İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2020/697 E., 2021/1246 K.
SUÇ: Silahlı terör örgütüne üye olmak
HÜKÜM: İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Ankara 13. Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.11.2018 tarihli ve 2018/360 Esas, 2018/396 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun(5237 sayılı Kanun) 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 221inci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesi, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun(3713 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5327 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53'üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 1 yıl 13 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 27.12.2019 tarihli ve 2018/2424 Esas, 2019/931 sayılı Kararı ile CMK'nın 150 nci maddesinin üçüncü, 188 inci maddesinin birinci fıkrası, 197 nci maddesinin birinci fıkrası ve 289 uncu maddesinin birinci fıkrasının(a) ve (e) bentlerine aykırılık nedeniyle CMK'nın 289 uncu maddesinin birinci fıkrasının(a) ve (e) bentleri ve 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi uyarınca hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
3.Ankara 13. Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.09.2020 tarihli ve 2020/39 Esas, 2020/195 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesi ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.
4.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 22.06.2021 tarihli ve 2020/697 Esas, 2021/1246 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik Cumhuriyet savcısının istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
5.Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 07.10.2022 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemi özetle, sanığın eylemlerinin üzerine atılı silahlı terör örgütüne üye olma suçunu oluşturduğu ve mahkumiyet karar verilmesi gerektiğine ve sair sebeplere ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İlk derece mahkemesince "Sanık ...'in 1986 Denizli doğumlu olduğu, ilk ve orta öğrenimini bu ilde yaptığı, 2004 yılında Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesini kazandığı, 2011 yılında mezun olduğu, üniversite öğrenimi sırasında KPSS Lise puanı ile 2008 yılında Ankara ilinde İnfaz Koruma Memuru olarak göreve başladığı, avukatlık stajına başlaması sebebiyle bu görevinden istifa ettiği, 2012 yılı Aralık ayı Adli Yargı Hakim Savcılık sınavına girdiği, mülakatta elendiği, halen Milli Eğitim Bakanlığı'nda halen avukat olarak görev yaptığı anlaşılmıştır.
Sanık ile ilgili soruşturma tanık ...'nın sanığın 2012 yılında Hakim-Savcı çalışma evinde kalan şahıslardan birisi olarak teşhis etmesi üzerine başlamıştır. Tanık Hurşit söz konusu beyanlarında ayrıca sanıkla ilgili olarak ;
"...bu sınavlar olduktan sonra kaldığımız ev mülakat evine çevrildi, bundan sonra sermurakıplar yani evlerde bizden sorumlu olan kişiler ...'i başka bir mülakat evine aldılar, bu evden ayrıldı,..
...bu şahsın Dikmen'deki mülakat evinden gönderilmesinin nedeni kendisinin uyumsuz biri olmasından kaynaklıydı, bununda oradaki sermurakıp bize söylemişti, "
Şeklindeki beyanlarından sanığın söz konusu evde örgüt içi kurallara aykırılık göstermesi sebebiyle dışlandığı anlaşılmaktadır.
Sanığın 2012 yılı Aralık ayında yapılan Hakim-Savcılık sınavına girdiği, yazılıyı kazanmasına rağmen mülakatta elendiği, bu durumun örgütün sızmış olduğu adli teşkilatta en güçlü olduğu dönemde bile sanığın örgüt tarafından korunmadığını gösterdiği, dışlandığı yönündeki tanık beyanı ve sanığın ilk hazırlık ifadesinden beri istikrarlı olarak yaptığı ; "maddi sebeplerden dolayı bir süre evlerde kaldığı" yönündeki savunmalar ile uyumlu olduğu, sanığın belirtilen dönem haricinde örgüt faaliyetlerin katıldığına ve devam ettirdiğine dair dosyada başkaca delil olmadığı, atılı örgüt üyeliği suçunun oluşumu için gerekli sürekli, yoğun ve çeşitli nitelikte eylem tespitinin olmadığı anlaşılmıştır.
Tüm bu sebeplerle; sanığın müsnet suçtan mahkumiyetini gerektirir, her türlü şüpheden uzak mahkumiyetine yeterli, kesin ve inandırıcı deliller elde edilemediğinden, şüphenin sanık lehine düşünülmesi gerektiğinden; sanığın CMK'nın 223/2-e madde ve fıkrası gereğince" beraatine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Ayrıntıları (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin 2017/1809 Esas ve 2017/5155 sayılı Kararında ve Dairemizce de benimsenen, istikrar kazanmış yargısal kararlarda açıklandığı üzere: Örgüt üyesi, örgüt amacını benimseyen, örgütün hiyerarşik yapısına dahil olan ve bu suretle verilecek görevleri yerine getirmeye hazır olmak üzere kendi iradesini örgüt iradesine terk eden kişidir. Örgüt üyeliği, örgüte katılmayı, bağlanmayı, örgüte hakim olan hiyerarşik gücün emrine girmeyi ifade etmektedir. Örgüt üyesi örgütle organik bağ kurup faaliyetlerine katılmalıdır. Organik bağ; canlı, geçişken, etkin, faili emir ve talimat almaya açık tutan ve hiyerarşik konumunu tespit eden bağ olup, üyeliğin en önemli unsurudur. Örgüte yardımda veya örgüt adına suç işlemede de örgüt yöneticileri veya diğer mensuplarının emir ya da talimatları vardır. Ancak örgüt üyeliğini belirlemede ayırt edici fark, örgüt üyesinin örgüt hiyerarşisi dahilinde verilen her türlü emir ve talimatı sorgulamaksızın tamamen teslimiyet duygusuyla yerine getirmeye hazır olması ve öylece ifa etmesidir.
Silahlı örgüte üyelik suçunun oluşabilmesi için örgütle organik bağ kurulması ve kural olarak süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylem ve faaliyetlerin bulunması aranmaktadır. Ancak niteliği, işleniş biçimi, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, örgütün amacı ve menfaatlerine katkısı itibariyle süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk özelliği olmasa da ancak örgüt üyeleri tarafından işlenebilen suçların faillerinin de örgüt üyesi olduğunun kabulü gerekir. Örgüte sadece sempati duymak ya da örgütün amaçlarını, değerlerini, ideolojisini benimsemek, buna ilişkin yayınları okumak, bulundurmak, örgüt liderine saygı duymak gibi eylemler örgüt üyeliği için yeterli değildir. (Evik, Cürüm işlemek için örgütlenme, syf. 383 vd.)
Örgüt üyesinin, örgüte bilerek ve isteyerek katılması, katıldığı örgütün niteliğini ve amaçlarını bilmesi, onun bir parçası olmayı istemesi, katılma iradesinin devamlılık arz etmesi gerekir. Örgüte üye olan kimse, bir örgüte girerken örgütün kanunun suç saydığı fiilleri işlemek amacıyla kurulan bir örgüt olduğunu bilerek üye olmak kastı ve iradesiyle hareket etmelidir. Suç işlemek amacıyla kurulmuş örgüte üye olmak suçu için de saikin "suç işlemek amacı" olması aranır. (... özel kısım syf. 263-266, Alacakaptan Cürüm İşlemek İçin Örgüt syf. 28, Özgenç Genel Hükümler syf. 280)
Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde:
Dosya kapsamına göre; örgütün haberleşme aracı olan ByLock programını kullandığı ve örgüt liderinin talimatıyla Bank Asyaya para yatırdığı tespit edilemeyen sanığın, öğrencilik döneminde maddi nedenlerle örgüt evlerinde kalmaktan ve mezuniyet sonrası örgütün çalışma evlerinde ikamet etmekten ibaret eylemlerinin, sanığın aşamalarda tutarlı ve değişmeyen savunmaları, sürece ilişkin samimi beyanları ile vermiş olduğu isimler de göz önünde bulundurularak, eylem ve faaliyetlerinin örgüte sempati düzeyini aşıp örgütün hiyerarşik yapısına dahil olduğunu gösterecek derecede çeşitlilik devamlılık ve yoğunluk göstermemesi karşısında, silahlı terör örgütü üyeliği suçunu işlediği sabit olmayan sanığın CMK 223/2-e maddesi gereğince beraatine karar verilmesinde açıklanan nedenlerle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 22.06.2021 tarihli ve 2020/697 Esas, 2021/1246 sayılı Kararında Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısınca öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Ankara 13. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
08.03.2023 tarihinde karar verildi.