İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SAYISI: 2020/54 E., 2021/1522 K.
SUÇLAR: Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜMLER: İstinaf başvurularının esastan reddi kararı
TEMYİZ EDENLER: Sanıklar müdafii
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükümlerin onanması
İlk Derece Mahkemesince sanık ... hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan kurulan beraat hükmünün, 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun'un 25 inci ve geçici 2 nci maddeleri uyarınca kurulan Bölge Adliye Mahkemelerinin, 07.11.2015 tarih ve 29525 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan karar uyarınca 20.07.2016 tarihinde göreve başladığı, İlk Derece Mahkemesi hükmünün Bölge Adliye Mahkemelerinin faaliyete geçmesinden sonra verildiği ve söz konusu hükme karşı istinaf kanun yoluna başvurulması gerektiği, sanık müdafiinin usulüne uygun olarak tebliğ edilen
hükme karşı sanık ... yönünden istinaf kanun yoluna başvurmadığı ve Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin 01.12.2021 tarihli 2020/54 Esas ve 2021/1522 sayılı kararı ile sanık ... yönünden sanık müdafiinin başvurusuna yönelik istinaf incelemesinin de yapılmadığı, bu itibarla beraat hükmünün istinaf aşamasından geçmeden kesinleştiği, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairelerinin bozma dışında kalan kararlarının temyiz edilebileceği gözetilerek; istinaf yargılamasından geçmeyen söz konusu kararın 5271 sayılı Kanun'un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca hükmün temyizinin mümkün olmadığı belirlenmiştir.
İlk Derece Mahkemesince sanık ... hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen esastan ret kararının, 5271 sayılı Kanun'un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanıklar müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Ankara 25. Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.11.2019 tarihli ve 2017/298 Esas, 2019/423 sayılı kararı
Sanık ... hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, sanık hakkında verilen adli kontrol kararı yönünden oy çokluğuyla, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun (3713 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 62 inci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası, 63 üncü maddesi uyarınca 8 yıl 1 ay 15 ... hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre infazına ve mahsubuna karar verilmiştir.
Sanık ... hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
2. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 01.12.2021 tarihli ve 2020/54 Esas ve 2021/1522 sayılı kararı
Sanık ... hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ... müdafiinin istinaf başvurusunun, 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir
3. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 23.10.2022 tarihli Tebliğname
Dava dosyası, sanıklar müdafiinin temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükümlerin onanması görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanıklar müdafiinin temyiz istemi özet olarak,
1. Sanık ... Yönünden,
a) Sanığın mahkeme huzurundaki sorgusunun 5271 sayılı Kanun’un 191 inci maddesine aykırı yapıldığına,
b) Mahkeme kararının usul ve kanuna aykırı verildiğine, hatalı değerlendirme ve vasıflandırmalar içerdiğine,
c) Suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına,
d) Delillerin yetersiz olduğuna, şüpheden sanık yararlanır ilkesinin dikkate alınmadığına,
e) Adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine,
f) Mahkeme kararının gerekçesiz olduğuna,
g) Eksik inceleme ve araştırma ile hüküm kurulduğuna,
h) Tevsii tahkikat taleplerinin gerekçesiz reddedildiğine,
ı) ByLock'un hukuka aykırı delil olduğuna,
i) Sanığın ByLock kullandığının ispatlanamadığına,
j) ByLock verilerinin çelişkili olduğuna dolayısıyla bilirkişi incelemesi yaptırılması gerektiğine,
k) Sanık hakkında ByLock içeriğinin de tespit edilemediğine, dolayısıyla bu delil yönünden suç unsurunun bulunmadığına,
l) İddia olunan eylem tarihleri itibarıyla yargı kararı ile belirlenmiş terör örgütünün bulunmadığına ve ilgili dönemde sempati boyutunu aşmayan eylemlerinin suç sayılmaması gerektiğine,
m) Gizli tanık Garson’dan ele geçirilen dijital materyaller bakımından, kimin tarafından hazırlandığı bilinmeyen, içeriği teyit edilmeyen ve yasal prosedürlere uygun temin edilmeyen fişleme bilgilerinin hükme esas alınamayacağına ve sanığa atfedilemeyeceğine,
n) Tanık M. Y.'nin beyanlarının yüz yüzelik ilkesi gereği huzurda dinlenmesi gerektiğine, huzurda dinlenmeyen ve sanığın soru sorma hakkı engellenerek savunma hakkı sekteye uğratılan sanık ile ilgili tanık beyanlarının hükme esas alınmaması gerektiğine, söz konusu beyanların soyut nitelikte olduğuna ve ilgili dönem itibarıyla suç unsuru içermediğine,
o) Suçun unsurlarının teşdit sebebi yapıldığına ve hakkaniyete aykırı ceza tayin edildiğine ve temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebeplerine ve sair hususlara,
2. Sanık ... yönünden,
Hakkında beraat kararı verilen sanık ... lehine vekalet ücreti tayin edilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanık ... bakımından, Bank ... hesabında örgüt liderinin talimatı doğrultusunda amaca hizmet eden faaliyetlerde bulunduğuna ve atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak delil elde edilemediğinden 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi gereği beraatine,
Sanık ... bakımından, gizli tanık Garson'dan ele geçirilen iki adet ... SD kart içeriğinde EGM mahrem sorumlulara ilişkin kimlik bilgilerinin bulunduğu liste içerisinde yer aldığı, elde edilen dijital materyallere göre "..." kod adı ile "BB ANKARA-KB ANKARA-İL 3.KAT-İLÇE 305" bölgesinde ÖĞRETMEN olarak görev yaptığı ve C vasfında tanımlandığı, ByLock programını (...) (...) (52) (14) numaralı GSM hattı ile toplamda 15656 kez aktif olarak kullandığının, CGNAT kayıtları, HTS kayıtları, 31646 İD numaralı ByLock tespit ve değerlendirme tutanağı ile tespiti yapılan kayıtlardan anlaşıldığı, 31646 İD numaralı ByLock tespit ve değerlendirme tutanağındaki kullanıcı adı kısmının "arda007" olarak belirlendiği, gizli tanık Garson'dan ele geçen SD kart içeriğinde ise sanığın kod adının "..." olduğu görülmekle, elde edilen kayıtların birbiriyle örtüştüğü ve uyumlu olduğunun anlaşıldığı, yine 31646 ID nolu ByLock tespit ve değerlendirme tutanağının incelenmesinde sanığın kullandığı tespit edilen ByLock programında kayıtlı kişiler arasında örgüt hiyerarşisindeki görev ve konumuna uygun olarak değişik kurum ve kuruluşlarda çalışan örgüt mensubu şahısların olduğu görülmekle sanığın inkara yönelik inandırıcı bulunmayan savunmalarına itibar edilmediği, mahkemece tanık olarak dinlenen tanık M. Y.'nin ifadesinde; sanığın 2008-2012 yılları arasında cemaat evinde kaldığını, polis öğrencilerinden sorumlu olduğunu, yaklaşık iki üç yıl sınıf abiliği ve yardımcılığı görevlerini yürüttüğünü, sorumlusu olduğu polis öğrencileri grubunda sohbet verdiğini beyan ettiği, sanık hakkında etkin pişmanlık beyanları dosyaya gönderilen E. K. ve M. D.'nin sanığın örgüt hiyerarşisi içerisinde bulunduğuna, örgütsel faaliyetlerine ve sanığı teşhis ettiklerine dair beyanları gözönüne alınarak sanık savunmalarına itibar edilmediği, tüm bu açıklamalar ışığı altında, sanığın örgütün kuruluş amaçlarını, faaliyet ve
eylemlerini benimsediğini gösterir şekilde gizli iletişim ağı olan ByLock programını telefonuna yükleyerek aktif bir şekilde kullandığı, gizliliğe riayet ederek ByLock üzerinden örgüt üyeleriyle haberleştiği, örgütün emniyet teşkilatı içerisindeki mahrem imam yapılanması içerisinde yer aldığı ve buna bağlı olarak kripto (gizli) şekilde hareket edip bağlı olduğu FETÖ/PDY silahlı terör örgütünü emniyet teşkilatı içerisinde örgütlemeye çalıştığı, eylemlerinin silahlı terör örgütüne üye olma suçunu oluşturduğunun kabulüyle mahkumiyetine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı belirlenmiştir.
IV. GEREKÇE
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre, dosya kapsamına göre yapılan incelemede;
A. Sanık ... Hakkında Verilen Mahkumiyet Hükmü Yönünden
Sanık ... müdafiinin temyiz talebi vekalet ücretine yönelik olmakla sanık bakımından vekalet ücreti ile sınırlı olarak yapılan incelemede; öninceleme değerlendirmesine dair kısımda açıklanan gerekçelerle istinaf kanun yoluna başvurulmaması nedeniyle istinaf incelemesinden geçmeden kesinleşen kararın 5271 sayılı Kanun'un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası ve aynı Kanun'un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyize konu edilemeyeceği anlaşılmakla, hükmün temyizinin mümkün olmadığı belirlenmiştir.
B. Sanık ... Hakkında Verilen Mahkumiyet Hükmü Yönünden
Amacı, yapılanması ve faaliyet yöntemlerine ilişkin ayrıntıları, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarihli ve 2017/16-956 Esas ve 2017/370 sayılı kararı ile onanarak kesinleşen, Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarihli ve 2015/3 Esas 2017/3 sayılı kararında ve Dairemizin müstakar kararlarında açıklandığı üzere, FETÖ/PDY'nin cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın öngördüğü düzeni ortadan kaldırmayı ve yerine başka bir düzen getirmeyi amaçlayan bir terör örgütü niteliğinde olduğu, söz konusu kararda; "ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının her türlü şüpheden uzak kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını gösteren delil olacağı"nın kabul edildiği,
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Anayasal düzene karşı işlenen suçlar soruşturma bürosu tarafından 2017/68532 soruşturma numarasına kayden yürütülen soruşturma kapsamında, gizli tanık Garson'un, gerek Ankara 25. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/250 Esas sayılı dosyasında verdiği 16.02.2018 tarihli, gerekse Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca alınan 18.04.2017 ve 27.04.2017 tarihli (KOM Daire Başkanlığında alınan) ifade tutanaklarında belirtildiği gibi, anılan örgütün
mahrem yapılanması içerisinde yer alan Emniyet Genel Müdürlüğüne sızmış mensupları ile bunlardan sorumlu mahrem imamlarının örgütle irtibatı, bağlılık derecesi ve örgütsel konumu gibi stratejik önemi haiz bilgilerin kaydedildiği dijital materyallerin, Ankara 5. Sulh Ceza Hakimliğinden alınan 18.04.2017 tarih ve 2017/2920 Değişik iş sayılı karara istinaden incelenmesi neticesinde düzenlenen veri inceleme raporunun, müsnet suç yönünden; gizli tanık beyanına ve gizli tanık tarafından teslim edilen dijital materyallere dayanılarak düzenlenmiş, sanığın örgütle irtibatını ortaya koyan bir belge olarak kabul edilmesinde isabetsizlik bulunmadığı,
Tüm dosya kapsamı incelendiğinde, usule uygun şekilde hükme esas alınan tutarlı ve ayrıntılı tanık beyanları, veri inceleme raporu, ByLock sorgu tutanakları, CGNAT kayıtları, dosyadaki tüm deliller itibarıyla sanığın kullandığı örgütsel kod adıyla uyumlu içerikteki ByLock tespit ve değerlendirme tutanağına göre, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü emniyet mahrem yapılanması içinde "öğretmen" konumunda faaliyet gösterdiği, örgüt evlerinde kaldığı, polis memurlarına sohbet verdiği, kod adı kullandığı, örgüt içi haberleşmesini ByLock adlı uygulama üzerinden gerçekleştirdiği belirlenen, İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin kararlarında da bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılan sanığın,
Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, temyiz dilekçesinde ileri sürülen esasa müessir olabilecek savunmaların özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımın kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla,
Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen,
Duruşmada SEGBİS vasıtasıyla kaydedilen savunmalarına ilişkin SEGBİS çözüm tutanağı düzenleyen bilirkişiye ödenen ücretin yargılama gideri olarak sanığa yükletilemeyeceğinin gözetilmemesi, hususu dışında sanık müdafiinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü temyiz sebepleri ile sair hususlar yerinde görülmemekle, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
A. Sanık ... Hakkında Verilen Mahkumiyet Hükmü Yönünden
Gerekçe bölümünün (A) başlığında ve ön inceleme değerlendirmesine dair kısımda açıklanan nedenle, sanık müdafiinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Sanık ... Hakkında Verilen Beraat Hükmü Yönünden
Gerekçe bölümünün (B) başlığında açıklanan nedenlerle, sanık ... müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 01.12.2021
tarihli ve 2020/54 Esas, 2021/1522 sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303 üncü maddesi gereği, hükmün yargılama giderlerine ilişkin C fıkrasının 4 üncü bendinden "322,75 TL" ibaresinin çıkartılarak yerine "56,50 TL" ibaresinin eklenmesi ve hükmün en altında yargılama giderlerinin dökümüne ilişkin kısmından "Bilirkişi Ücreti : 266,25 TL" ve "TOPLAM : 322,75 TL" ibarelerinin tümüyle çıkartılması suretiyle oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca sanık ... yönünden Ankara 25. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
13.03.2023 tarihinde karar verildi.