İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2021/899 E., 2021/1113 K.
SUÇ: Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM: İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Konya 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 01.04.2021 tarih ve 2020/209 Esas 2021/137 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314/2, 3713 sayılı Kanun'un 5/1 ve TCK'nın 62, 53 üncü maddesi uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2.Konya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 02/07/2021 ... ve 2021/899 Esas, 2021/1113 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun hükmün düzeltilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
3.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 06.11.2022 tarih ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdii olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle, tanık beyanlarının şüpheli sıfatıyla alınan etkin pişmanlık kapsamlı ifadeler olduğu ve hukuki delil olarak adlandırılıp hükme esas alınamayacağı, sanığın örgüt içi evlilik yaptığı yönündeki iddiaların ispattan vareste olduğu, sanığın örgütle bağlantısının tespit edilemediği, faaliyetlerinin çeşitlilik, yoğunluk içermediği, suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığı ve sair hususlara ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Polis memuru olarak görev yaparken 701 sayılı KHK ile ihraç edilen B.Ş.'nin; sohbet adı altında yapılan toplantılara katıldığı, bu durumu kabul etmese dahi dosya kapsamında dinlenen tanık Ş.K.'nın "...arada bir sanığı sohbetlerde görmüşlüğüm vardı." şeklindeki, tanık F.Ö.'nün "...Sanıkla aynı sohbet ortamında bulunduğumuzu hatırlamıyorum. Ancak onunda bu cemaat sohbetlerine katıldığını biliyorum...Bu sohbetler yanlış hatırlamıyorsam yapıya ait evlerde oluyordu. Çalıştığımız işten dolayı bu sohbetlere katılmamız düzenli olmuyordu. Kesin bir şekilde düzenli katıldı diyemem." şeklindeki, tanık İ.K.'nın "...2012-2016 yılları arasında İstanbul'da Valilik Koruma'da birlikte çalıştık, sanık ile biz karşılıklı çalışıyorduk...17-25 Aralık sürecinden önce sanığı birkaç kez sohbetlerde gördüm, ondan sonra gruplara ayrıldığımız için birbirimizi görmüyorduk...sohbetler ... evlerde de oluyordu, farklı farklı yerlerde de oluyordu, sanığı da bu sohbetlerde sadece bir defa gördüm, ayrı zamanlarda çalıştığımız için ben sanığı kendi kaldığım evdeki sohbetlerde gördüm, bunun dışında sanığı görmedim." şeklindeki, tanık V.B.'nin soruşturma aşamasında alınan "...Aynı zamanda ikmal büroda şef olarak çalışan B.Ş. isimli yakın arkadaşım yine bana toplantılara katılmam yönünde teklifte bulundu. B. ve F. isimli arkadaşlarımın yoğun baskılarıyla Şirinevler ilçesinde örgüt evinde akşam yemeğine katıldım. Çevik kuvvetteki son yılımda yine B.Ş. ve F.K.'nın davetleriyle S.S.'nin evinde toplantıya katıldım. B.Ş. ve F.K. o dönemde çevik kuvvet dahili birim kadrosunda örgüt adına organize eden kişilerdi." şeklindeki beyanlarından sanığın bir dönem sohbetlere katıldığının anlaşılması, gizli tanık GARSON'un Emniyet Teşkilatı içerisinde yer alan örgüt mensuplarının bilgilerinin bulunduğu, örgüt bölge sekreteri ve kendisi tarafından bizzat bilinen örgüt üyelerinin isimlerinin yer aldığı SD kartı 18.04.2017 tarihinde Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına teslim etmesinden sonra SD kart üzerinde yapılan incelemede; sanığın 2015 Mart Alan, Derece 1, Alan kısmında "SAY(Fetö mensubu olup her şeyiyle teslim olan ancak yöneticilik vasfı olmayan polis memurunu )", 2015 Mart Alan Dışı, Derece 2, Kurs Taksiti kısmında "0 (hakkında bilgi olmayan personel)", Zaaf kısmında "Y", Etüt 2015 kısmında "1", Ofis kısmında "Hayır", Açıklama kısmında "evlendikten sonra irtibatta problem yaşadığımız için Hasan'ın grubuna aldık" şeklinde ve Zümre Başkanı "S2-Akif", Öğretmeni "Ahmet1" olarak kodlandığının tespit edilmesi, FETÖ'ye ait evde kaldığının tanık Ş.K.'nın "...sanığın ismini B. olarak biliyorum ancak çok iyi tanımıyorum, çok yakın olarak tanımamakla beraber 2011-2012 yıllarında örgüt olarak bilinmeyen ve cemaat olarak bilinen bu yapının memur evlerinde kaldığını biliyorum. Ondan sonrası ile ilgili çok görmüşlüğüm veya herhangi bir durumuna vakıf olmuşluğum yok. Ben polis memuruyum, o zaman bu yapının evlerinde ben de kalmıştım çünkü herhangi bir örgüt olarak ilan edilmemişti. Ancak aynı evde kalmadık, bundan dolayı sanığın da bu evlerde kaldığını biliyorum ancak süresini ve sonrasını bilmiyorum, sadece kısa süreli kaldığını biliyorum." şeklindeki beyanından anlaşılması ile dosya kapsamında bulunan 15 Temmuz-3 isimli gizli tanığın soruşturma aşamasında vermiş olduğu sanık ve eşinin örgüt içerisinde tanıştırılarak evlendirildiklerini belirtir "...H.B.: Zabıt katibi olarak çalışır, İstanbul Anadolu Adliyesinde çalışmaktaydı. Ancak hangi büroda çalıştığını bilmiyorum. Daha sonra M.D.'nin bana anlatması ile "kendisinin cemaatten bir polisle evlendirildiğini, polis olan eşinin vali koruması olduğunu" söyledi. Tam olarak bilmemekle birlikte Küçükçekmece ve Büyükçekmece Adliyesinde çalışır. Ayrıca bu şahısı gittiğim sohbetlerde görmüştüm." şeklinde beyanının bulunması ve sanık aleyhinde dosya kapsamında bulunan diğer deliller birlikte değerlendirildiğinde sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile önceden süreklilik, yoğunluk ve çeşitlilik arz eden organik bağının bulunduğu ve sanığın eylemlerinin bir bütün halinde 5237 sayılı TCK'nın 314/2 nci maddesinde düzenlenen silahlı terör örgütü üyesi olma suçunu oluşturduğu konusunda mahkemede tam bir vicdani kanı hasıl olmuştur.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Yapılan inceleme neticesinde; polis memuru olarak görev yapmakta iken 701 sayılı KHK ile meslekten ihraç edilen, gizli tanık GARSON'un Emniyet Teşkilatı içerisinde yer alan örgüt mensuplarının bilgilerinin bulunduğu, örgüt bölge sekreteri ve kendisi tarafından bizzat bilinen örgüt üyelerinin isimlerinin yer aldığı SD kartta ''SAY'' olarak kodlaması yapılan sanık hakkında beyanları alınan tanıkların sanığın, örgütün operayonel eylemlerine başladıktan sonraki dönemde sohbet toplantılarına katıldığı, örgüt içi evlilik yaptığı, örgütün memur evlerinde kaldığı yönündeki ifadeleri bir bütün halinde değerlendirildiğinde sanığın örgüt içerisindeki faaliyetlerinin yoğunluk, çeşitlilik ve süreklilik arz ettiği anlaşılmakla; yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; karar gerekçelerine göre sanık müdafiinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmediğinden, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Konya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 02.07.2021 tarihli ve 2021/899 Esas, 2021/1113 sayılı Kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Konya 6. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Konya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
14.03.2023 tarihinde karar verildi.