İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SAYISI: 2020/1364 E., 2021/1354 K.
SUÇ: Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM: İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz davasının esastan reddi ile hükmün onanması
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık müdafinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği hükmolunan cezanın süresine göre şartları oluşmadığından reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Denizli 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.07.2020 tarihli ve 2019/379 Esas, 2020/142 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun(5237 sayılı Kanun) 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun(3713 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrası ve 5327 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi uyarınca 6 yıl 10 ay 15 ... hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 08.07.2021 tarihli ve 2020/1364 Esas, 2021/1354 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 23.10.2022 tarihli onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafinin temyiz istemi özetle, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından matbu soyut ifadeler ile bireyselleştirme dahi yapılmadan karar verildiğine, tanıkların talimatla başka mahkemede sanık olmadan dinlenildiğine, sanığın çalıştığı kurumdaki mesleği haricinde terör örgütü hiyerarşisine dahil eden fiilinin ne olduğunun kararda ve iddianamede anlatılmadığına, tevsihi tahkikat taleplerinin hiç bir gerekçe gösterilmeden yerine getirilmediğine, savunma haklarının ihlal edildiğine, CMK da araştırma tutanağı adı ve tanımı altında hiç bir düzenleme ve usul getirilmediğine, suçun unsurlarının teşdit sebebi sayıldığına, sanığın ByLock kullanmadığına, sanığa verilen hükmün omurgasını oluşturan Tespit ve Değerlendirme Tutanağı'nın kendi içinde birçok tenakuz barındırdığına, ByLock delilinin usule aykırı elde edilmiş delil olduğuna, sanığın Bank Asyadaki hesabını 14.04.2010 tarihinde maaşı hesaba yatacağı için açtığına, talimat ile hareket etmediğine, Devletin bankacılık faaliyetlerinde bulunmasına izin verdiği bir bankada hesap açma ve para yatırma, işlendiği zaman yasal olan bir faaliyet olup, suçlamalara dayanak gösterilmesinin kanunsuz suç ve ceza olmaz ilkesini açıkça ihlal ettiğine, tanık beyanlarının aynı suçtan sanık olarak yargılanan suçtan kurtulmaya çalışan sanıkların kişisel kanaatlerini açıklamaktan öteye geçmediğine, silahlı terör örgütü üyeliği suçlamasının soyut olduğuna ve hiç bir delile dayanmadığına, beraat taleplerine ve sair sebeplere ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
''... Yukarıda ayrıntısıyla açıklanan deliler kapsamında HTS kayıtları, tanık beyanları, bylock programına ilişkin tespit kayıtları, araştırma tutanakları ve hükme esas alınan diğer tüm belgeler birlikte değerlendirildiğinde, sanığın örgütün gizli haberleşme ağı olan bylock programını kullandığı, örgüt liderinin talimatı ile Bank ... Bankasına para yatırdığı, sanığın alınan tanık beyanlarına göre bir dönem örgüte müzahir Çal ilçesinde bulunan dergi ve gazetelerden sorumlu olduğu daha sonrasında da bylock içeriklerine göre Manisa Kırkağaç bölgesinde de medya sorumlusu olarak görev yaptığı hususları bir arada değerlendirildiğinde, sanığın FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütünün kuruluş amaçlarını, faaliyet ve eylemlerini benimsediğini gösterir şekilde ve örgütün amaçları doğrultusunda yoğunluk, süreklilik ve çeşitlilik arzeden eylem ve faaliyetlerde bulunduğu, örgütle hiyeraşik ve organik açıdan tam bir disiplin içinde bağlı olduğu,
Sanığın muhtemel alacağı cezadan kurtulmak için inkara ve suçtan kurtulmaya yönelik beyanda bulunduğu,
Bu haliyle sanığın; 15 Temmuz darbe girişimine kadar olan süreçte sözde meşruiyetini toplum nezdinde inanç değerlerini, kamu otoritesi nezdinde ise hukuksal zemini istismar ederek sağlayagelmiş olan FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün üyesi olduğu anlaşılmakla, suçun işleniş şekli, suç konusunun önem ve değeri, meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığı, sanığın güttüğü amaç ve saik, kasta dayalı kusurun ağırlığı, örgütsel faaliyetlerinin niteliği ve etkinlik dereceleri, gözetilerek, eylemine uyan TCK 314/2 maddesi gereğince örgütteki konumu da dikkate alındığında asgari hadden uzaklaşılarak teşdiden cezalandırılmasına karar verilmiş ve hüküm kurulmuştur.''
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
a-)Amacı, yapılanması ve faaliyet yöntemlerine ilişkin ayrıntıları, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarih, 2017/16-956 Esas ve 2017/370 sayılı Kararı ile onanarak kesinleşen, (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 esas, 2017/3 sayılı kararında açıklandığı üzere, FETÖ/PDY, cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının öngördüğü düzeni ortadan kaldırmayı ve yerine başka bir düzen getirmeyi amaçlayan bir terör örgütüdür.
b-)Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarih, 2017/16-956 esas ve 2017/370 sayılı kararı ile onanarak kesinleşen, Ayrıntıları (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 esas, 2017/3 karar sayılı kararında ve Dairemizce de benimsenen, istikrar kazanmış yargısal kararlarda açıklandığı üzere;"ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının her türlü şüpheden uzak kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını gösteren delil olacağı"nın kabul edildiği gözetildiğinde; sanığın ByLock'u 212486 ID ve 192633 ID numaraları ile gizliliği sağlamak amacıyla örgütsel haberleşme amacıyla kullandığı, örgütün finans kaynaklarından olan Bank ... isimli bankada örgüt başının talimatı ile uyumlu hesap açılışı ve bakiye artışı olduğu, dolayısıyla sanığın anılan örgütün hiyerarşik yapısına organik bağla katılıp süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluluk arz eden faaliyetlerde bulunduğu anlaşılmakla sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyesi olduğuna dair kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
c-)Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, temyiz dilekçesinde ileri sürülen savunmaların özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımın kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla, incelenen hükümde hukuka aykırılık saptanmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 08.07.2021 tarihli ve 2020/1364 Esas, 2021/1354 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Denizli 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
09.03.2023 tarihinde karar verildi.