İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2020/988 E., 2021/933 K.
SUÇ: Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM: İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü;
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.İstanbul 24. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 24.09.2020 ... ve 2019/ 185 Esas, 2020/226 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 314/2, 3713 Terörle Mücadele Kanun'un (3173 sayılı Kanun) 5/1, 5237 sayılı Kanun 62, 53/1-2-3, 58/9, 63 üncü maddeleri uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mahsuba karar verilmiştir.
2.İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesinin 02.07.2021 ... ve 2020/988 Esas, 2021/933 sayılı Kararıyla sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun, 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
3.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca 01.11.2022 tarihli; usul ve yasaya uygun olan hükmün onamasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri;
Veri İnceleme Raporunda SC ve SCC kodu ile kazanılması zor olan kişi olarak kaydedilen, süreçten sonra aramalara maruz kalan ve 2014 yılından önce örgüt ile tüm irtibatını kestiği sabit olan sanık hakkında usul ve yasaya aykırı olarak verilen mahkumiyet kararının bozulması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabullü
"Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde örgütün sözde mahrem emniyet yapılanmasında faaliyet yürüten ve emniyet mensubu şahıslardan sorumlu sivil imamları tarafından örgüt üyeleri ile tanışmak, iletişime geçmek, bir sonraki toplantının yerini belirlemek, talimat vermek, toplantı içeriğini belirlemek, iptal edilen toplantı ya da görüşmeleri bildirmek ve bilgi almak gibi nedenlerle iletişim aracı olarak kullanıldığı tespit edilen sabit hatlardan arandığının tespit edilmesi, veri inceleme raporu, HTS kayıtları, tanıkların kendi içlerinde uyumlu, dosya kapsamı ile örtüşen ve sanık hakkındaki örgütsel faaliyetlere ilişkin açıklayıcı olan beyanları ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde, sanığın, örgütün sözde mahrem emniyet yapılanmasında faaliyet yürüten ve emniyet mensubu şahıslardan sorumlu sivil imamlarının denetimde ve gizlilik içerisinde hareket etmek suretiyle FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün hiyerarşik yapılanması içerisinde bilerek ve isteyerek yer aldığı, örgüt ile organik bağını emniyet teşkilatı bünyesinde iken devam ettirdiği, dolayısıyla terör örgütü ile iltisakı bu şekilde doğrulanmış olan sanığın, yukarıda açıklandığı üzere bütün halinde ve süreklilik arzeden eylemleri ile FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün hedef ve çıkarları doğrultusunda örgüt üyesi olarak faaliyet gösterdiği ve üzerine atılı suçu işlediği sabit görüldüğü ve mahkumiyetine karar verildiği. " anlaşılmıştır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı belirlenmiştir.
IV. GEREKÇE
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan inceleme sonunda;
Ayrıntıları Dairemizin 2017/1809 Esas ve 2017/5155 sayılı Kararında ve Dairemizce de benimsenen, istikrar kazanmış yargısal kararlarda açıklandığı üzere;
Örgüt üyesi, örgüt amacını benimseyen, örgütün hiyerarşik yapısına dahil olan ve bu suretle verilecek görevleri yerine getirmeye hazır olmak üzere kendi iradesini örgüt iradesine terk eden kişidir. Örgüt üyeliği, örgüte katılmayı, bağlanmayı, örgüte hakim olan hiyerarşik gücün emrine girmeyi ifade etmektedir. Örgüt üyesi örgütle organik bağ kurup faaliyetlerine katılmalıdır. Organik bağ, canlı, geçişken, etkin, faili emir ve talimat almaya açık tutan ve hiyerarşik konumunu tespit eden bağ olup, üyeliğin en önemli unsurudur. Örgüte yardımda veya örgüt adına suç işlemede de, örgüt yöneticileri veya diğer mensuplarının emir ya da talimatları vardır. Ancak örgüt üyeliğini belirlemede ayırt edici fark, örgüt üyesinin örgüt hiyerarşisi dahilinde verilen her türlü emir ve talimatı sorgulamaksızın tamamen teslimiyet duygusuyla yerine getirmeye hazır olması ve öylece ifa etmesidir.
Silahlı örgüte üyelik suçunun oluşabilmesi için örgütle organik bağ kurulması ve kural olarak süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylem ve faaliyetlerin bulunması aranmaktadır. Ancak niteliği, işleniş biçimi, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, örgütün amacı ve menfaatlerine katkısı itibariyle süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk özelliği olmasa da ancak örgüt üyeleri tarafından işlenebilen suçların faillerinin de örgüt üyesi olduğunun kabulü gerekir. Örgüte sadece sempati duymak ya da örgütün amaçlarını, değerlerini, ideolojisini benimsemek, buna ilişkin yayınları okumak, bulundurmak, örgüt liderine saygı duymak gibi eylemler örgüt üyeliği için yeterli değildir (Evik, Cürüm işlemek için örgütlenme, Syf 383 vd.).
Örgüt üyesinin, örgüte bilerek ve isteyerek katılması, katıldığı örgütün niteliğini ve amaçlarını bilmesi, onun bir parçası olmayı istemesi, katılma iradesinin devamlılık arz etmesi gerekir. Örgüte üye olan kimse, bir örgüte girerken örgütün kanunun suç saydığı fiilleri işlemek amacıyla kurulan bir örgüt olduğunu bilerek üye olmak kastı ve iradesiyle hareket etmelidir. Suç işlemek amacıyla kurulmuş örgüte üye olmak suçu için de saikin "suç işlemek amacı" olması aranır (... özel kısım syf.263-266, Alacakaptan Cürüm İşlemek İçin Örgüt syf.28, Özgenç Genel Hükümler syf.280).
Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde;
a. Şüpheli sıfatıyla müdafii huzurunda beyanları bulunan tanıkların; anılan beyanlarının hükme esas alınması yasaya uygun olmakla birlikte, tanıkların beyanlarında sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün operasyonel eylemlerinin kamuoyunca bilinmesinden önceki dönemde yapılan sohbet toplantılarına iştirak ettiği ancak anılan dönemden sonrası sanık hakkında beyanlarının bulunmadığı, Garson kod adlı gizli tanıktan ele geçen SD kartın incelenmesi sonucunda oluşturulan veri inceleme raporuna göre "sanığın 2015 Mart dönemine kadar derecesinin “SC”, 2015 Mart döneminden sonra derecesinin "SCC" olarak belirtildiği, “SC” kodlamasının; “ 17-25 Aralık sürecinden etkilenmiş olan", "SCC" kodlamasının ise 17-25 Aralık sürecinden etkilenmiş olan FETÖ mensuplarından tekrar kazanılmaya üçüncü derecede yakın" kişileri ifade ettiğinin anlaşılması ve ankesör aramalarına ilişkin sanığın savunmalarının aksini ispat eden başkaca bir delil elde edilemediği dikkate alınarak, sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün operasyonel eylemlerinin kamuoyunca bilinmesinden sonraki dönemde örgütsel faaliyetlerine devam edip etmediğine ilişkin her türlü şüpheden uzak kesin ve yeterli delil bulunmadığı, dosyaya yansıyan mevcut deliller dikkate alındığında sanığın eylemlerinin örgüte sempati düzeyinde olduğu gözetilmeden atılı silahlı terör örgütü üyeliği suçundan beraati yerinde ve yeterli olmayan gerekçe ile yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
b.İlk Derece Mahkemesinin gerekçeli kararının 11. sayfasında sanık savunması alt başlığında; "Dosyada yer alan iddialarda da ilgili olarak ayrıntılı olarak sizlere daha önce savunma verdim. Kur'anım güzel onun için bir kaç kişiye Kur'an öğrettim bir çok kişiye. Ramazan aylarında da mukabele yaptım, mukabele yaparken de eğer bana ayet meali soran olursa açıklama kısmından okuyup onlara açıklama yaptım. Tanıkların beyanları herhalde bundan dolayı bana demişlerdir, hiçbir şeklide bu örgüte ait sohbet yapmadım, düzenlemedim ve katılmadım ve 63 yaşındayım. Kronik rahatsızlıklarım var, burada düşerek cezaevinde kolumu çatlattım." beyanları yazılmakla dosya kapsamına göre sanığın yaşı, mesleği bu beyanlar ile örtüşmemektedir. Bu hususlar değerlendirildiğinde sanık savunmasında çelişki oluşturulması, hukuka aykırı bulunmuştur
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesinin 02.07.2021 ... ve 2020/988 Esas, 2021/933 Kararını 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının a bendi uyarınca İstanbul 24. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
16.03.2023 tarihinde karar verildi.