İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SAYISI: 2021/42 E., 2021/1540 K.
SUÇ: Silahlı terör örgütüne yardım etme
HÜKÜM: İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz isteminin reddi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun’un) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 24.02.2022 tarihli 2019/573 Esas 2022/119 sayılı kararı uyarınca müdafiyle takip edilen davalarda kanun yolu başvurusu için sanığa ayrıca tebligat yapılmasına ilişkin olması gereğince temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Manisa 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.11.2020 tarihli ve 2020/36 Esas, 2020/289 sayılı kararı ile
sanık hakkında silahlı terör örgütüne yardım etme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 220 inci maddesinin yedinci fıkrası delaletiyle 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 220 inci maddesinin yedinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun (3713 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi, 63 ncü maddesi uyarınca mahkumiyetine karar verilmiştir.
2. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 20.10.2021 tarihli ve 2021/42 Esas ve 2021/1540 sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik, sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
5. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 04.12.2022 tarihli ve ret görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın eski hale getirme talepli temyiz istemi özetle;
1. Müdafii tarafından süre kaçırılmasından dolayı hak kaybı doğduğuna,
2. Tebligatların müdafiine yapılmasından ötürü bilgi sahibi olmadığına,
3. Savunma hakkının kısıtlandığına,
4. Eski hale getirme talebinin kabulüne,
5. Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanığın daha önce din görevlisi iken emekli olduğu; sanığın beyanlarında, ara sıra örgütsel toplantılara katıldığını, bu toplantılarda dini konuların konuşulduğunu, Bank Asyaya talimatla para yatırmadığını, kişilere camiye ait yardım zarflarını dağıttığını ancak örgütsel amaçla zarf dağıtmadığını, 17/25 Aralık döneminden sonra örgütün gerçek illegal durumunu görünce örgüttekilerden uzaklaşmaya başladığını, örgütle bilerek ve isteyerek temasta bulunmadığını belirterek üzerine atılı suçlamayı reddettiği; tanıkların soruşturma ve kovuşturmada alınan beyanlarına göre, sanığın cami müezzini olduğu dönemde camiye gelen kişilerden örgüt için kurban, burs gibi yardımlar toplamak amacıyla zarf dağıttığını, Zaman Gazetesine abone olunması yönünde
telkinlerde bulunduğu, sanığın cami bahçesinde sadece örgütle irtibatlı kişilerle olacak şekilde gizli olarak konuştukları sohbetler yaptığını, sanığın örgütün toplantılarına ve başka etkinliklerine katıldığını ve ayrıca başkalarını da toplantılara katılmaya davet ettiğini belirterek sanığın örgütle olan iltisakını açıkladıkları; sanığın talimat döneminde Bank ... hesabı açtırmak ve bu hesabında daha önce para yok iken talimat dönemi boyunca az miktarlarda da olsa bakiye bulundurmak suretiyle Bank Asyaya destek olmak amacıyla eylemlerde bulunduğu; bu şekilde sanığın örgüte yardım etme niteliğindeki eylemleri gerçekleştirmek suretiyle üzerine atılı silahlı terör örgütüne yardım etmek suçunu işlediği anlaşılmakla, TCK 314/2 gereği TCK 61/1'deki kriterler göz önüne alınarak kamu görevlisinin sadakat yükümlülüğüne aykırı davranması sebebiyle takdiren alt sınırdan kısmen uzaklaşılarak ceza tayin edilmiş, TCK 220/7 gereği yapılan yardımın niteliği dikkate alınarak cezasında takdiren üst sınırdan indirim yapılmış, TMK 5 gereği ceza yarı oranında artırılmış, TCK 62 gereği cezanın sanığın geleceği üzerindeki olası etkileri gözetilerek cezasında takdiren 1/6 oranında indirim yapılmış ve üzerine atılı FETÖ/PDY terör örgütüne yardım etme suçunun sübuta erdiği kabul edilerek eylemine uyan maddelere göre cezalandırılmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı belirlenmiştir.
IV. GEREKÇE
1. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 20.10.2021 tarihli ve 2021/42 Esas ve 2021/1540 sayılı gerekçeli kararının 30.10.2021 tarihinde sanık müdafiine usulüne uygun tebliğ edildiği, sanık müdafiinin söz konusu kararı CMK'nın 291/1 maddesinde belirtilen yasal süresinde temyiz etmediği, sanığın yasal süresinden sonra 03.02.2022 tarihinde söz konusu kararı temyiz ettiği, bölge adliye mahkemesince 11.02.2022 tarihinde verilen ek karar ile temyiz talebinin reddine karar verildiği, ek karara karşı sanığın süresi içinde eski hale getirme talepli temyiz talebinde bulunduğu, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 24.02.2022 tarihli 2019/573 Esas 2022/119 sayılı kararı uyarınca müdafiyle takip edilen davalarda kanun yolu başvurusu için sanığa ayrıca tebligat yapılmasına ilişkin olduğu anlaşıldığından, sanığın 03.02.2022 tarihli dilekçesinin eski hale getirme dilekçesi mahiyetinde olduğu kabul edilerek tebliğnamedeki ret düşünceye iştirak edilmemiştir.
2. Tüm dosya kapsamı incelendiğinde, FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne yardım niteliğinde Bank ... hesabına para yatırdığı, örgüt ile iltisaklı dernek üyeliği bulunduğu belirlenen, İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin kararlarında da bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılan sanık hakkında;
Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak eksiksiz yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı belirlenerek, sanıklar müdafilerinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdükleri temyiz sebepleri ile sair hususlar yerinde görülmemekle, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 20.10.2021 tarihli ve 2021/42 Esas ve 2021/1540 sayılı kararında sanıkça öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Manisa 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
22.03.2023 tarihinde karar verildi.