İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/211 E., 2022/206 K.
SUÇ: Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Düzeltilerek Onama
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Kütahya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.03.2018 tarihli ve 2017/44-2018/111 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 5 inci maddesinin birici fıkrası ve Türk Ceza Kanunu’nun 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 7 yıl 13 ay 15 ... hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 04.05.2018 tarihli ve 2018/798-2018/774 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
3. Bursa Bölge Adliyesi Mahkemesi 2. Ceza Dairesi Kararının, sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 04.04.2022 tarihli ve 2021/6421 Esas, 2022/1655 sayılı Kararı ile sanık hakkında temel ceza tayin edilirken; Anayasanın 138/1. maddesi hükmü, TCK'nın 61 inci maddesinde düzenlenen cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesine ilişkin ölçütlerle TCK’nın 3/1 inci maddesinde düzenlenen orantılılık ilkesi çerçevesinde, suçun işleniş biçimi, işlenmesinde kullanılan araçlar, işlendiği zaman ve yer, suç konusunun önem ve değeri, meydana gelen tehlike ile sanığın kasta dayalı kusurunun ağırlığı, güttüğü amaç ve saik de göz önünde bulundurularak; hukuka, vicdana, dosya kapsamına uygun alt sınırdan makul düzeyde uzaklaşarak bir cezaya hükmedilmesi gerekirken teşdidin derecesinde yanılgıya düşülerek fazla ceza tayin edilmesi nedeniyle bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
4. Bozma üzerine Kütahya 3. Ağır Ceza Mahkemesince sanık ...'ın cezalandırılmasına ve 5271 sayılı Kanun'un 307 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca doğrudan temyiz merciine gönderilmesine karar verilmiştir.
5. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 08.10.2022 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi, sanığın terör örgütü üyeliğinin sabit olmadığı, Bank ... hesap hareketlerinin rutin olduğu, ByLock raporunun hatalı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
A. Bozma Sonrası İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanık adına kayıtlı olan ve kendisi tarafından kullanıldığı anlaşılan (0506) (...) (..) (..) numaralı GSM hattı üzerinden uygulamaya ilk giriş tarihi 03.01.2015 ve son giriş tarihi olan 10.12.2016 tarihleri arasında ByLock sistemine 581 kez özgü server IP'lerini kullanarak giriş yaparak ByLock kullanıcısı olduğu anlaşılmış,
Her ne kadar eşi adına kayıtlı olan (0506) (...) (..) (..) sayılı hattı zaman zaman kullandığını beyan etmiş ise de, çalışmakta olduğu MEB Kurumuna Kütahya'da faaliyette bulunan özel şirketleri olan Osmangazi Elektrik ve Çini Doğalgaz'a kendi adına irtibat numarası olarak verdiği, eşinin yargılaması bulunan Kütahya 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/130 Esas nolu dosyasından alınan eşi E.B.'nin müdafii huzurunda kollukta alınan beyanında (0506) (...) (..) (..) nolu hattı sanığımız eşi N.B.'nin kullandığını beyan ettiği ve yine bahsi geçen 2. Ağır Ceza Mahkemesinin (0506) (...) (..) (..) nolu hatta ilişkin olarak tespit edilen 323356 ID numaralı ByLock içeriklerinden kullanıcıya diğer ByLock kullanıcıların Nursel43, NRSLHM, Nursel Kütahya, Nursel Abla, Nursel K, gibi isimler verdikleri, ayrıca yazışma içeriklerinde Nursel olarak hitap ettikleri gözetildiğinde sanığın (0506) (...) (..) (..) sayılı eşi adına kayıtlı hatla bu hattı kullanarak ByLock sistemini kullandığı, içeriklerden anlaşıldığı üzere örgütte aktif ve üst konumda yer aldığı, örgütsel faaliyetleri nerede, nasıl, kaç kişi katılacağına dair organizasyonlar yaptığı anlaşılmıştır.
Bank Asyadan gelen 07.08.2017 tarihli cevabı yazıya göre sanığa ait Bank ... Müşteri numarası 1978521 olan hesabının bulunduğu, Aralık 2013 tarihi itibariyle 5.305 TL iken, hesabının Ocak 2014'te 9.323 TL'ye yükseldiği, Mayıs 2014'te 12.160 TL'ye kadar artış gösterdiği görülmüş, her ne kadar sanık eşi ile ortak hesapları olduğundan eşinin ortak hesabı yönettiğini savunmuş ise de, eşi ile 2490222 nolu savunduğu şekilde ortak bir hesaplarının bulunduğu, ancak bu ortak hesapta hiçbir para hareketi olmadığı gelen cevabı yazılardan anlaşılmış, sanığın kendi adına kayıtlı olan hesabındaki hesap artışları gözetildiğinde sanığın örgütün finans kuruluşunu destekleme yönünde örgütsel saikle hareket ettiği anlaşılmıştır.
FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile irtibatı ve iltisakı olduğu için KHK ile kapatılan Aktif Sen sendikasına daha önce kapatılıp açılmasına rağmen bağlılığının yoğun olduğunu gösterecek şekilde ikinci kez üyeliği ve Kütahya Eğitim Gönüllüleri Derneğine üyeliğinin bulunduğu görülmüş ve sanığın atılı suçtan alt sınırdan ayrılarak takdiren ve teşdiden cezalandırılmasına karar verilerek dava dosyası, 5271 sayılı Kanun'un 307 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca doğrudan temyiz merciine gönderilmiştir.
IV. GEREKÇE
Silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan sanık hakkında hükmolunan temel cezada 5237 sayılı Kanunun 62/1 inci maddesi gereğince indirim yapılırken “6 yıl 10 ay 15 ...” yerine “5 yıl 22 ay 15 ...” hapis cezasına hükmolunmak suretiyle eksik ceza tayini aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarih, 2017/16-956 Esas ve 2017/370 sayılı Kararı ile onanarak kesinleşen, Dairemizin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı Kararında; "ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bir suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının her türlü şüpheden uzak kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını gösteren delil olacağı"nın kabul edildiği;
Sanığın ByLock programını kullanmış olduğu (0506) (...) (..) (..) no'lu hattı ile 323356 ID numarasıyla kullandığı, İlk Derece Mahkemesi kabulünde olduğu üzere kullanıcı adı, yazışma içerikleri nazara alındığında ByLock kullanıcısının sanık olduğunun anlaşıldığı, bu şekliyle sanığın örgütsel haberleşme amacıyla ByLock kullandığının sabit olduğu, bu yöne ilişkin temyiz sebeplerinin yerinde olmadığı,
BDDK'nın 29.05.2015 tarihli kararı ile temettü hariç ortaklık hakları ile yönetim ve denetimi Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna devredilen ve 22 Temmuz 2016 tarihli Kararı ile de 5411 sayılı Bankacılık Kanununun 107 nci maddesinin son fıkrası gereğince faaliyet izni kaldırılıncaya kadar yasal bankacılık faaliyetlerine devam eden, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisaklı ... Katılım Bankası A.Ş.'de gerçekleştirilen mutad hesap hareketlerinin müsnet suç yönünden örgütsel faaliyet ya da örgüte yardım etmek kapsamında değerlendirilemeyeceği gözetilerek, örgüt liderinin talimatı üzerine örgütün amacına hizmet eden ve bankanın yararına yapılan ödeme ve sair işlemlerin, örgüte üye olmak suçu bakımından örgütsel faaliyet kabul edileceği;
Sanığın örgüt liderinin Bank Asyaya yönelik talimatı doğrultusunda örgüte müzahir Bank Asyada Aralık 2013 tarihi itibariyle bakiyesinin 5.305 TL iken, hesabının Ocak 2014'te 9.323 TL'ye yükseldiği, Mayıs 2014'te 12.160 TL'ye kadar artış gösterdiği, 16.01.2014 te ve 06.02.2015 de katılım hesapları açtığı; İlk Derece Mahkemesinin gerekçesi ile bu hususların sabit olduğu, bu yöne ilişkin temyiz sebeplerinin yerinde olmadığı,
FETÖ/PDY terör örgütüne müzahir derneğe üyeliği bulunan sanığın yukarıda açıklanan nedenlerle; yargılama sürecindeki usuli işlemlerin Kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımın kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; sanık müdafiinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş;
Ancak;
1-Örgüt mensubu olduğu kabul edilen sanık hakkında verilen cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilirken uygulama maddesi olarak karar yerinde sadece TCK'nın 58/9 uncu maddesinin gösterilmesi gerekirken, anılan madde ile birlikte uygulama yeri bulunmayan TCK'nın 58/7 nci maddesi gereğince tekerrür uygulanmasına karar verilmesi,
2-Silahlı terör örgütüne üye olma suçu temadi eden suçlardan olup ilk yakalanma ile temadi kesileceğinden gerekçeli karar başlığında sanık yönünden suç tarihinin “30.05.2017" yerine “15.07.2016,” olarak yazılması,
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Kütahya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.06.2022 tarihli ve 2022/211 Esas, 2022/206 sayılı Kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu nedenle BOZULMASINA, ancak bu hususların yeniden yargılamayı gerektirmeden CMK'nın 303/1-c maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hükmün tekerrür uygulamasına dair kısımlarının bütünüyle çıkarılarak yerine “Sanığın örgüt mensubu olmak suçundan mahkumiyetine karar verilmiş olmakla, sanığa verilen hapis cezasının 5237 sayılı TCK’nın 58/9 uncu maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve ayrıca sanık hakkında cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına,," ibaresi eklenmesi ve hükümde suç tarihinin “15.07.2016" yerine “30.05.2017” olarak yazılması suretiyle diğer yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca Kütahya 3. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
20.03.2023 tarihinde karar verildi.