullandığı telefon numarasının arandığı 68 saniyelik görüşmenin ardından 10:26 da tekrardan B. O. isimli askeri personelin ardışık arandığı,
0414 (...) (..) (..) numaralı sabit ve/veya ankesörlü hattan 01.07.2014 tarihinde saat 17:07 de ve 17:08'de askeri personel olan R.K.'nın arandığı ve görüşme kaydının 0 saniye olarak göründüğü, aynı ... saat sanığın kullandığı GSM numarasının 17:09, 17:10 17:10'da arandığı ve 17:10'da ki aramada 105 saniyelik görüşme kaydının bulunduğu yani sanık ile askeri personel olan R.K.'nın ardışık olarak arandığı,
İstanbul ilinde bulunan 0216 (...) (..) (..) numaralı sabit ve/veya ankesörlü hattan 06.09.2014 tarihinde 6 defa arandığı,
Bursa ilinde bulunan 0224 (...) (..) (..) numaralı sabit ve/veya ankesörlü hattan 02.09.2014 tarihinde saat 20:47:56'da arandığı 45 saniye görüşmenin yapıldığı, sonrasında 20:48:50 ve 20:49:39'da 0 saniye görüşmenin göründüğü Bursa'nın alan kodu 224 numarasının arandığı, aynı ... aynı hattan saat 20:49:59'da 77 saniyelik görüşmenin A.T. isimli kişi ile yapıldığı (bu şahsın asker şahıs olup olmadığının iddianameden anlaşılamadığı, ayrıca karar verildiği tarih itibarı ile UYAP bilgi bankasından yapılan sorgulamada bu şahıs ile ilgili bir bilgiye rastlanmadığı belirtilmiştir) sonrasına saat 20:51:17 ve 20:51:22'de 0 saniyelik görüşmelerin olduğu Bursa'nın alan kodu 224 numarasının arandığı tespit edilmiştir.
Tanık olarak dinlenen Ö.A. talimat ile alınan beyanında sanık ile Konya Cihanbeyli'de aynı yüksek okulda okumaları ve Balıkesir astsubay meslek yüksek okulundan alt devresi olması nedeni ile sanığı tanıdığını, 2009 yılında kendisinin Cihanbeyli'de bulunan FETÖ'ye ait yurtta kalmaya başladığını sanığında zaman zaman bu yurda ders notu almaya geldiğini ancak yapı ile bir ilgisinin olmadığını, şüpheli sıfatı ile müdafii eşliğinde Cumhuriyet savcısına verdiği ifadesinde ise sanığın FETÖ yurtlarına gelip gittiğini ancak bunların ders notu almak amacı ile olduğuna yönelik bir beyanının olmadığı görülmüştür.
Sanık aşamalarda aramaların FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarınca aranmadığını, bu örgüt ile herhangi bir irtibatı bulunamadığını, tanığın üniversiteden arkadaşı ve Balıkesir astsubay meslek yüksek okulundan üst devresi olduğunu iddia ettiği gibi Cihanbeyli' de bulunan FETÖ yurtlarına hiç gitmediğini ve İzmir ilinden ardışık arandığı S.A. ile Şanlıurfa ilinden ardışık arandığı R.K. ve B.O. isimli astsubayları tanımadığını beyan etmiştir.
FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün "mahrem hizmetler" adı altında Türk Silahlı Kuvvetleri içerisinde büyük bir gizlilik içerisinde yapılandığı, TSK da görevli asker şahıslardan sorumlu örgüt elemanlarının örgüt mensubu asker şahıslar ile yüz yüze, bakkal, market ve büfelerdeki kontörlü telefon ya da ankesörlü telefonlar vasıtasıyla örgütsel buluşma öncesi buluşma yapılacak yerin ve zamanının tespiti amacıyla irtibat kurdukları, bu tedbirin terör örgütünce deşifre olmamak adına geliştirildiği, dosyada bulunan HTS kayıtları ve bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde sanığında Bursa, İzmir, İstanbul, Şanlıurfa ilinde bulunan sabit ve/veya ankesörlü hatlardan FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensubu sivil mahrem hizmet sorumlularınca görüşme amaçlı olarak arandığı, Şanlıurfa ilinde yapılan 07.12.2013 tarihinde B.O. isimli astsubay ile 01.07.2014 tarihinde R.K. isimli astsubay ile "2482051396 '' numaralı ankesör kartını kullanmak sureti ile İzmir ilinden 31.08.2014 tarihinde S.A. isimli astsubay ile ardışık olarak arandığı, ayrıca 02.09.2014 tarihinde Bursa ilinde bulunan sabit ve/veya ankesörlü hattan arandıktan sonra Bursa 'nın alan kodu 224 ün iki defa arandığı bu yöntemin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensubu mahrem hizmetlerden sorumlu sivil kişi tarafından daha önce aranan numaraların tespitinin önlenmesine yönelik olduğu, sanığın üniversite yıllarında da örgütün Cihanbeyli'de bulunan yurduna gidip geldiği, tanık Ö.'nün savcılık ifadesinde o yurtta kalıp ta kendisi ve sanık gibi farklı kuvvetlerde görev alan astsubayların ismini de verdiği dikkate alındığında; sanığn amacı, stratejisi, yapılanması ve faaliyetleri itibariyle Ülke genelinde devletin güvenliğine, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının öngördüğü düzene ve bu düzenin işleyişine yönelik cebir, şiddet ve ağır suç teşkil edecek şekilde vahamet arz eden olayları gerçekleştiren FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün hiyararşik yapı ve organik bütünlüğüne dahil olarak üzerine atılı silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediğinin sabit olduğu kanaatine varılmış,netice ceza olarak 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesinin kararında, "örgüt mensubu olduğu kabul edilen sanık hakkında verilen cezanın, mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilirken uygulama maddesi olarak karar yerinde sadece TCK’nın 58/9 uncu maddesinin gösterilmesi gerekirken, anılan maddenin atıf maddesi olarak kabulü ile uygulama yeri bulunmayan TCK’nın 58 inci maddesi gereğince tekerrür uygulanmasına karar verilmişse de, anılan hususun infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görüldüğü" belirtilerek, usule veya esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde veya işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu kabul edilmiştir.
IV. GEREKÇE
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanık müdafiinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-Sanık müdafiinin temyiz aşamasında 07.03.2023 tarihinde sunduğu dilekçe ile sanığın etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanarak, davanın sonucununa etki edecek mahiyette beyanlarda bulunmak istediğini bildirmesi karşısında, öncelikle sanığın duruşmada hazır edilerek etkin pişmanlık kurumunun mahiyet ve şartları da anlatılarak ayrıntılı ifadesinin alınması, vereceği bilgilerin örgüt içerisindeki kaldığı süre, örgütsel faaliyet ve konumuna uygun faydalı bilgiler olup olmadığı, eldeki bilgilerle örtüşüp örtüşmediği ilgili birimlerden sorulup değerlendirilerek sonucuna göre hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 221/4-2 nci maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmasında zorunluluk bulunması,
2-Kabul ve uygulamaya göre ise;
Örgüt mensubu olduğu kabul edilen sanık hakkında verilen cezanın, mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilirken uygulama maddesi olarak karar yerinde sadece TCK’nın 58/9 uncu maddesinin gösterilmesi gerekirken, anılan maddenin atıf maddesi olarak kabulü ile uygulama yeri bulunmayan TCK’nın 58 inci maddesi gereğince tekerrür uygulanmasına karar verilmesi,
Hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 01.07.2021 tarihli ve 2019/1785 Esas, 2021/957 sayılı Kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Sanık müdafiinin tahliye talebinin bozma gerekçesi gözetilerek REDDİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Ankara 32. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
15.03.2023 tarihinde karar verildi.