İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SAYISI: 2020/870 E., 2021/650 K.
SUÇ: Örgüte bilerek isteyerek yardım etme
HÜKÜM: Beraat
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İzmir 20. Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.02.2020 tarihli ve 2019/500 Esas, 2020/63 sayılı kararı ile sanık hakkında "silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte bilerek ve isteyerek yardım etme" suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 220 nci
maddesinin yedinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 5inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 62 nci, 63 üncü maddesi ve 53 üncü maddesini birinci ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 1 yıl 13 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesince, 28.04.2021 tarihli ve 2020/870 Esas, 2021/650 sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan mahkumiyet hükmü, 5271 sayılı Kanun’un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca kaldırılarak, hukuka aykırılığın düzeltilmesi suretiyle yeniden hüküm kurulmuş, sanık hakkında 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemi, sanığın KHK ile kapatılan Aktif-Sen üyesi olduğu, sanığın Bank Asyadaki hesabına eşi tarafından başka bankadan 22.01.2014 tarihinde 5.600 TL ve 17.02.2014 tarihinde 1.320 TL EFT gönderilmesinin, bu paralar ile yine eşinin isteğiyle 28.02.2014 tarihinde katılım hesabı açılması eyleminde, hesapta bakiye artışı yapmak suretiyle örgüt liderinin talimatına uygun hareket edilerek sanığın suç kastını ortaya koyduğuna, savunmanın samimi bulunmadığına, bu sebeplerle beraat hükmünün bozulması istemine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesi hükmünü; "Dosyaya sunulan Bank ... hesap hareketlerinin incelenmesiyle oluşturulan bilirkişi raporu ve mahkememizce yapılan değerlendirmeye göre; sanığın 310... müşteri numaralı hesabının bulunduğu, bu hesabı 13.05.2003 tarihinde açtığı, sanığın aylık bakiyesinin incelenmesinde Aralık 2013 0 TL, Ocak 2014 5.600TL, Şubat-Mart 2014 6.920TL, Nisan 2014 10.339,04TL, Mayıs 2014 5.369,96, Haziran 2014 3.728,81TL, Ağustos 2014 ile Temmuz 2016 arası bakiyesinin 0TL olduğu, sanığın hesabının 01.01.2012-24.07.2014 tarihleri arasında hareket gördüğü, sanığa ait hesaba, M. Y. G.'e ait Halk Bankası hesabından 22.01.2014 tarihinde 5.600TL, 17.02.2014 tarihinde 1.320TL olmak üzere gelen EFT'ler ile 28.02.2014 tarihinde 6.920TL katılım hesabı açıldığı, 30.04.2014 tarihinde M. Y. G.'nin İng Bank hesabından gönderilen 3.390TL EFT açıklamasında "Katılım Hesabına Aktarmak için İng Bank M. Y. G." ibaresinin bulunduğu, söz konusu katılım hesabının 4 defa temdit edildiği, Mayıs, Haziran ve Temmuz aylarında çekilen miktarlarla hesabın tasfiye edildiği, 2014 yılı Şubat - Mayıs aylarında açılan katılım hesapları ile yapılan işlemlerin Bank Asyada hesap bakiyesini artırma amacıyla yapıldığı kanaatine varılarak sanığın cezalandırılmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesince, 28.04.2021 tarihli ve 2020/870 Esas, 2021/650 sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan mahkumiyet
hükmünün, 5271 sayılı Kanun’un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca kaldırılmasına karar verilerek, hukuka aykırılığın düzeltilmek suretiyle yeniden hüküm kurulmuş, sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan cezalandırılması talebiyle açılan kamu davasında eylemin silahlı terör örgütüne bilerek ve isteyerek yardım etme suçunu oluşturduğundan bahisle cezalandırılmasına karar verilmiş ise de, sanığın üzerine atılı suç yönünden suç kastının bulunduğu yönünde, mahkumiyetini gerektirir her türlü şüpheden arındırılmış, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
IV. GEREKÇE
1) Dosyada bulunan 14.01.2010 tarihli bilirkişi raporu incelendiğinde, sanığın örgütle bağlantılı bulunan Bank Asyada 2003 yılında açılmış bir hesabının bulunduğu ve bu hesaba nüfus kaydına göre eşi olduğu anlaşılan silahlı terör örgütü üyeliğinden hakkında mahkumiyet kararı bulunan M. Y. G.'nin, Halk Bankasındaki hesabından 22.01.2014 ve 17.02.2014 tarihlerinde EFT işlemi yaparak para gönderdiği ve 28.02.2014 tarihinde de sanık tarafından bir katılım hesabı açılıp, 05.05.2014, 27.06.2014 ve 24.07.2014 tarihlerinde söz konusu paranın nakden çekildiği ve 24.07.2014 tarihi itibariyle hesabın tasfiye edildiğinin rapor edildiği belirlenmiş, sanığın 11.01.2014 tarihinde üye olduğu Aktif-Sen isimli sendikadan 13.11.2015 tarihinde üyeliğini sonlandırdığı anlaşılmış, sanığın tüm aşama beyan ve savunmalarının mevcut delillerle uyumlu olduğu, söz konusu Bank Asyadaki işlemlerin örgüt liderinin talimatından sonraki tarihte olması ve anılan işlemlerin eşinin yönlendirmesiyle yapılmış olması gözönüne alındığında, işlemlerin talimat üzerine yapıldığının her türlü kuşkudan uzak, kesin ve inandırıcı şekilde ortaya konulamadığı anlaşılmış olduğundan şüpheden sanık yararlanır ilkesi de gözetilerek atılı suçtan beraat kararı verilmesinin isabetli olduğu anlaşılmıştır.
2) Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, sanığa yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığı gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğu anlaşılmakla, o yer Cumhuriyet savcısının temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesince, 28.04.2021 tarihli ve 2020/870 Esas, 2021/650 sayılı kararında Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
07.02.2023 tarihinde karar verildi.