İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SAYISI: 2021/874 E., 2021/1241 K.
SUÇ: Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM: İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Hükmün onanması
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle,
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği yasal şartları oluşmadığından reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Amasya 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 13/04/2021 tarih ve 2019/561 Esas, 2021/78 sayılı kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 314/2, 3713 Terörle Mücadele Kanun'un (3173 sayılı Kanun) 5/1, 5237 sayılı Kanun 62/1, 53/ 1,2,3, 58/9, 63 maddeleri uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mahsuba karar verilmiştir.
2. Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 06.07.2021 tarih ve 2021/874 Esas, 2021/1241 sayılı kararıyla sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun, 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
3. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca 07.11.2022 tarihli; usul ve kanuna uygun olan hükmün onamasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri;
Sanığın eylemlerinin örgütün operasyonel eylemlerinin kamuoyunca bilinmesinden sonrasını içermediği, sempati ve iltisak boyutunu aşmadığı, kararın sanık lehine bozulması gerektiği, 5237 sayılı Kanun' un 30 uncu maddesinin sanık hakkında da uygulanması gerektiği aksi halde sanığın beyanlarının etkin pişmanlık kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, karar gerekçesinin tanık beyanları ile bağdaşmadığı, dosyada sanığın mahkumiyetine ilişkin yeterli ve kesin delil bulunmadığına ilişkindir.
III. OLAY ve OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Makemesinin kabulü
"Sanığın uzun yıllardır örgüt içerisinde mütevelli olarak görev yaptığı, örgütün üst düzey mütevelli konumundaki sohbet gruplarında bulunduğunun anlaşıldığı, bu hususun tanık beyanları ile desteklendiği, 17-25 Aralık sürecinden sonra savunmasının aksine bu örgüte ayrıca ve açıkça tavır koyduğunu ortaya koyacak mahiyette bir beyanın tespit edilemediği, mütevelli toplantılarında maddi yönden örgütün ihtiyaçlarını karşılamak için himmet, burs, yardım adı altında paraların toplandığının anlaşıldığı, KHK kapsamında FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisakı olması nedeniyle kapatılan YESİAD isimli derneğe üyeliğinin bulunduğu, Şehzade Basın Yayın Dağıtım Pazarlama Eğitim İnşaat Gıda Otomotiv Hayvancılık Ticaret ve Sanayi Anonim Şirketi 2010 yılına kadar ortağı olduğu, 17/25 Aralık sürecinden önce ve sonraki tarihlerde örgüt içerisinde sorumlu düzeyde faaliyet gösteren il imamları ve ByLock programı kullanan örgüt mensupları ile yoğun irtibatı ortaya koyan HTS kayıtlarının bulunduğu, gerekçesiyle sanığın sabit olan silahlı terör örgütü üyeliği suçundan mahkumiyetine" karar verildiği anlaşılmıştır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı belirlenmiştir.
IV. GEREKÇE
Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.04.2008 tarih ve 9-18-78 sayılı kararında açıklandığı üzere; etkin pişmanlık hükümlerinin amacı, bir yandan terör ve örgütlü suçlarla mücadale bakımından stratejik önemi nedeniyle en etkili bilgi edinme ve mücadele araçlarından olan örgütün kendi mensuplarını kullanmak, diğer taraftan da suç işlemeyi önlemek, mensup olduğu yasa dışı örgütün amaçladığı suçun işlenmesine engel olanları ve işlediği suçtan pişmanlık duyanları cezalandırmayarak ya da cezalarında belli oranlarda indirim yaparak yeniden topluma kazandırmaktır.
TCK'nın 221/4 üncü fıkrasının 2 nci cümlesinden yararlanabilmek için; failin yakalandıktan sonra bilgisi ölçüsünde örgüt içerisindeki konumuyla uyumlu şekilde kendisinin ve diğer örgüt üyelerinin eylemleri, örgütün yapısı ve faaliyetleriyle ilgili yeterli ve samimi bilgi vererek suçtan pişmanlığını söz ve davranışlarıyla göstermesi gerekmektedir. Bu bilgi maddenin üçüncü fıkrasında aranan, örgütü çökertecek nitelikteki bilgi değildir. Verilen bilginin önemi cezanın belirlenmesinde dikkate alınmalıdır (Dairemizin 12.05.2015 tarih, 2015/1426 Esas 2015/1292 Karar 26.10.2015 tarih, 2015/1565-3464 Karar).
TCK'nın 221/4 üncü fıkrasının 2 nci cümlesi kapsamında etkin pişmanlıkta bulunduğunun kabulü halinde bu suçtan dolayı verilecek cezada 1/3'ten 3/4'e kadar bir indirim yapılacağı öngörülmektedir. Buna göre belirlenen cezadan en az 1/3, en fazla 3/4 oranında bir indirim yapılacaktır. Bu iki sınır arasında yapılacak indirim, verilen bilginin niteliği, örgütün yapısı ve faaliyetleri çerçevesinde işlenen suçlarla ya da diğer örgüt mensuplarının tespiti ile ilgili olmak üzere elverişlilik derecesi, ceza soruşturması ya da kovuşturmasının hangi aşamasında etkin pişmanlıkta bulunulduğu gibi kıstaslar nazara alınarak mahkeme tarafından takdir ve tayin edilecektir.
Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; soruşturma aşamasından itibaren örgüt mensupları ve kişisel faaliyetleri ile ilgili bir takım bilgiler veren sanık hakkında TCK'nın 221/4-2 cümlesinin uygulanıp üst hadden indirim yapılması gerekirken sanık hakkında yazılı şekilde kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmuştur
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 06.07.2021 tarih ve 2021/874 Esas, 2021/1241 sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Amasya 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
02.03.2023 tarihinde karar verildi.