İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SAYISI: 2020/990 E., 2021/920 K.
SUÇ: Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM: İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İstanbul 24. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.09.2020 tarihli ve 2019/73 Esas, 2020/214 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun (3713 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının son cümlesi, 62 inci maddesi, 221 inci maddesinin beşinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesinin, 01.07.2021 tarihli ve 2020/990 Esas, 2021/920 sayılı Kararı ile, sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin ve o yer Cumhuriyet savcısının istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 18.11.2022 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle;
1. ByLock trafik kayıtlarına ilişkin verilen çalınma veya satın alınma yoluyla ele geçirildiğine;
2. ByLock verileri usulüne uygun ele geçirilmediği için delil olarak kullanılamayacağına;
3. Sanığın eylemlerinin, gerçekleştiği tarihte suç sayılmadığına;
4. Sanığın çalışma kayıtları nedeniyle sanığa ceza verilemeyeceğine;
5. Sanığın Bank Asyaya örgüt liderinin talimatıyla para yatırmadığına;
6. Sanığa atılı suçun yasal unsurlarının oluşmadığına;
7. Sanık hakkındaki etkin pişmanlık indiriminin üst hadden yapılması gerektiğine;
8. Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanığın alınan savunmalarında kendisinin kullandığını beyan ettiği 0533 (...) (..) (..) numaralı hat üzerinden örgüt mensupları tarafından kullanılan ByLock isimli programı 11.08.2014 ile 18.11.2014 tarihleri arasında kullandığının tespit edilmiş olduğu, bu kapsamda tespit edilen ByLock içeriklerinde yapılan inceleme neticesinde düzenlenen ByLock Kimlik Tespit ve Değerlendirme Tutanağına göre, ID numarasının "110875", kullanıcı adının "mhtp3425" olduğunun anlaşıldığı, örgütle iltisaklı olduğundan bahisle 667 sayılı KHK ile kapatılan Pak Eğitim İş sendikasına üyelik kaydının bulunduğu, örgütle iltisaklı olduklarından bahisle kapatılan veya hakkında tedbir uygulanan işyerlerinde 2004-2016 yılları arasında SGK kaydı ile çalıştığı tespit edilmekle, sanığın eylemlerinin sürekliliği, çeşitliliği ve yoğunluğu dikkate alındığında FETÖ/PDY terör örgütünün kuruluş amaçlarını, faaliyet ve eylemlerini benimseyerek, bilerek ve isteyerek örgütün hiyerarşik yapısına dahil olduğu kanaatine varılarak sanığın üzerine atılı silahlı terör örgütüne üye olma suçundan mahkûmiyetine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Bölge Adliye Mahkemesince, incelenen dosya kapsamına ve gerekçeye göre İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular ile hukuki vasıflandırma ve cezanın kişiselleştirilmesi yönünden hükümde herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden sanık müdafiini ve o yer Cumhuriyet savcısının istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Tüm dosya kapsamı incelendiğinde, FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne müzahir kurumlarda çalışma kaydı bulunduğu, FETÖ/PDY terör örgütüne müzahir olduğu için kapatılan Pak-İş Sen sendikasına üye olduğu ve örgüt içi haberleşmesini ByLock adlı uygulama üzerinden gerçekleştirdiği belirlenen, İlk Derece Mahkemesinin ve bölge adliye mahkemesinin kararlarında da bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılan sanık hakkında;
Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, temyiz dilekçesinde ileri sürülen savunmaların özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu anlaşılmakla, sanık müdafiinin müdafinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü sair temyiz itirazlarının reddine;
Ancak,
Sanık müdafiinin temyiz aşamasında sanığın etkin pişmanlıktan yararlanmak istediğine ilişkin sunmuş olduğu 06.03.2023 tarihli dilekçesinin ekinde bildirilen ve sanık tarafından imzalanmış bulunan bila tarihli dilekçesi itibarıyla, etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmak istediğini belirtmesi ve dilekçe içeriğinde de kendisinin örgütsel faaliyetlerine ve yargılama aşamasında bildirmediği birtakım örgüt mensuplarına ilişkin bilgiler vermesi de dikkate alınarak, silahlı terör örgütüne üye olduğu ve TCK’nın 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesinde öngörülen etkin pişmanlık şartlarını taşıdığı kabul edilen sanığın incelenen dosya kapsamı ve delillere göre, yakalandıktan sonra yargılama aşamasında örgütte kaldığı süre ve konumu itibarıyla, örgütün yapısı, faaliyetleri ve diğer örgüt mensupları ile ilgili verdiği bilgilerin, örgütteki konumu ve faaliyetleri de nazara alındığında, niteliği, örgütün yapısı ve faaliyetleri çerçevesinde işlenen suçlarla ya da diğer örgüt mensuplarının tespiti ile ilgili olmak üzere faydalılık derecesi ve yargılama sürecinde etkin pişmanlıkta bulunulan aşama gözetildiğinde, uygulanan kanun maddesinin amaç ve gerekçesi ile orantılılık ilkesi çerçevesinde belirlenen ceza üzerinden dosya kapsamına ve hakkaniyete uygun bir indirim yapılması gerekirken yetersiz gerekçeyle asgari düzeyde indirim yapılmak suretiyle yazılı şekilde fazla ceza tayini, hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesinin, 01.07.2021 tarihli ve 2020/990 Esas, 2021/920 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İstanbul 24. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
28.03.2023 tarihinde karar verildi.