İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SAYISI: 2022/1225 E., 2022/1826 K.
SUÇ: Silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte silahlı terör örgütüne
bilerek isteyerek yardım etme
HÜKÜM: İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma
Sanık hakkında bozma üzerine dosyanın gönderildiği bölge adliye mahkemesince verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Amasya 1.Ağır Ceza Mahkemesinin 04.04.2018 tarih, 2017/302 Esas, 2018/268 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne yardım etme suçundan, TCK'nun 314/3 ve 220/7.maddesi delaletiyle 314/2. maddesi, TMK 5/1 ve TCK 62/1, 53, 63 maddeleri uyarınca 1 yıl 13 ay hapis cezasına karar verilmiştir.
2. Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 21.03.2019 tarihli, 2018/299 Esas 2019/382 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanığın istinaf başvurusunun kabulüyle hükmün CMK'nın 280/1-a maddelerince kaldırılmasına, sanığın üzerine atılı suçtan açılan kamu davasından, atılı suçun sanık tarafından işlendiği sabit olmadığından 5271 sayılı CMK'nın 223/2-e maddesi gereğince beraatine karar verilmiştir.
3. Yargıtay 3. Ceza Dairesi'nin 21.02.2022 tarih ve 2021/8312 E., 2022/777 K. sayılı Kararı ile özetle;
''....
Bu nedenlerle İlk Derece Mahkemesince verilen mahkumiyet kararlarının istinaf edilmesi üzerine, delillerin hatalı değerlendirildiği mülahazasına istinaden 5271 sayılı CMK'nın 223/2-e maddesi gereğince yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin kanıtlanamaması gerekçesiyle duruşma açılmaksızın sanığın beraatine karar verilemeyeceğinin gözetilmemesi,...'' nedeniyle bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz talebinin kabulüyle hükmün bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesi uyarınca Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmesine karar verilmiştir.
4. Bozma üzerine yapılan yargılama neticesinde, Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin 15.06.2022 tarih ve 2022/1225 Esas, 2022/1826 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne yardım etme suçundan mahkumiyetine yönelik sanık müdafinin istinaf başvurularının CMK'nın 280/2. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
5. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 28.10.2022 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdii olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık nüdaifinin temyiz istemi özetle, sanık hakkındaki beraat hükmünün duruşma açılmadan verilmiş olmasından oluşan salt usulü bir eksiklik nedeniyle kararın bozulduğu, bozma kararı sonrasında ise duruşma açılarak usule ilişkin eksikliğin giderildiği, dosyaya başka bir bilgi ya da belgenin de girmediği ve daha önce verilen beraat kararından dönülmesini gerektiren maddi ve hukuki herhangi bir sebep bulunmadığı, bu nedenlerle de bozma kararına uyulması ile oluşan usulü müktesep haklar da gözetilerek sanığın beraatine karar verilmesi gerekirken, istinaf başvurusunun yersiz bir şekilde esastan reddi yönünde hüküm kurulduğuna ve sair hususlara ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Her ne kadar sanık üzerine atılı suçlamayı kabul etmemiş ise de, sanığın örgüte iltisaklı Ufuk Sağlık-Sen'e üye olduğu, sanığın "bu iş bitmedi, açığa alsalar ne olur, bak beni takip edemediler, beni tespit edemediler, ben onların şeylerine üye değilim, faaliyetlerimiz devam ediyor" şeklinde beyanda bulunduğunda dair ihbarın olduğu, söz konusu ihbarı yapan kişinin tanık olarak alınan beyanında sanığın ve eşinin cemaate mensup kişiler olduğunu belirttiği, Bank ... Genel Müdürlüğünün cevabi yazılarından da anlaşıldığı üzere sanığın 2014-2015 yıllarında müteaddit defalar döviz cinsinden katılım hesabı açıldığı, yine bu tarihlerde bankaya döviz cinsinde para yatırıldığını, 2015 Temmuz ayında sanığın bankada bulunan mevduatını vadesinden önce çektiği, söz konusu tarihlerde bankanın kayyum yönetiminde olduğu, sanığın savunmasında hiçbir örgüte üye olmadığını, faizsiz bankacılık olduğu için bu bankadan hesap açtırdığını, talimat ile hesap açtırmadığını, hesabına talimat ile para yatırmadığını, talimat ile hareket etmediğini, cemaat bilinciyle hareket etmediğini, cemaat toplantılarına, sohbetlerine katılmadığını, cemaat ile hiçbir bağının olmadığını, tanık beyanının kabul etmediğini, tanığın söylediklerinin gerçek olmadığını, soyut beyanlarda bulunduğunu beyan ettiği, sanığın örgüte iltisaklı kurum ve kuruluşlar ile ilişkisinin bulunduğu, örgüte iltisaklı sendikaya üye olduğu, örgütün bankasında hesabının bulunduğu ve bu hesaplarda örgüt liderinin talimatı sonrasında hesap açılışları olduğu, hesaptaki mevduatta artışların olduğu, bankaya kayyum atandıktan sonra vade beklenilmeden paranın bankadan çekildiği, bu hususların tesadüfi olmayacağı, yapılan ihbar ve ihbarı yapan kişinin gizli tanık olarak alınan ifadesi, sanığın örgüt iltisaklı sendikanın üyesi olduğu, sanığın örgüte yardım kapsamında örgüt talimatı ile hareket ettiği hususunda tereddüt bulunmadığından sanığın TCK.nun 314/2, 220/7 maddeleri gereğince cezalandırılmasına yönelik hüküm kurulmuştur.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Bozma üzerine İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
1-BDDK'nın 29.05.2015 tarihli kararı ile temüttü hariç ortaklık hakları ile yönetim ve denetimi Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna devredilen ve 22 Temmuz 2016 tarihli kararı ile de 5411 sayılı Bankacılık Kanununun 107. maddesinin son fıkrası gereğince faaliyet izni kaldırılıncaya kadar yasal bankacılık faaliyetlerine devam eden, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisaklı ... Katılım Bankası A.Ş'de gerçekleştirilen rutin hesap hareketlerinin örgütsel faaliyet ya da örgüte yardım etmek kapsamında değerlendirilemeyeceği gözetilerek, örgüt liderinin talimatı üzerine örgütün amacına hizmet eden ve bankanın yararına yapılan ödeme ve sair işlemlerin, örgüte üye olmak suçu bakımından örgütsel faaliyet, tek başına ise örgüte yardım etmek olarak kabul edilebileceği nazara alındığında; Bank Asyadaki hesap kayıtları üzerinde yapılan incelemeye göre, Bank Asyada 2008 yılında açmış olduğu hesabındaki para yatırma ve çekme işlemleri ve 06.07.2015 tarihinde açmış olduğu katılım hesabının örgüt liderinin çağrı dönemlerine denk gelmediği gibi bankadaki bakiyesini 2016'nın altıncı ayına kadar da devam ettirdiği de gözetilerek sanığın Bank ... nezdindeki işlemlerinin rutin bankacılık işlemleri olduğu, sanığın örgüt liderinin talimatı doğrultusunda, örgüte yardım kastıyla hareket ettiği tespit edilemediğinden örgüte yardım suçundan mahkumiyetini gerektirir her türlü şüpheden uzak delil bulunmayan sanığın atılı suçtan beraati yerine delillerin değerlendirilmesinde düşülen yanılgı sonucu yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
2-Bozmaya uyularak yapılan yargılamada, sanığın silahlı terör örgütüne yardım etme suçundan mahkumiyetine dair verilen Amasya 1.Ağır Ceza Mahkemesinin 04.04.2018 tarih, 2017/302 Esas, 2018/268 Karar sayılı hükmü ile istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 21/03/2019 tarihli, 2018/299 Esas 2019/382 sayılı Kararının, Dairemizin 21.02.2022 tarih ve 2021/8312 Esas, 2022/777 Karar sayılı kararı ile bozulmakla ortadan kalkacağı gözetilmeyerek 5271 sayılı CMK’nın 280/2. maddesi gereğince yeniden hüküm kurulması gerekirken bundan zuhul ile yazılı olduğu biçimde istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi ile yetinilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle; sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin 15.06.2022 tarih ve 2022/1225 Esas, 2022/1826 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
14.03.2023 tarihinde karar verildi.