İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SAYISI: 2021/879 E., 2022/96 K.
SUÇ: Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM: İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Yozgat 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.04.2021 tarihli ve 2019/281 Esas, 2021/124 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun (3713 sayılı Kanun) 3 üncü fıkrası delaletiyle 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
2. Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 28.01.2022 tarihli ve 2021/879 Esas, 2022/96 sayılı Kararı ile, sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 30.09.2022 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle; sanığın HTS kayıtlarının şüpheli delil niteliğinde olduğuna, görüşme içeriklerinin bulunmadığına; sanığın atılı suçu işlediğine dair kesin delil bulunmadığına; sanığın yapılan aramaları cevaplamadığının anlaşıldığına; dinlenen tanıkların sanık aleyhinde beyanda bulunmadığına; sanığın atılı suçu işlediğine yönelik şüphenin giderilemediğine, bu nedenlerle kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanığın 2012 yılında Balıkesir Astsubay MYO’ya başladığı, 2015 senesinde mezun olduğu, sanığın kontörlü/sabit hat/ankesörlü hatlardan ardışık aranmalarının çoğunlukla aynı kişiler ve benzer rütbeli kişilerle olmasının dikkat çekici olduğu, sanığın askeri mahrem imamlar tarafından arandığının sabit olduğu, örgüt üyeleri ile ankesörlü veya sabit hatlı telefonlardan görüşerek haberleştiği, sanığın örgüt hiyerarşisi içerisinde askeri personellerden sorumlu mahrem imamların kontrolü altında bulunduğu ve bu kişilere bağlı olarak hareket ettiği, sanığın örgüt içerisindeki hiyerarşiye dahil olarak FETÖ/PDY oluşumunun hedef ve çıkarları doğrultusunda örgüt üyesi olarak faaliyet gösterdiği, elde edilen delillerden olan itirafçı beyanlarından, kontörlü/sabit telefonlardan aranma kayıtlarından anlaşılacağı üzere, sanığın FETÖ/PDY'nin askeri yapılanması içerisinde olduğu, örgütün sohbet toplantılarına katıldığı, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü içerisinde bulunan "Mahrem Hizmetler Sınıfı" mensuplarının örgütsel gizliliği sağlamak için "Örgüt içi iletişimde ankesörlü ve sabit(kontörlü) telefon kullanma" yöntemine örgüt talimatı doğrultusunda dahil olduğu, kendisinden sorumlu mahrem imamlar tarafından sabit hatlardan arandığı, bu suretle üzerine atılı FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği kabul edilmiş ve sanığın atılı suçtan cezalandırılmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Bölge Adliye Mahkemesince, incelenen dosya kapsamına ve gerekçeye göre İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular ile hukuki vasıflandırma ve cezanın kişiselleştirilmesi yönünden hükümde herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
a) Amacı, yapılanması ve faaliyet yöntemlerine ilişkin ayrıntıları, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 26.09.2017 tarih, 2017/16-956 Esas ve 2017/370 sayılı Kararı ile onanarak kesinleşen, Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı Kararında ve Dairemizin müstakar kararlarında açıklandığı üzere, FETÖ/PDY, cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın öngördüğü düzeni ortadan kaldırmayı ve yerine başka bir düzen getirmeyi amaçlayan bir terör örgütüdür.
b) Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesi'nin 13.11.2019 tarihli 2018/5526 – 2019/6842 sayılı kararında detayları belirtildiği şekilde örgütün iletişim yöntemi olduğu kabul edilen ardışık arama ve ankesörlü telefon ile haberleşme yöntemlerince sanığın örgütün mahrem imamları tarafından ardışık, periyodik ve tekil yöntemlerle arandığı gözetilerek sanığın örgütün hiyerarşik yapısına girerek silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği kabul edilen sanık hakkındaki hükümde, yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapılması, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlenmesi, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilenmesi, özleri değiştirilmeksizin tartışılması, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırılması, eylemin doğru olarak nitelendirilmesi ve kanunda öngörülen suç tipine uyması, yaptırımın kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulanması, sanığın da mahkeme huzurunda kabul etmiş olduğu telefon numarasının örgütün hiyerarşik yapısının içinde olduğunu gösterir bir şekilde ankesör aramalarında ardışık, periyodik ve tekil olmak üzere örgütün şifreli haberleşme yöntemine uygun olarak arandığı ve aranan kişilerle aynı rütbe, makam, sınıf olarak denk olduğu ve bu durumun tanık anlatımları ile uyumlu olması nedenleriyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 28.01.2022 tarihli ve 2021/879 Esas, 2022/96 sayılı Kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Yozgat 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
14.03.2023 tarihinde karar verildi.