MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SAYISI: 2020/808 E., 2021/1717 K.
SUÇ: Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM: İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma
Sanık hakkında kurulan hükmün; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle; gereği düşünüldü.
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Ankara 23. Ağır Ceza Mahkemesinin 06.10.2020 tarih ve 2018/70 Esas, 2020/25 sayılı kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5271 sayılı Kanunu’nun 223 üncü maddesinin ikinci fıkrası e bendi uyarınca beraat kararı karar verilmiştir.
2.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 16.11.2021 tarhi ve 2020/808 Esas, 2021/1717 sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik O yer Cumhuriyet savcısının istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
3.Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 11.11.2022 tarihli ve bozma görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemi özetle ;
Sanığın eylemlerinin örgüt üyesi olma suçunu oluşturduğundan bahisle mahkumiyeti yerine beraatine karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
III. OLAY VE OLGULAR
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığının kabulü ile sanık hakkında beraat kararı verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
ByLock kullanıcısı olduğunu kabul etmeyen sanığın ByLock uygulamasını kullandığının kuşkuya yer vermeyecek şekilde teknik verilerle tespiti halinde, ByLock kullanıcısı olduğuna dair delilin atılı suçun sübutu açısından belirleyici nitelikte olması karşısında ilgili birimlerden ayrıntılı ByLock tespit ve değerlendirme raporu tekrar getirtilmeye çalışılıp ayrıca, ByLock içerik havuzunda isminin veya herhangi kişisel bir bilgisinin geçip geçmediğinin tespitine yönelik olarak kollukça düzenlenen 30.09.2021 tarihli araştırma tutanağına göre sanığın isminin geçtiği ByLock yazışmalarını yapan ve mesaj içeriğinde ismi geçen kişiler hakkında soruşturma yahut kovuşturma yürütülüp yürütülmediğinin tespiti ile bu kişilerin tüm aşama ifadelerinin getirtilerek gerekir ise tanık olarak mahkeme huzurunda ya da İl dışında bulunmaları halinde SEGBİS aracılığıyla dinlenmeleri ile yazışmalardaki kişinin sanık olup olmadığının tespitine çalışılarak tüm bu delillerin dosya arasına temini ile birlikte CMK'nın 217 nci maddesi gereğince duruşmada sanık ve müdafiine okunup diyecekleri sorulduktan sonra sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiğinin gözetilmemesi bozmayı gerektirmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 16.11.2021 tarhi ve 2020/808 Esas, 2021/1717 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Ankara 23. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
08.01.2024 tarihinde karar verildi.