İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/483 E., 2022/905 K.
SUÇ: Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM: İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Denizli 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.04.2022 tarihli ve 2022/45 Esas, 2022/119 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 3 üncü maddesi delaletiyle aynı Yasa'nın 5/1 inci maddesi uyarınca 6 yıl 10 ay 15 ... hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 22.06.2022 tarihli ve 2022/483 Esas, 2022/905 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 07.10.2022 tarihli ve hükme esas alınan ve beyanları belirleyici olan itirafçı M. M.K., H. H.Y., S.A., H.G., O.K., F.E. ve H.P.'nin tanık sıfatıyla doğrudan aleni duruşmada sanığın huzurunda veya 5271 sayılı CMK’nın 180/1-2-5 inci maddesi gereğince SEGBİS kullanılmak ya da anılan Kanunun 181/1 inci maddesinde öngörülen usule riayet edilmek suretiyle istinabe yoluyla dinlenip iddia/kamu tanıklarını sorguya çekmek hakkı tanınması gerektiği gözetilmeden; anılan tanıkların şüpheli sıfatı ile verdikleri soruşturma beyanlarının okunarak diyeceklerinin sorulması ile yetinilerek CMK’nın 181/1 ve 217 nci maddelerine muhalefet edilmesi hukuka aykırı görüldüğü gerekçesiyle bozma görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle; hükme esas alınan yedi tanığın hiçbirinin mahkeme huzurunda dinlenilmemiş olmasına ve bu suretle soru sorma haklarının ihlal edilmiş olmasına, suç unsurunun teşdit sebebi yapılmış olmasına, tanık beyanlarının çelişkili olmasına ve sair sebeplere ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanığın savunmasında, örgütle irtibatı hakkındaki beyanları ve dolayısıyla suçlamayı kabul etmediği, ancak sanık hakkında birbiriyle çelişmeyen, aynı yönde ve tutarlı bir çok beyan olduğu, sanığın tanımadığını veya hatırlamadığını söylediği bir kısım beyan sahipleriyle HTS irtibat kayıtlarının tespit edilmiş olması da gözetildiğinde sanığın savunmasının cezadan kurtulmaya yönelik inkara dayalı bir savunma olduğu,
Netice itibariyle sanık hakkındaki etkin pişmanlık beyanlarına itibarla; sanığın üniversite okuduğu yıllarda örgütün öğrenci evlerinde kaldığı, zaman içerisinde Ev Abiliği, Lise Talebe Mesullüğü, Bölge Talebe Mesullüğü, Şehir Dışı Talebe Mesullüğü, Örgütün mahrem yapılanması içinde askeri öğrencilerden sorumlu "öğretmen" görevlerini üstlendiği ve kod adı kullandığı, bu şekilde sübut bulan eylemleri yoğunluk, çeşitlilik ve süreklilik gösterdiğinden FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile organik bağ kurduğu ve hiyerarşik yapıya dahil olduğu, bu sebeplerle de üzerine atılı silahlı terör örgütüne üye olmak suçunu işlediğinden cezalandırılması, ayrıca yukarıda sayılan eylemleri, yerine getirdiği görevler ve örgüt hiyerarşisindeki konumu itibariyle sanığın suç kastının yoğunluğu gözetilerek ceza tertibinde alt sınırdan uzaklaşılması gerektiği kanaaatine varılmıştır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı belirlenmiştir.
IV. GEREKÇE
1.Mahkumiyete esas alınan, suçun sübutu, vasfının tayini ve cezanın kişiselleştirilmesi bakımından belirleyici delil niteliğinde olan tanık M.M.K., H.H.Y., S.A., H.G., O.K., F.E. ve H.P.'nin doğrudan aleni duruşmada sanık ve müdafii huzurunda veya 5271 sayılı CMK’nın 180/1-2-5 inci maddesi gereğince SEGBİS kullanılmak ya da anılan Kanunun 181/1 inci maddesinde öngörülen usule riayet edilmek suretiyle istinabe yoluyla dinlenip AİHS’in 6/3-d ve Anayasanın 36 ncı maddeleri ile teminat altına alınan “iddia/kamu tanıklarını sorguya çekmek veya çektirmek” hakkı tanınması gerektiği gözetilmeden; sanığın tanığı sorgulama hakkının engellenmesi suretiyle CMK'nın 180/1 ve 181/1 inci maddelerindeki emredici hükümlere riayet edilmeyerek savunma hakkının kısıtlanmasına yol açacak şekilde CMK’nın 181/1 ve 210 uncu maddelerine muhalefet edilmesi,
2.Dosyaya istinaf kanun yolu aşamasında geldiği anlaşılan O.K.'nin beyanlarının CMK'nın 217 nci maddesi gereğince duruşmada sanık ve müdafiine okunup tartışılması; gerekirse duruşmada hazır edilmesi neticesinde sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken yetersiz belgelere dayanılarak eksik araştırma ile hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 22.06.2022 tarihli ve 2022/483 Esas, 2022/905 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, müsnet suçun niteliği, kaçacağına dair somut olgular bulunan sanığın tutuklulukta geçirdiği süre, mevcut delil durumu gözetilerek tahliye talebinin reddi ile tutukluluk halinin devamına,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının a bendi uyarınca Denizli 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
02.03.2023 tarihinde karar verildi.