İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/870 E., 2022/1170 K.
SUÇ: Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM: İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEMYİZ EDENLER: Sanık ve müdafii
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Hükmün bozulması
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İzmir 16. Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.04.2022 tarihli ve 2017/735 Esas, 2022/168 sayılı Kararı ile sanık hakkında "Silahlı terör örgütüne üye olma" suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 62 nci maddesi, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası, 63 üncü maddesi ve 53 üncü maddesini birinci ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca, sanığın 6 yıl 10 ay 15 ... hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin, 16.09.2022 tarihli ve 2022/870 Esas, 2022/1170 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin ve o yer Cumhuriyet savcısının istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
3. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 20.10.2022 tarihli ve bozma görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
Eksik soruşturma ve kovuşturma ile hüküm kurulduğuna,
Şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince beraat kararı verilmesinin gerektiğine,
Müvekkilin soruşturma ve kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık kapsamında beyanlarının bulunması ve istinaf sürecinde de etkin pişmanlıktan yararlandırılması istemiyle yeni dilekçe vermesi dikkate alınarak hükmün bozulmasıyla müvekkilin etkin pişmanlık hükümlerinden faydalandırılması gerektiğine,
Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanığın sorgu hakimliği önünde ve kovuşturma evresinde istikrarlı biçimde etkin pişmanlık kapsamında beyanlarda bulunduğu görülmüş, sanığın iki farklı hat üzerinden ByLock programını kullandığını ikrar etmesi, örgüt ile tanışma sürecini, kendisine ByLock yüklenme şeklini ve yükleyen kişiyi, dahil olduğu sohbet grubunun üyelerini, İZÇAD isimli iltisaklı dernekte yapılan örgütsel sohbetlerde sohbet veren kişiyi, sohbete katılanları anlatması, örgütle bağlantılı 20 kişi hakkında bilgiler vermesi, beyanlarına başvurulan üç tanığın da beyanlarıyla sanığın ikrara yönelik anlatımlarını desteklemesi, tanıkların sanığı 2013-2015 yılları arasında İZÇAD derneğinde sohbetlere katılan, aynı dönemde küçük bölge imamlığı yapan, 2015-2016 arasında işçi ünitesinde sohbet abiliği yapan örgüt üyesi olduğu yönünde teşhis etmeleri dikkate alındığında, sanığın bu şekilde FETÖ/PDY terör örgütü içerisinde kendisine verilen talimatlara uymak suretiyle örgüt amaçları ve talimatları doğrultusunda hareket ettiği ve örgütün üyesi olduğunun kabul edildiği, mahkemesince sanığın örgütün yapısı ve örgüt faaliyeti hakkında daha fazla bilgiye sahip olmasına rağmen bu konuda eksik bilgi vererek verdiği bilgilerin konumuna uygun ve yeterli olmadığı dikkate alınarak sanığın beyanlarının etkin pişmanlık kapsamında değerlendirilmesinin mümkün görülemeyeceği ve sanık hakkında TCK'nın 221 inci maddesinin uygulanmaması gerektiği belirtilmiş, sanığın eylemine uyan TCK'nın 314/2 nci maddesi gereğince Türk Ceza Kanununun 61 ve 3/1 inci maddeleri gözetilerek iki adet ByLock haberleşme programını kullanıyor olması, bu nedenle örgüt içerisindeki etkinliğinin ve güvenilirliğinin bu sistemi kullanmayanlara nazaran fazla olması hususu da dikkate alındığında suçun işleniş şekli ve sanığın amaç ve saiki, kasta dayanan sorumluluğu göz önüne alınarak üzerine atılı suçtan takdiren asgari hadden uzaklaşılarak 5 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmış, 3713 Sayılı Terörle Mücadele Kanununun 3 üncü maddesinde belirtilen terör suçu ile cezalandırılmış olması sebebiyle sanığa verilen ceza 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 5/1 inci maddesi gereğince yarı oranında artırılmış, sanığın dosya ve duruşma tutanaklarına yansıyan olumsuz bir davranışının bulunmaması takdiri indirim sebebi sayılarak sanık hakkında TCK'nın 62/1 inci maddesindeki takdiri indirim maddesi uygulanmış, CMK'nın 100/3-a-11 inci maddesinde belirtilen Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar bölümünde düzenlenen silahlı terör örgütü üyeliği suçu nedeni ile hükmen verilen hapis cezasının miktarı ve sanığın daha önce tutuklulukta geçirmiş olduğu süre dikkate alındığında, Adli Kontrol Tedbirlerinin yetersiz kalacağı anlaşıldığından, sanığın Hükmen Tutuklanmasına karar verilmiş olduğu, görülmüştür.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
1- Mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere ve dosya kapsamına göre, iki adet hesap üzerinden ByLock kullandığını ikrar eden, örgüt içerisinde sohbet hocası küçük bölge imamı olarak görev aldığını, örgütsel sohbetlere katıldığını ve işçi grubuna sohbet verdiğini de ikrar eden sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün organik ve hiyerarşik yapısına dahil olduğu, örgütün hiyerarşik yapısına organik bağla katılıp süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluluk arz eden faaliyetlerde bulunmak suretiyle örgüt üyesi olduğuna dair kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
2- Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu anlaşılmakla sanığın temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü sair nedenler yerinde görülmediğinden reddine, ancak;
Sanığın silahlı terör örgütüne üye olma suçunun sübutu kabul, olay niteliğine ve kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin edilmiş, incelenen dosyaya göre silahlı terör örgütüne üyelik suçundan verilen hükümde bir isabetsizlik yok ise de; soruşturma aşamasında sorgu hakimliği önündeki beyanından itibaren başlamak üzere ve kovuşturma aşamasında alınan savunmalarında etkin pişmanlıktan yararlanmak istediğini bildirerek bu kapsamda bilgiler veren sanık hakkında; incelenen dosya kapsamı ve delillere göre, yakalandıktan sonra soruşturma ve kovuşturma aşamasında örgütte kaldığı süre ve konumu itibarıyla, örgütün yapısı, faaliyetleri ve diğer örgüt mensupları ile ilgili verdiği bilgilerin, niteliği ve faydalılık derecesi ile yargılama sürecinde etkin pişmanlıkta bulunulan aşama gözetilerek TCK'nın 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesi uyarınca dosya kapsamına ve hakkaniyete uygun bir indirim yapılması gerekirken yeterli ve hukuki gerekçe gösterilmeksizin etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına yer olmadığının kabulü ile yazılı şekilde hükmedilmesi nedeniyle sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık ve müdafiin temyiz talepleri yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin, 16.09.2022 tarihli ve 2022/870 Esas, 2022/1170 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle, BOZULMASINA, bozma nedenine mevcut delil durumuna göre 5271 sayılı CMK’nın 109/3-a maddesi gereğince "yurtdışına çıkamamak" adli kontrol tedbiri uygulanmak suretiyle TAHLİYESİNE, başka suçtan hükümlü veya tutuklu bulunmadığı takdirde DERHAL SALIVERİLMESİNİN sağlanması için ilgili yer Cumhuriyet Başsavcılığına müzekkere yazılmasına,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İzmir 16. Ağır Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin bilgi için İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
20.03.2023 tarihinde karar verildi.