İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2020/915 E., 2021/1007 K.
SUÇ: Silahlı terör örgütüne üye olma, Silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme 01.08.2016 (Sanık ... yönünden)
HÜKÜM: İstinaf başvurularının esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükümlerin onanması
İlk Derece Mahkemesince sanıklar hakkında kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen esastan ret kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Isparta 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.02.2020 tarihli ve 2018/57 Esas, 2020/80 sayılı Kararı ile;
Sanık ... hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Kanunun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 62 nci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına,
Sanık ... hakkında silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 314 üncü maddesinin üçüncü fıkrası ve 220 nci maddesinin yedinci fıkrasının birinci cümlesi delaletiyle 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 220 nci maddesinin yedinci fıkrasının ikinci cümlesi, 3713 sayılı Kanunun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 62 nci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları ve 63 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 13 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 03.06.2021 tarihli ve 2020/915 Esas, 2021/1007 sayılı Kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanıklar müdafileri ve o yer Cumhuriyet Savcısının istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
3. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 15.10.2022 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanıklar müdafinin temyiz istemi özetle; mahkemenin kanuna aykırı olarak teşkil ettiğine, mahkumiyet hükümlerinin gerekçe içermediğine, hükmün hukuka aykırı elde edilen delillere dayandığına, tanık beyanlarının örgüt üyeliğine dair net bilgiler içermediğine, Bank Asyadaki işlemlerin rutin bankacılık işlemleri olduğuna ve suç oluşturmayacağına, sanık ...'un Yalvaç'ta faaliyet gösteren Muallim galip Bilgisayar Yay.Gıd.San.A.Ş.'ye tamamen ticari amaçlarla üye olduğuna, sanıkların beraat etmesi gerektiğine ve sair sebeplere ilişkindir.
Sanıkların 10.01.2022 tarihli temyiz aşamasında sundukları dilekçeler kapsamında; 5237 sayılı Kanun'un 221 inci maddesi kapsamında etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanma talebinde bulundukları anlaşılmaktadır.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanık ... Yönünden;
Sanığın ByLock programının yüklediği ve kullandığına dair herhangi bir tespite ulaşılamadığı, Digitürk üyeliğinin, Bank Asyanın TMSF'ye devrine ilişkin protestolara katıldığına tspit yapılamamış ise de; hakkında tanık beyanları ile sabit olduğu üzere örgütte aktif olarak yer aldığı, bulunduğu ilçede örgüte müzahir şirketin hisse ortağı ve yönetim kurulu üyesi olması, örgüte müzahir bir dernek üyeliği, HTS analiz raporunda örgüt üyeleri yoğun ve sürekli bir şekilde irtibatının tespit edildiği, çağrı tarihlerinde Bankasya'da yapılan işlemler gibi toplanan deliller sanığın beyanı ve tüm dosya kapsamına göre; sanığın durumu ve deliller nazara alındığında örgüt ile organik bağ kurarak sübut bulan çeşitlilik ve süreklilik gösteren faaliyetlerde bulunduğu, sanığın amacını benimsediği silahlı terör örgütü FETÖ/PDY yapılanması içerisine dahil olduğu, yukarıda ayrıntılarıyla izah edilip tartışılan eylem ve faaliyetlerinin sanığın atılı olan silahlı örgüt üyeliği suçunu oluşturacağı, zira silahlı örgüte üye olmanın örgüte hakim olan hiyerarşik gücün emrine girmeyi ifade ettiği, sanığın silahlı terör örgütü (FETÖ/PDY) üyeliği suçundan suçun işleniş biçimi dikkate alınarak TCK'nın 314/2 nci maddesi uyarınca takdiren alt sınırdan cezalandırılmasına, sanığın 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 3. maddesinde sayılan silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği anlaşılmakla 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 5/1 inci maddesi uyarınca cezasında yarı oranında artırım yapılmasına, cezanın sanığın geleceği üzerindeki olası etkileri göz önünde bulundurularak sanığın cezası TCK'nın 62 nci maddesi ile 1/6 oranında indirim yapılmasına, sanığın örgüt mensubu olduğu anlaşılmakla TCK'nın 58/9 uncu maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına oyçokluğu ile karar verildiği,
Sanık Belkız Azyoksul Yönünden;
Sanığın ByLock programının yüklediği ve kullandığına dair herhangi bir tespite ulaşılamadığı, Digitürk üyeliğinin olmadığı, örgütün talimatı ile düzenlenen Zaman gazetesi yöneticilerine yönelik ve Bank Asyanın TMSF'ye devrine ilişkin protestolara katıldığına dair bir tespit yapılmamış ise de; HTS analiz raporunda örgüt üyeleri yoğun ve sürekli bir şekilde irtibatının tespit edildiği, talimat tarihlerinde Bankasya'da yapılan işlemler, ihbar ile hakkında örgüt toplantılarına katıldığına dair tanık beyanları ve örgüte müzahir sendika üyeliği gibi toplanan deliller ve sanığın beyanı ve tüm dosya kapsamına göre; sanığın örgütün hiyerarşik yapısı içerisinde bulunduğuna dair tam kanaat edinilebilecek delillerin elde edilemediği, ancak yukarıda izah edilen delillere göre sanığın örgüte hakim olan hiyerarşik yapı ile ilişki içinde olmamakla birlikte örgütün amacına bilerek ve isteyerek hizmet ettiğinin anlaşıldığı, böylece sanığın TCK'nın 314/3 ve 220/7-1 inci cümlesi yollamasıyla TCK'nın 314/2 nci maddesi uyarınca suçun işleniş biçimi dikkate alınarak ve teşdit sebebi de bulunmamakla takdiren alt sınırdan cezalandırılmasına, sanığın eylemi bilerek ve isteyerek örgüte yardım şeklinde olduğundan TCK'nın 220/7-2 nci cümlesi uyarınca izah edilen yardımın niteliği ve sanığın eylem yoğunluğu da dikkate alınarak takdiren 3/5 oranında indirim yapılmasına, ayrıca örgütün silahlı örgüt olması nedeniyle TMK'nın 5/1 maddesi uyarınca cezasında yarı oranında arttırım yapılmasına, cezanın sanığın geleceği üzerindeki olası etkileri göz önünde bulundurularak cezasında TCK'nın 62 nci maddesi uyarınca indirim yapılmasına, sanığın örgüt üyesi olduğu tespit edilememekle hakkında TCK'nun 58/9 uncu maddesinin uygulanmasına yer olmadığına oybirliği karar vermek gerektiği, vicdani kanaatiyle hüküm kurulmuştur.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı belirlenmiştir.
IV. GEREKÇE
Oluş, iddia, mahkeme kabulü, sanıklar müdafiinin temyizinin kapsamı ve tüm dosya kapsamı nazara alındığında;
a) Tebliğnamedeki onama talepli görüşe (b) bendinde gösterilen nedenle iştirak olunmamıştır.
b) Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, temyiz dilekçesinde ileri sürülen savunmaların özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu anlaşılmakla, sanıklar müdafinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü sair temyiz itirazlarının reddine;
Ancak,
Sanıklara ait 10.01.2022 tarihli dilekçeleri itibarıyla, sanıkların etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmak istediklerini belirtmeleri ve dilekçe içeriklerinde de örgütsel faaliyetlerine ve yargılama aşamasında bildirmedikleri birtakım örgüt mensuplarına ilişkin bilgiler vermeleri karşısında, hükmün kesinleşmesine kadar etkin pişmanlıkta bulunma imkanı da gözetilerek öncelikle sanıkların duruşmada hazır edilerek ayrıntılı bir şekilde beyanlarının alınması, daha sonra vermiş oldukları bilgilerin, sanıkların örgüt içerisindeki kaldıkları süre, örgütsel faaliyet ve konumlarına uygun doğruluk ve faydalılık durumunun ilgili birimlerden sorulması ile sonucuna göre sanıklar hakkında, 5237 sayılı Kanun'un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının karar yerinde tartışılarak bir karar verilmesinde zorunluluk bulunması, bozmayı gerektirmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünün (b) başlığında açıklanan nedenle sanıklar müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 03.06.2021 tarihli ve 2020/915 Esas, 2021/1007 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Isparta 2. Ağır Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin bilgi için Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
23.03.2023 tarihinde karar verildi.