İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SAYISI: 2020/363 E., 2021/396 K.
SUÇ: Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM: İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Gümüşhane Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.01.2020 tarihli ve 2019/236 Esas, 2020/15 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesi ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.
2.Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 24.06.2021 tarihli ve 2020/363 Esas, 2021/396 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik Cumhuriyet Savcısının istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
3.Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 07.10.2022 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemi özetle, sanığın eylemlerinin üzerine atılı silahlı terör örgütüne üye olma suçunu oluşturduğu ve mahkumiyet karar verilmesi gerektiğine ve sair sebeplere ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince "sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan cezalandırılması talebiyle Mahkememizde kamu davası açılmış ise de; silahlı terör örgütüne üye olmak TCK 314/1 maddesinde nitelikleri belirtilen örgüte katılmayı, bağlanmayı, örgüte hakim olan hiyerarşik gücün emrine girmeyi ifade etmektedir. Örgüt üyeliği; örgütün kuruluş amaçlarını faliyet ve eylemlerini benimseyerek, gönüllü olarak hiyerarşiye dahil olmayı tercih etmek suretiyle işlenmektedir. Bu bakımdan eylemin örgüte iştirak bilinç ve iradesiyle olması gerekir. Suç örgüte üye olma fiilinin gerçekleştiği anda tamamlanmaktadır. Üyelik için failin örgütle organik bağ kurup (canlı, geçişken, etkin, faili emir ve talimat almaya açık tutan ve hiyerarşik konumunu tespit eden) örgüt amacı doğrultusunda süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gösteren faliyetlerde bulunması gerekir. Kurulan bağın isteyerek ve iradi olması gerekmektedir. Aynı zamanda tek taraflı fiili bir katılmanın olması halinde söz konusu suç oluşmaktadır. Yargıtayın süreklilik kazanmış kararlarında silahlı Örgüt üyeliği kabul edilebilecek olan bazı hallere örnek vermek gerekirse; Örgütle organik bağ içine girip (hiyerarşik yapıya dahil olmak) faaliyette bulunmak, Örgüte ait kamplarda siyasi veya silahlı eğitim almak, kod adı kullanmak, yakalanmamak için sahte isim ve pasaport kullanmak, örgüte özgeçmiş raporu vermek, örgütün faliyetleri doğrultusunda ders almak, örgüte eleman temin etmek vb.( CGK. 16.05.2006/141-140, 9.CD. 16.02.2006 ... ve 2005/7021E. 2006/859K.) eylemlerin gerektiği, Bursa Cumhuriyet Başsavcılığının 2015/52389 sayılı dosyasıyla ... hakkında yürütülen soruşturmada evinde yapılan arama sırasında ele geçen dijital materyallerin incelenmesinde 80 ilin sorumluları oldukları değerlendirilen şahısların içerisinde sanık ...'in de bulunması üzerine sanık hakkında soruşturma yapılarak mahkememize silahlı terör örgütüne üye olma suçundan dava açıldığı, sanığın 2010 yılında Erzurum Atatürk Üniversitesini kazandığı, Gümüşhane FEM Dersanesinde bulunan matematik öğretmeninin yönlerdirmesi ile örgüte ait evlerde kalmaya başladığı, sanığın 2014 yılına kadar FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne ait farklı örgüt öğrenci evlerinde kaldığı, evlerde kaldığı dönemde Enes kod isimli şahsın ev abisi olduğu, bu şahsın evlerde sohbet düzenlediği, sanığın kalmış olduğu son sene sadece evin giderleriyle ilgilendiği, ancak tanıklar H. K. ve İ.A.'nın beyanlarıyla sabit olduğu üzere herhangi herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığı, sanığın 2014 yılında okulu bitince yapıya ait evlerden ayrılıp memleketine döndüğü ve örgütle olan bağlantısını kopardığı anlaşılmış, yine Semih kod adlı ...'ın dijital materyallerinde ele geçirilen sanığın adına kayıtlı 0 546 (...) (..) (..) nolu hattın sanık tarafından ev abisi olan Enes kod adlı E. A. isimli şahsın istemesi üzerine kendi adına çıkarıp verdiği, ancak söz konusu hattın sanık tarafından hiç kullanılmadığı, numaraya ait HTS kayıtlarının incelenmesinde de anlaşılacağı üzere bu numaradan sanığın aile bireyleri ile görüşmesinin bulunmadığı, her ne kadar bu numaradan ev arkadaşları ile görüşme kayıtları bulunsa da Enes kod adlı şahsın BTM olması sebebiyle bu kişilerle konuşmuş olabileceğinin kuvvetle muhtemel olduğu, ayrıca ...'a ait dijital materyallerde sanığın bilgilerinin olmasının tek başına sanığın örgüt üyesi olmasına delalet etmeyeceği, yapıya ait evlerde kalması dışında bu bilgileri destekleyici nitelikte sanığın örgüt üyesi olduğunu gösterir dosyada tanık beyanı ve başkaca delil bulunmadığı, yine sanığın babasının evinde ele geçirilen örgüt lideri ...'e ait kitapların da sempatizanlık düzeyini aşmayacağı hususları bir bütün olarak nazara alındığında sanığın eylemlerinin örgüt üyeliği için gereken "Çeşitlilik, süreklilik ve yoğunluk.." unsurlarını içermediği ve cezalandırılmasına yeterli her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı deliller elde edilemediği anlaşıldığından atılı suçtan beraatine karar vermek gerekmiş ve mahkememizde bu hususta tam bir hukuki ve vicdani kanaat hasıl olmuş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." denilerek sanığın beraatine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Ayrıntıları (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin 2017/1809 Esas ve 2017/5155 sayılı Kararında ve Dairemizce de benimsenen, istikrar kazanmış yargısal kararlarda açıklandığı üzere: Örgüt üyesi, örgüt amacını benimseyen, örgütün hiyerarşik yapısına dahil olan ve bu suretle verilecek görevleri yerine getirmeye hazır olmak üzere kendi iradesini örgüt iradesine terk eden kişidir. Örgüt üyeliği, örgüte katılmayı, bağlanmayı, örgüte hakim olan hiyerarşik gücün emrine girmeyi ifade etmektedir. Örgüt üyesi örgütle organik bağ kurup faaliyetlerine katılmalıdır. Organik bağ; canlı, geçişken, etkin, faili emir ve talimat almaya açık tutan ve hiyerarşik konumunu tespit eden bağ olup, üyeliğin en önemli unsurudur. Örgüte yardımda veya örgüt adına suç işlemede de örgüt yöneticileri veya diğer mensuplarının emir ya da talimatları vardır. Ancak örgüt üyeliğini belirlemede ayırt edici fark, örgüt üyesinin örgüt hiyerarşisi dahilinde verilen her türlü emir ve talimatı sorgulamaksızın tamamen teslimiyet duygusuyla yerine getirmeye hazır olması ve öylece ifa etmesidir.
Silahlı örgüte üyelik suçunun oluşabilmesi için örgütle organik bağ kurulması ve kural olarak süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylem ve faaliyetlerin bulunması aranmaktadır. Ancak niteliği, işleniş biçimi, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, örgütün amacı ve menfaatlerine katkısı itibariyle süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk özelliği olmasa da ancak örgüt üyeleri tarafından işlenebilen suçların faillerinin de örgüt üyesi olduğunun kabulü gerekir. Örgüte sadece sempati duymak ya da örgütün amaçlarını, değerlerini, ideolojisini benimsemek, buna ilişkin yayınları okumak, bulundurmak, örgüt liderine saygı duymak gibi eylemler örgüt üyeliği için yeterli değildir. (Evik, Cürüm işlemek için örgütlenme, syf. 383 vd.)
Örgüt üyesinin, örgüte bilerek ve isteyerek katılması, katıldığı örgütün niteliğini ve amaçlarını bilmesi, onun bir parçası olmayı istemesi, katılma iradesinin devamlılık arz etmesi gerekir. Örgüte üye olan kimse, bir örgüte girerken örgütün kanunun suç saydığı fiilleri işlemek amacıyla kurulan bir örgüt olduğunu bilerek üye olmak kastı ve iradesiyle hareket etmelidir. Suç işlemek amacıyla kurulmuş örgüte üye olmak suçu için de saikin "suç işlemek amacı" olması aranır. (... özel kısım syf. 263-266, Alacakaptan Cürüm İşlemek İçin Örgüt syf. 28, Özgenç Genel Hükümler syf. 280)
Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde:
Dosya kapsamına göre; örgütün haberleşme aracı olan ByLock programını kullandığı ve örgüt liderinin talimatıyla Bank Asyaya para yatırdığı tespit edilemeyen sanığın, öğrencilik döneminde örgüt evlerinde kalmaktan ibaret eylemlerinin, sanığın aşamalarda tutarlı ve değişmeyen savunmaları, sürece ilişkin samimi beyanları ile vermiş olduğu isimler de göz önünde bulundurularak, örgüte sempati düzeyini aşıp örgütün hiyerarşik yapısına dahil olduğunu gösterecek derecede çeşitlilik devamlılık ve yoğunluk göstermemesi karşısında, silahlı terör örgütü üyeliği suçunu işlediği sabit olmayan sanığın CMK 223/2-e maddesi gereğince beraatine karar verilmesinde açıklanan nedenlerle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 24.06.2021 tarihli ve 2020/363 Esas, 2021/396 sayılı Kararında Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısınca öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Gümüşhane Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
08.03.2023 tarihinde karar verildi.