İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SAYISI: 2021/487 E., 2021/620 K.
SUÇ: Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM: İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEMYİZ EDENLER: Sanık ve müdafii
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Mardin 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 01.11.2019 tarihli ve 2018/24 Esas, 2019/423 sayılı kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 5 inci maddesinin birinci
fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkrası, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2. Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin, 19.06.2020 tarihli ve 2020/60 Esas, 2020/553 sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükmüne yönelik sanık müdafinin istinaf başvurusunun kabulü ile 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
3. Mardin 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.01.2021 tarihli ve 2020/100 Esas, 2021/62 sayılı kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkrası, 58 inci maddenin dokuzuncu fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
4. Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin, 23.06.2021 tarihli ve 2021/487 Esas, 2021/620 sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ve müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
5. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 18.10.2021 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık ve müdafii temyiz isteminde özetle;
1-Usul ve kanuna aykırı karar verildiğine,
2- Hükmün hukuka aykırı yöntemlerle elde edilen delillere dayanarak verildiğine,
3- Hükmün gerekçesiz olduğuna,
4- Savunma hakkının kısıtlandığına,
5- Eksik inceleme ve araştırma ile karar verildiğine,
6- Lehe olan delillerin toplanmadığına,
7- Atılı suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına,
8-Şüpheden sanık yararlanır ilkesi uyarınca sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine,
9-Temyiz dilekçelerinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; sanığın adına kayıtlı olduğu belirlenen ve kendi kullanımında olduğunu belirttiği GSM hattı ile münhasıran FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan ByLock programını aktif şekilde kullandığı, tanık H. A.'nın soruşturma aşamasında alınan beyanında sanığın örgüt abisi ile görüştüğünü ifade ettiği, dolayısıyla sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün, örgüt ideolojisini başkalarına aktarmak, mensuplarının sadakat ve bağlılıklarını arttırmak, örgütsel faaliyetleri planlayıp düzenlemek, örgüte yeni eleman kazandırmak, örgüte mali kaynak sağlamak ve örgütsel eğitim vermek adına sistemli ve düzenli olarak organize ettiği sohbet adı altındaki örgütsel faaliyetlere katıldığı, yine örgütsel faaliyetlerin deşifre olmaması adına yine örgütün kendi hiyerarşisinde belirlediği tedbir olarak adlandırılan gizlilik kurallarının uygulandığı, bu kurallar çerçevesinde örgüt üyesi olan askeri personel/öğrencilerle örgütsel faaliyetler kapsamında ilişkili/irtibatlı olan ve sivil/mahrem imam olarak tabir edilen şahısların ankesörlü/kontörlü telefon hatları üzerinden askeri personel/öğrencilerle irtibat kurdukları, irtibat sonrası sivil/mahrem imamların kendi ikametlerinde ya da askeri personel/öğrencilerin kaldıkları evlerde veyahut herhangi bir örgüt evinde buluşma gerçekleştirerek örgütsel toplantılar yaptıkları, bu kapsamda sanığın haklarında FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyesi olduğu iddiasıyla soruşturma veya kovuşturma bulunan şahıslarla gerek ardışık olarak gerekse de bireysel olarak arandığı, buna göre sanığın örgütün, mensuplarının sadakat ve bağlılıklarını arttırmak, örgüt ideolojisinin aktarılmasını sağlamak, örgütsel faaliyetleri planlayıp düzenlemek, örgüte yeni eleman kazandırmak, örgüte mali kaynak sağlamak ve örgütsel eğitim vermek adına sistemli ve düzenli olarak organize ettiği sohbet adı altındaki toplantılara katılmak amacıyla bu toplantıların yer ve zamanının belirlenmesi için gizlilik içinde takip ve tarassuta karşı tedbir alınmak suretiyle ankesörlü telefonlardan arandığı ve böylece sanığın örgütün askeri mahrem yapılanması içinde yer aldığı, dolayısıyla sanığın örgütün hiyerarşik yapısına dahil olduğu ve FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile süreklilik, yoğunluk ve çeşitlilik arz eden eylemleri ile organik bağının bulunduğu, bu bağlamda toplanan deliller ve yukarıda değinilen gerekçelere göre sanığın üzerine atılı silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediğinin sabit olduğu kabulü ile sanığın mahkumiyetine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından sanık hakkındaki temel cezasının alt sınırdan daha fazla uzaklaşılarak belirlenmesi gerektiği gözetilmeyerek eksik ceza tayini, aleyhe istinaf talebi bulunmaması nedeniyle eleştiri konusu yapılarak; kararda belirtilen eleştiri dışında bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır..
IV. GEREKÇE
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan inceleme sonunda;
Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, temyiz dilekçesinde ileri sürülen savunmaların özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu anlaşılmakla, sanık ve müdafiinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanığın temyiz aşamasında dosyaya gönderdiği 27.10.2022 ve 16.02.2023 tarihli dilekçelerinde etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmak istediğini bildirmesi karşısında, sanığın duruşmada hazır edilerek etraflıca beyanı alınıp, vereceği bilgilerin örgüt içerisindeki kaldığı süre, örgütsel faaliyet ve konumuna uygun faydalı bilgiler olup olmadığı, eldeki bilgilerle örtüşüp örtüşmediği ilgili birimlerden sorulup değerlendirilerek sonucuna göre hakkında 5237 sayılı TCK'nın 221/4-2 nci maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmasında zorunluluk bulunması,
Hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık ve müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin, 23.06.2021 tarihli ve 2021/487 Esas, 2021/620 sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Mardin 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
29.03.2023 tarihinde karar verildi.