İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SAYISI: 2019/1821 E., 2021/746 K.
SUÇ: Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM: İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Sanık müdafinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Ankara 32. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.04.2019 tarihli ve 2018/175 Esas, 2019/265 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314/2 ve 53 üncü maddesi uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesinin, 17.05.2021 tarihli ve 2019/1821 Esas, 2021/746 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun hükmün düzeltilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 29.10.2022 tarih ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdii olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle, mahkemenin kanuna aykırı teşekkül ettiğine, hükmün gerekçe içermediğine, sanığın suç işleme kastının bulunamadığına, sanık hakkında iletişimin tespiti kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna, ardışık arama ve kontörlü aramalarla ilgili dosya içerisinde yer alan HTS kayıtları incelendiğinde fiziki olarak mümkün olmayan aramaların olduğu, bazı kayıtların sehven yazıldığına, sanık hakkındaki iddia edilen aramaların bu anlatılan periyodik/ardışık arama şablonuna uymadığına, HTS kayıtlarının hukuka aykırı delil olup tek başına mahkumiyete yeterli delil olmadığına ve sair hususlara ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanık ...'ın Hava Kuvvetleri Komutanlığında astsubay rütbesi ile görev yaparken görevinden uzaklaştırıldığı, Dosya arasında bulunan HTS kayıtlarının incelenmesinde; sanık ...'ın adına kayıtlı 0533 (...) (..) (..) numaralı hattın 2010 ve 2018 yılları arasında HTS dökümlerinde bahse konu hattın Ankara 'da bulunan büfelerde ve iş yerlerinde kullanılan sabit kontörlü telefonlardan kendi baz kayıtlarına göre 2011 yılında 1, 2012 yılında 2, 2013 yılında 3, 2014 yılında 4 ve 2015 yılında 1 defa olmak üzere toplamda 11 kez aradığının yada arandığının karşı baz kayıtlarına göre 2014 yılında 1 kez aradığının yada arandığının tespit edildiği, sanığın kardeşi A.D'nin Sahil Güvenlik Komutanlığında astsubay rütbesi ile görev yaparken FETÖ silahlı terör örgütüne yönelik yapılan soruşturmalar kapsamında görevinden ihraç edildiği tespit edilmiştir. Sanık aşamalardaki savunmalarında aramaların FETÖ mahrem yapılanması kapsamında görevli sivil kişiler tarafından yapılmadığını, mesai arkadaşları ya da ailesi tarafından yapılmış olabileceğini kendisi ile birlikte aynı ... aranan asker şahıslardan sadece A.O.'yu tanıdığını beyan etmiş ise de sanığın savunmalarının suçtan kurtulmaya yönelik olduğu kabul edilerek itibar edilmemiştir.
Dosyada bulunan HTS kayıtları ve bilirkişi raporuna göre sanığında Ankara 'da bulunan ankesörlü hatlardan haklarında FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olmak suçlaması ile soruşturma bulunan asker şahıslarla birlikte arandığı bu aramaların FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarınca görüşme amaçlı olarak yapıldığı ve sanığın örgütsel toplantıların yeri ve zamanının bildirilmesi amacıyla arandığı değerlendirilmekle; amacı, stratejisi, yapılanması ve faaliyetleri itibariyle Ülke genelinde devletin güvenliğine, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın öngördüğü düzene ve bu düzenin işleyişine yönelik cebir, şiddet ve ağır suç teşkil edecek şekilde vahamet arz eden olayları gerçekleştiren FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün hiyararşik yapı ve organik bütünlüğüne dahil olarak üzerine atılı silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği anlaşıldığından, sanığın sübut bulan terör örgütüne üye olmak suçundan mahkûmiyetine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Sanığın sabit olan eylemine uyan, TCK'nın 314/2 maddesi gereğince suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesinde kullanılan araçlar, suçun işlediği zaman ve yer, suç konusunun önemi, meydana gelen zararın ağırlığı, failin kastı, güttüğü amaç ve saiki nazara alınarak temel cezanın alt sınırından belirlenmesi suretiyle cezalandırılmasına, sanığın cezasının 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanun'un 5/1 maddesi gereğince yarı oranında artırılmasına, sanığın geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları göz önünde bulundurularak TCK’nın 62/1 inci maddesi ile 53, 58/9, 63 maddelerinin de uygulanması suretiyle cezalandırılmasına karar vermek gerekmiş ve hüküm kurulmuştur.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Yapılan inceleme neticesinde; Hava Kuvvetleri Komutanlığında astsubay rütbesi ile görev yaparken görevinden uzaklaştırılan sanık ...'ın adına kayıtlı 0533 (...) (..) (..) numaralı hattın 2010 ve 2018 yılları arasında HTS dökümlerinde bahse konu hattın Ankara 'da bulunan büfelerde ve iş yerlerinde kullanılan sabit kontörlü telefonlardan kendi baz kayıtlarına göre 2011 yılında 1, 2012 yılında 2, 2013 yılında 3, 2014 yılında 4 ve 2015 yılında 1 defa olmak üzere toplamda 11 kez aradığının yada arandığının karşı baz kayıtlarına göre 2014 yılında 1 kez aradığının yada arandığının tespit edilen sanığın ardışık arandığı diğer asker şahıların araştırılması, varsa ceza soruşturması ya da dava dosyalarının celp edilerek incelenmesi, gerekirse şahısların duruşmada tanık olarak dinlenilmeleri sağlanarak CMK’nın 217 inci maddesi uyarınca duruşmada sanık ve müdafiine diyeceklerinin sorulması gerektiği gözetilmeden gerekirken eksik araştırmayla yazılı şekilde karar verilmesi nedeniyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesinin, 17.05.2021 tarihli ve 2019/1821 Esas, 2021/746 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, hükmolunan ceza miktarı ve tutuklulukta geçen süreler göz önüne alındığında, sanık müdafiinin tahliye talebinin REDDİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Ankara 32. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
14.03.2023 tarihinde karar verildi.