İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SAYISI: 2021/604 E., 2021/987 K.
SUÇ: Terör örgütü propagandası yapmak
HÜKÜM: İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Tokat 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.02.2021 tarihli ve 2020/264 Esas, 2021/80 sayılı Kararı ile sanık hakkında terör örgütü propagandası yapmak suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesi ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.
2.Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 04.06.2021 tarihli ve 2021/604 Esas, 2021/987 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik Cumhuriyet Savcısının istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
3.Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 04.11.2022 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısının temyiz istemi özetle, sanığın kırmızı kumaş üzerine sarı renkte basılı "Halk Cephesi" yazılı yelek giydiğinin (Halk Cephesinin DHKP-C terör örgütünün alt seksiyonu olduğu, örgütün yurt genelinde başlattığı kampanya kapsamında (DHKC) cephe yapılanmasını oluşturan birimlerin çatı örgütlenmesi olarak kabul edildiği) ve çeşitli tarihlerde silahlı eylemler sonrası güvenlik güçlerince ölü ele geçirilen DHKP-C terör örgütü üyelerinin (Elif Sultan Kalsen, Şafak Yayla, Bahtiyar Doğruyol, Çiğdem Yakşi, Berna Yılmaz) kırmızı zemin üzerine fotoğrafları basılı olan ve üzerine sarı renkle "Mahir, Hüseyin, Ulaşlardan Elif, Şafak, Bahtiyara Devrim yürüyüşümüz sürüyor. (Halk Cephesi)" yazılı pankartı taşıdığının tespit edilmesi nedeniyle üzerine atılı terör örgütü propagandası yapma suçunun sübut bulduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince, "sanığın kırmızı kumaş üzerine sarı baskı ile "HALK CEPHESİ" şeklinde yelek giydiği hususunun sabit olduğunun; ancak DHKP/C terör örgütü üyelerinin (Elif Sultan Kalsen, Şafak Yayla, Bahtiyar Doğruyol, Çiğdem Yakşi, Berna Yılmaz) kırmızı zemin üzerine fotoğrafları basılı olan ve üzerine sarı renkle "Mahir, Hüseyin, Ulaşlar'dan Elif, Şafak, Bahtiyara Devrim yürüyüşümüz sürüyor (HALK CEPHESİ)" yazılı pankartı 74 DA 850 plaka sayılı araçtan çıkartarak Z. A. ile birlikte açtığı iddiasına ilişkin olarak mahkememizin 04.02.2021 tarihli celsesinde yapılan incelemede dosya arasında yer alan olay anını gösteren CD'de 4.10 dakikadan itibaren 74 DA 850 plakalı araçtan yeşil kapşonlu bir bayanın bir pankart indirdiği ve arkası dönük bir erkek şahsın pankartın ucundan tutarak açtıkları pankart üstünde ne yazdığının tam olarak görülmediği ayrıca erkek şahsın yüzünün net olarak görülmediği ve arkasının dönük olduğu, pankartı açıp yere bıraktıkları, erkek şahsın kafasında bere olduğu, yüzünün hiçbir şekilde görülmediğinin anlaşıldığı; görüntüdeki şahsın kameraya arkasının dönük ve kafasında da bere olması nedeni ile Adli Tıp Kurumunca rapor hazırlanması için eşkale yeterli bir görüntünün mevcut olmadığı, bu haliyle makul sürede yargılama hakkı ve yargılamanın uzamaması adına bu hususta rapor alınmasının dosyaya yenilik katmayacağının anlaşıldığı, ayrıca sanığın söz konusu pankartı açarak taşınmaya hazır hale getirmek amaçlı yere sermesi eyleminin kabulü halinde dahi bu eylemin devamında, pankartın taşınması esnasında kamera açısına bir binanın girmesi nedeni ile söz konusu pankartı taşıdığı hususunun da sabit olmadığı anlaşılmakla, sanığın gerçekleştirdiği sabit olan halk cephesi yazılı yelek giymesi şeklindeki eyleminin 3713 sayılı kanunun 7/2 maddesi yönünden incelenmesinde; maddede "Terör örgütünün; cebir, şiddet veya tehdit içeren yöntemlerini meşru gösterecek veya övecek ya da bu yöntemlere başvurmayı teşvik edecek şekilde propagandasını yapan kişi, bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır." şeklinde düzenleme olduğu, propaganda eyleminin Anayasa Mahkemesi'nin 1991/18 Esas, 1992/20 sayılı Kararında "Propaganda, genellikle benimsenen bir tanıma göre, belli bir amacı gerçekleştirmek ve yandaş kazanmak için düşüncelerin birden çok kişilerin bilgilerine ulaştırılmasını öngören bir etkileme yöntemi" şeklinde tanımlandığı; sanığın HALK CEPHESİ yazılı yelek giymesi şeklindeki eyleminin yukarıda bahsi geçen propaganda tanımına uymadığı, bunların tek başına örgütün cebir, şiddet ve tehdit içeren eylemlerini meşru gösterme, bu yöntemlere başvurmayı teşvik etme ve terör örgütünü övme niteliği taşımadığı kanaatine varıldığı; her ne kadar sanık hakkında DHKP/C terör örgütü üyelerinin (Elif Sultan Kalsen, Şafak Yayla, Bahtiyar Doğruyol, Çiğdem Yakşi, Berna Yılmaz) kırmızı zemin üzerine fotoğrafları basılı olan ve üzerine sarı renkle "Mahir, Hüseyin, Ulaşlar'dan Elif, Şafak, Bahtiyara Devrim yürüyüşümüz sürüyor (HALK CEPHESİ)" yazılı pankartı 74 DA 850 plaka sayılı araçtan çıkartarak Züleyha Aybay ile birlikte açtığı iddia olunmuş ise de; bu hususta her türlü şüpheden uzak, kesin ve net bir kanı hasıl olmadığı konusunda mahkememizde tam bir vicdani kanaat hasıl olmuş olup; sanık hakkında 3713 sayılı TMK'nın 7/2. maddesi ve TCK'nın 53 maddesi uyarınca terör örgütü propagandası suçlamasından dolayı sanığın atılı suçu işlediğinin sabit olmaması nedeni ile CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca" beraatine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
1-3713 sayılı Kanun'un 7/2. fıkrasında tanımlanan terör örgütünün propagandasını yapma suçunun unsurları 11.4.2013 tarihli 6459 sayılı Kanunun 8. maddesi ile değiştirilerek ''Terör örgütünün, cebir, şiddet veya tehdit içeren yöntemlerini meşru gösterecek veya övecek şekilde'' propaganda yapmayı yaptırıma bağlamıştır.
Terör örgütü propagandası yapma suçunun oluşması için; terör örgütü ile ilgili bir öğretinin, düşüncenin veya inancın başkalarına tanıtılması, benimsetilmesi ya da yayılması amacıyla yapılmasının yanında terör örgütünün cebir, şiddet ve tehdit içeren yöntemlerini meşru gösterecek, bu yöntemleri övecek ya da bu yöntemlere başvurmayı teşvik edecek şekilde yapılması gerekmektedir.
2-Sanığın gösteride pankart taşıdığına dair dosya kapsamında her türlü şüpheden uzak, kesin ve net delil bulunmadığı belirlenerek, "Halk Cephesi" yazılı yelek giymekten ibaret eyleminin terör örgütünün cebir, şiddet ve tehdit içeren yöntemlerini meşru gösterecek, bu yöntemleri övecek ya da bu yöntemlere başvurmayı teşvik edecek nitelikte bulunmadığına ilişkin mahkeme kararında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 04.06.2021 tarihli ve 2021/604 Esas, 2021/987 sayılı Kararı kararında Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısınca öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Tokat 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
08.03.2023 tarihinde karar verildi.