T. C.
Y A R G I T A Y
3. C E Z A D A İ R E S İ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
Y A R G I T A Y İ L Â M I
İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SAYISI: 2019/1821
SUÇ: Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM: İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
İlk Derece Mahkemesince silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen beraat hükmüne yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Kırıkkale 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.09.2019 tarihli ve 2018/273 Esas, 2019/232 Karar sayılı oy birliğiyle verilen kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.
2. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 06.07.2021 tarihli ve 2019/1821 Esas ve 2021/1020 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik o yer Cumhuriyet savcısının istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 06.11.2022 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemi; sanık ...'in FETÖ/PDY'nin finans kaynağı olan Bank ... adlı bankada hesabının bulunduğu, örgüt lideri ve yöneticileri tarafından yapılan çağrıdan, sonra mali destekte bulunmak amacıyla 2014 yılı Ocak ayında hesabında 32 TL bakiyesi mevcut iken, 2014 yılı Temmuz ayına kadar devam eden süreçte hesap bakiyesini 33.818 TL'ye yükselttiğinin tespit edildiğine; sanığın fetö/pdy ile irtibatlı kimse yok mu adlı derneğe yardım ettiğinin tespit edildiğine; sanığın eşi ... hakkında da İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu tarafından 2017/70694 sayılı soruşturma dosyası üzerinden soruşturma yapılarak İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2016/32 esas sayılı dava dosyasına kamu davası açıldığının tespit edildiğine; sanığın 05055763282 numara telefon hattı üzerinden haklarında fettullahçı terör örgütü üyeliği/yöneticiliği suçlarından soruşturma yürütülen şahıslar ile görüşmelerinin olduğunun tespit edildiğine; anığın tespit edilen eylemlerinin fetö/pdy silahlı terör örgütüne yardım etme suçunu oluşturması nedeniyle bu suçtan cezalandırılmasına karar verilmesi gerekirken, ilk derece mahkemesi tarafından hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan beraatine karar verilmesi ve bu karara karşı Kırıkkale Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından sanık aleyhine gidilen istinaf talebinin Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesi tarafından esastan reddine karar verilmesinin hukuka ve yasaya aykırı olduğuna, bu nedenlerle kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanığın Bank Asyada 17.01.2011 tarihinde açılan ... müşteri numarası ile hesabının olduğu anlaşılmıştır. Her ne kadar sanığın Bankasya da hesabı var ve örgüt liderinin talimatı doğrultusunda hesabında para artışı olduğundan bahisle kamu davası açılmış ise de; bankasya kayıtlarının incelenmesinde hesabın havale ve eft gibi rutin bankacılık işlemlerine ilişkin olduğu, talimat döneminden önceki dönemlerde de sanık tarafından bu hesabın aktif bir biçimde kullanıldığı (2013 Ocak-Mart ayları arasında hesabında 170.000,00 TL, 2013 Eylül-Kasım ayları arasında hesabında 25.000,00 TL bulunduğu) aynı zamanda sanığın bank ... hesap hareketlerine ilişkin aldırılan 09.05.2019 tarihli bilirkişi raporunda da "hesap hareketlerinde hayatın olağan akışına aykırı bir hareket ve şüpheli işleme rastlanmadığının" bildirildiği anlaşılmıştır. Bu kapsamda sanığın bank ... kayıtlarında hazırlık aşamasında bu yana süregelen savunmalarının aksini kanıtlayacak nitelikte örgüte yardım niteliğinde bir hesap hareketinin bulunmadığı, rutin bankacılık hareketleri kapsamında kullanıma devam edildiği anlaşılmakla Y.16.C.D nin kararları da dikkate alındığında sanığın eylemleri konum ve kişisel özellikleri de nazara alındığında sempati ve iltisak boyutunu aşan, örgüt üyesi olduğunu ispat etmeye yeterli örgütsel faaliyetler kapsamında değerlendirilemeyecektir.Sanığın örgüte ait barınma yerlerinde kalma, bunların toplantılarına katılma, örgüte eleman kazandırmaya yönelik girişimlerde bulunma, örgüt lehine yayın yapan TV kanallarının platformdan çıkartılması üzerine Digitürk abonelik iptali vs gibi örgüt üyelerinin klasik davranışlarını sergilediğine dair delil bulunmadığı, sanığın HTS kayıtlarındaki görüşmelerin hayatın olağan akışına uygun olduğu anlaşılmakla polis olarak çalıştığı dönemde ihraç edilmiş olması, bank asyaya para yatırma kimse yok mu derneğine yardım etme nedeniyle silahlı terör örgütüne üye olma veya silahlı terör örgütünün hiyerarşik yapısına dahil olmamakla birlikte, örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme suçundan mahkumiyeti için herhangi bir delile rastlanmadığı ve şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği sanığın üzerine atılı suçundan mahkumiyeti için gerekli hertürlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediğinden, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca sanığın beraatine karar verildiği belirtilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Bölge Adliye Mahkemesince, incelenen dosya kapsamına ve gerekçeye göre İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular ile hukuki vasıflandırma yönünden hükümde herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden o yer Cumhuriyet savcısının istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumunun 29.05.2015 tarihli kararı ile temüttü hariç ortaklık hakları ile yönetim ve denetimi TMSF'ye devredilen ve 22.07.2016 tarihli kararı ile de 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 107 inci maddesinin son fıkrası gereğince faaliyet izni kaldırılıncaya kadar yasal bankacılık faaliyetlerine devam eden, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisaklı ... Katılım Bankası A.Ş'de gerçekleştirilen rutin hesap hareketlerinin örgütsel faaliyet ya da örgüte yardım etmek kapsamında değerlendirilemeyeceği gözetilerek, örgüt liderinin talimatı üzerine örgütün amacına hizmet eden ve bankanın yararına yapılan ödeme ve sair işlemlerin, örgüte üye olmak suçu bakımından örgütsel faaliyet, tek başına ise örgüte yardım etmek olarak kabul edilebileceği nazara alındığında;
Dosyada mevcut Bank ... hesap kayıtları, Bilirkişi raporu, MASAK Raporu ve sanık savunmalarına göre; değişik döviz cinslerinden katılım hesapları açma, döviz alış ve satışı, para yatırma, para çekme gibi bankacılık işlemlerini örgüt liderinin çağrı tarihlerinden önce de aktif şekilde gerçekleştiren ve savunmalarında üzerine atılı suçlamayı kabul etmeyen sanığın, Bank ... hesap hareketlerinin rutin bankacılık işlemlerinin dışında değerlendirilemeyeceği, TCK'nın 20. maddesine göre ''Ceza sorumluluğu şahsi olup kimse bir başkasının fiilinden sorumlu olamayacağı'' nazara alındığında sanığın eşi A.Ç'nin benzer suçtan yargılanmasının sanığın mahkumiyetine esas alınamayacağı ve savunmalarının aksini ispat eden başkaca bir delil elde edilemediği gözetildiğinde, eylemlerinin örgüt hiyerarşisine dahil olduğunu gösterir biçimde çeşitlilik, devamlılık ve yoğunluk içermemesi karşısında, örgüt üyesi olarak kabul edilmesine yasal olanak bulunmadığı, ayrıca sanığın örgüt liderinin talimatı doğrultusunda, örgüte yardım kastıyla hareket ettiği de tespit edilemediğinden örgüte yardım suçundan mahkumiyetini gerektirir her türlü şüpheden uzak mahkûmiyetine yeterli, kesin ve inandırıcı delil de elde edilemediği anlaşılmakla, İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında verilen beraat kararına ilişkin olarak Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen esastan ret kararında bir isabetsizlik bulunmadığı belirlenmekle, hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 06.07.2021 tarihli ve 2019/1821 Esas, 2021/1020 sayılı Kararında bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısınca öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Kırıkkale 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
14.02.2023 tarihinde karar verildi.