İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SAYISI: 2020/1570 E., 2022/690 K.
SUÇ: Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM: İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Bursa 8. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.06.2020 tarihli ve 2017/158 Esas, 2020/149 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun(5237 sayılı Kanun) 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun(3713 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrası ve 5327 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 08.04.2022 tarihli ve 2020/1570 Esas, 2022/690 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 23.10.2022 tarihli onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle; veri inceleme raporunun itibar edilecek ve hükme esas alınacak delillerden olmadığına, ByLock tespit ve değerlendirme tutanağı bulunmadığına, bylock kullanımı hususunda yapılan tespitlerin yeterli olmadığına, şüpheden sanık yararlanır ilkesinin ihlal edildiğine, suçun yasal unsurlarının oluşmadığına ve sair nedenlere ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanığın ByLock KOM Sorgu Tutanağı içeriğine göre; 0507 (...) (..) 85 numaralı GSM hattı ile, 357 633 052 908 29 ve 352 053 069 686 07 İMEİ numaralı cihazlarda ByLock programını kullandığının tespit edildiği,
Sanığın ByLock programını kullanıp kullanmadığına dair HTS CGNAT HIS kayıtlarına göre karşılaştırma yapılarak düzenlenen 24.06.2019 tarihli bilirkişi raporlarına göre; sanığa ait olduğu bildirilen 0507 (...) (..) 85 numaralı hatla sanığın aile üyeleri ile irtibatlı olduğu, ikamet adresi ile HTS ve HIS CGNAT baz bilgilerinin eşleştiği, sanığa ait yukarıda belirtilen gsm hattının HTS baz verileriyle HIS CGNAT kayıtlarının ve bylock baz verilerinin aynı tarih ve saat dilimlerinde aynı baz istasyonundan sinyal verdiği, sanığa ait telefon numarasından bylock serverlarının sunucusuna yapılan girişlerde VPN sisteminin kullanıldığı, HIS CGNAT kayıtlarında 46.166.164.176 ve 46.166.164.177 sayılı MİT'in bildirdiği ByLock IP'lerinden bylock programının kullanıldığının bildirilmiş olduğu, GSM numarasının Morbeyin uygulamaları olarak belirtilen Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) raporunda Ek-1, Ek-2 ve Ek-3 listelerde sayılan numaralar arasında bulunmadığının tespit edildiği,
Sanığın alınan savunmasında 0507 (...) (..) 85 numaralı gsm hattının fiili kullanıcısı olduğunu kabul ettiği,
Bu itibarla sanığın GSM hattının fiili kullanıcısı olduğu ve münhasıran bir kısım örgüt üyeleri tarafından örgüt içi gizli haberleşmede kullanılan ByLock programını, telefonuna örgüt talimatı doğrultusunda kurduğu/kurdurttuğu, aktif olarak kullandığı ve örgüt hiyerarşisine dahil olarak bu kanal üzerinden gelecek emir ve talimata açık hale geldiği,
Bursa İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce tanzim olunan 22.02.2019 tarihli Bilirkişi Heyeti İnceleme Rapor'una göre sanıktan ele geçen dijital materyaller üzerinde yapılan incelemede bylock ve covermi isimli uygulamaların yüklediğine dair verilere rastlandığı,
Veri inceleme raporuna göre; sanığın, “gassalın elindeki meyyit” olarak ifade edilen, zaaflıları olmayan her şeyiyle kendisini örgüte teslim etmiş polis memurlarını ifade etmek için kullanılan "SAYA" şeklinde kodlandığı,
Tanık G.C. sanık hakkında "Etkin pişmanlık kapsamında ifade verdim doğrudur etkin pişmanlık iradem devam etmektedir, kameradan gördüğüm kişi ...'dır doğrudur tanıyorum emniyette kendisi hakkında verdiğim beyanlarım da doğrudur, kendisi benim sohbet grubumdaydı, Hamza (k) gerçek ismi Oğuz olan bizden sorumlu abi tarihini tam hatırlamadığım bir sohbette bize artık tiktok uygulamasının güvenli olmadığını, yeni program yükleneceğini söyledi, sohbet grubumda bulunan ..., Abdülsefer ve Aydın Kundakçı'nın da olduğu sohbette hepimizin bluetooth açmamızı söyleyerek bylock isimli programı ... cihazlarımıza gönderdi, telefonları alarak tek tek yükledi, İstanbul'da Bahçelievler Şirinevler tarafında bir sohbet evi vardı orada toplanıyorduk Hamza(K) isimli kişi sohbeti veriyordu, daha sonra ev değişikliği falan oldu, farklı bir eve taşındık o evde sohbetler devam etti," şeklinde beyanda bulunduğu,
Sonuç olarak, örgütsel döküman nitelindeki veri inceleme raporu içeriğine göre ilgili mahrem imamın sanığı, "gassalın elindeki meyyit” olarak ifade edilen, zaaflıları olmayan her şeyiyle kendisini örgüte teslim etmiş polis memurlarını ifade etmek için kullanılan "SAYA" şeklinde kodlandığı, sanığın mensübiyeti, sadakati ve bağlılığı olan örgüt üyelerinden olduğu, FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün örgüt içi gizli haberleşmede kullanılan ByLock programını kullandığı, yemin tahtında dinlenen tanık beyanına göre sanığın sohbet adı verilen örgütsel toplantılara katıldığı, sanığın çeşitlilik, süreklilik ve yoğunluk gösteren eylem ve faaliyetleri ile terör örgütü üyesi olduğu kanaatine varılarak cezalandırılmasına karar verilmiştir.
Sanık suçlamayı ret ve inkar ederek sohbet adı verilen örgütsel toplantılara katılmadığını, ByLock programını kullanmadığını ve örgüt üyesi olmadığını beyan etmiş ise de; sanık hakkında veri inceleme raporu içeriğinde bulunan tespitler, yemin tahtında dinlenen ve sanıkla aralarında husumet bulunmayan tanık beyanları ve ByLock kullandığına dair tespit ve bilirkişi raporu karşısında sanığın ceza almaktan kurtulmaya yönelen savunmalarına itibar edilememiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Bölge Adliye Mahkemesince, incelenen dosya kapsamına ve gerekçeye göre İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular ile hukuki vasıflandırma ve cezanın kişiselleştirilmesi yönünden hükümde herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan inceleme sonunda;
a) Amacı, yapılanması ve faaliyet yöntemlerine ilişkin ayrıntıları, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarih, 2017/16-956 Esas ve 2017/370 sayılı Kararı ile onanarak kesinleşen, Yargıtay (Kapatılan)16. Ceza Dairesinin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas, 2017/3 Karar sayılı kararında ve Dairemizin müstakar kararlarında açıklandığı üzere, FETÖ/PDY, cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının öngördüğü düzeni ortadan kaldırmayı ve yerine başka bir düzen getirmeyi amaçlayan bir terör örgütüdür.
b) Yargıtay Ceza Genel Kurulu tarafından onanarak kesinleşen Yargıtay (Kapatılan)16. Ceza Dairesinin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı Kararında ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle; örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespit edilmesi halinde sanığın örgütle bağlantısını gösteren bir delil olarak kabul edilmesi mümkündür.
c) Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı anayasal düzene karşı işlenen suçlar soruşturma bürosu tarafından 2017/68532 soruşturma numarasına kayden yürütülen soruşturma kapsamında, gizli tanık Garson'un, gerek Ankara 25. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/250 Esas saylı dosyasında verdiği 16.02.2018 tarihli, gerekse Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca alınan 18.04.2017 ve 27.04.2017 tarihli (Kom Daire Başkanlığında alınan) ifade tutanaklarında belirtildiği gibi, anılan örgütün mahrem yapılanması içerisinde yer alan Emniyet Genel Müdürlüğüne sızmış mensupları ile bunlardan sorumlu mahrem imamlarının örgütle irtibatı, bağlılık derecesi ve örgütsel konumu gibi stratejik önemi haiz bilgilerin kaydedildiği dijital materyallerin, Ankara 5. Sulh Ceza Hakimliğinden alınan 18.04.2017 tarih ve 2017/2920 Değişik iş sayılı karara istinaden incelenmesi neticesinde düzenlenen veri inceleme raporunun, müsnet suç yönünden; gizli tanık beyanına ve gizli tanık tarafından teslim edilen dijital materyallere dayanılarak düzenlenmiş, sanığın örgütle irtibatını ortaya koyan bir belge olarak kabul edilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.
d)Mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere ve dosya kapsamına göre, Bylock iletişim sistemini örgütsel iletişim amacıyla kullandığına ilişkin emareler tespit edilen, KOM Daire Başkanlığı tarafından gönderilen veri inceleme raporunda,"gassalın elindeki meyyit olarak ifade edilen, zaafları olmayan her şeyiyle kendisini örgüte teslim etmiş kişi" olarak kodlanan, örgütsel toplantılara katılan sanığın, anılan örgütün hiyerarşik yapısına organik bağla katılıp mahrem imamlarla irtibatını devam ettirmek suretiyle üyesi olduğuna dair kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
e) Diğer delillerin suçun sübutu, vasfının tayini ve cezanın kişiselleştirilmesi için yeterli olduğu görüldüğünden, sanığın ByLock kullandığına ilişkin ayrıntılı ByLock tespit ve değerlendirme tutanağının getirtilmemesi sonuca etkili bulunmamıştır.
f) Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, temyiz dilekçesinde ileri sürülen esasa müessir savunmaların özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımın kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla, incelenen hükümde hukuka aykırılık saptanmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 08.04.2022 tarihli ve 2020/1570 Esas, 2022/690 sayılı Kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bursa 8. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
13.03.2023 tarihinde karar verildi.