SAYISI: 2021/123 E., 2022/172 K.
..., ...,
SUÇ: Silahlı terör örgütüne üye olma, nitelikli kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, silahlı terör örgütüne üye olmaksızın örgüt adına suç işleme
HÜKÜM: 1-Sanıklar ..., ..., ..., ... ... hakkında TCK'nın 314/2, 3713 sayılı Kanun'un 5,
TCK'nın 62/1 53, 58/9 delaletiyle 58/6 ve 63 üncü maddeleri
uyarınca mahkumiyet.
2- Sanıklar ... ve ... hakkında TCK'nın 220/6 maddesi yollamasıyla 314/2, 220/6, 3713 sayılı Kanun'un 5,
TCK'nın 62, 53, 58/9 yollamasıyla 58/6 ncı maddeleri uyarınca
mahkumiyet.
3-Sanıklar ... ve ... hakkında ;
a-)Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan TCK'nın 314/2, 3713 sayılı Kanun'un 5, TCK'nın 62/1 53, 58/9 delaletiyle 58/6 ve
63 üncü maddeleri uyarınca mahkumiyet.
b-) Nitelikli kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan TCK'nın 267 nci maddesi yollamasıyla 109/2, 109/3-b-d, 3713 sayılı Kanun' un 5/1,
yine TCK'nın 43/1, 62, 58/9 yollamasıyla 58/6 ncı maddeleri uyarınca
mahkumiyet.
4-Sanık ... hakkında ;
a-)Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan TCK'nın 314/2, 3713 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi, TCK'nın 53, 58/9 delaletiyle 58/6 ve
63 üncü maddeleri uyarınca mahkumiyet.
b-) Nitelikli kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan TCK'nın 267 maddesi yollamasıyla 109/2, 109/3-b-d, 3713 sayılı Kanun' un 5/1,
yine TCK'nın 43/1, 58/9 yollamasıyla 58/6 ncı maddeleri uyarınca
mahkumiyet.
TEMYİZ EDENLER: Sanıklar müdafiileri, sanıklar ..., ..., ... ve ...
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İade, Düzeltilerek Onama, Bozma,
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Türk hukukunda, 20.07.2016 tarihinden itibaren istinaf kanun yolu fiilen uygulanmaya başlamıştır. Buna göre artık bu tarihten itibaren İlk Derece Mahkemeleri tarafından verilen kesin olmayan nihaî kararlara karşı önce istinaf kanun yoluna başvurulacaktır. İstinaf mahkemeleri hem hüküm mahkemesi hem de denetim mahkemesi olarak faaliyet gösterecektir.
İstinaf, İlk Derece Mahkemeleri tarafından verilen kararların hem olay yönünden hem de hukuki yönden üst dereceli mahkeme tarafından denetlenmesidir. İstinaf kanun yoluna başvurulduğunda ceza davası üst dereceli İstinaf Mahkemesi (Bölge Adliye Mahkemesi) tarafından ikinci kere incelenerek yerel mahkemenin kararı denetlenir.
İstinaf kanun yolu, İlk Derece Mahkemesi ile temyiz incelemesi arasında, ikinci derece bir denetim mekanizması ve kanun yoludur. İstinaf kanun yolunun uygulanması durumunda, İlk Derece Mahkemesi kararından sonra, karar önce istinaf denetimine tâbi tutulacak, istinaf denetiminden sonra temyiz yolu açıksa temyize başvurulabilecektir.
Temyiz ise, istinaf mahkemesi kararlarının hukuki denetim açısından incelenmesini amaçlayan bir kanun yoludur. Yeni kanun yolu sisteminin uygulanmaya başlaması halinde, adlî yargıda yargılamamız üç aşamalı olacaktır. Önce Mahkemede İlk Derece yargılaması yapılarak karar verilecek; ardından Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf incelemesi yapılacak; son olarak da Yargıtayda temyiz incelemesi gerçekleştirilecektir. Bu şekilde kanun koyucu; üç dereceli bir inceleme sistemi kurarak, ceza davası neticesinde verilen kararın yeterince denetlenmesi sağlanmak istenmiştir.
CMK'nın, İlk Derece yargılaması ile temyiz yargılaması arasına istinafı yerleştirerek, hem Yargıtayın içtihat mahkemesi konumunu güçlendirmeyi hem de mahkemelerin son kararlarının yalnızca hukuki sorun değil, maddi sorun açısından da sağlıklı bir şekilde denetlenmesinin yolunu açmayı öngörmüştür. Böylece istinaf kanun yolunun yürürlüğe girmesiyle, Yargıtayın gerçekten hukuki derece kanun yolunu teşkil etmesi ve maddi vakıa denetimi yapmaması amaçlanmaktadır.
Yargıtay üçüncü derece olarak yapacağı incelemede, ispat konusu olayın sübuta erdiği varsayımından hareket edecek, yerel mahkemenin vicdani kanaatine göre vardığı olay belirlemesine dokunamayacaktır. Ancak Yargıtay, mahkemenin belirlediği olayın hukuk normları karşısındaki durumu konusunda yaptığı hukuki değerlendirmeyi ve ondan çıkarttığı hukuki sonuçları denetleyecektir.
20.07.2016 tarihi itibariyle, istinaf mahkemelerinin uygulamaya girmesiyle birlikte artık adlî yargıda, üç aşamalı yargılama sistemine geçilmesi, yeni kanun yolu sisteminde, öncelikle ceza davasında, İlk Derece Mahkemesinde bir yargılama yapılarak karar verilmesi, ardından kanun yollarına başvurma hakkına sahip olanların süresi içinde kanun yollarına başvuruda bulunmaları halinde, üst dereceli İstinaf Mahkemesi (Bölge Adliye Mahkemesi) tarafından ikinci kere inceleme yapılarak, kararın hem maddi hem de hukuki yönden denetiminin yapılması, son olarak da yine süresi içerisinde kanun yollarına başvurma hakkına sahip olanların temyiz sebeplerini gösterir dilekçe vermeleri halinde Yargıtayca temyiz incelemesinin gerçekleştirilmesi gerekmektedir.
Bu aşamalardan biri, usul hukukuna uygun bir şekilde sonlandırılmadan bir sonraki aşamalara geçilemeyeceği de hukuken şüpheye yol açmayacak şekilde açıktır.
Mevcut dosya kapsamına göre temyiz talebine konu hükümler yönünden dosyanın safahatı incelendiğinde;
Yargıtay (Kapatılan)16. Ceza Dairesinin 31.12.2020 tarihli, 2019/4737 Esas, 2020/6918 sayılı kararı ile özetle; "sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında silahlı terör örgütüne üye olma, sanıklar ... ve ... hakkında silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleme ve resmi belgede sahtecilik suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerinin bozulmasına ve İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmesine karar verildiği,
Bozma üzerine İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesinin 2021/123 Esas numaralı dosyasında yapılan yargılama sırasında; sanıklar ..., ... ve ... hakkında "Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma" suçundan aynı mahkemenin 2020/90 Esas numarasında derdest bulunan davanın tefrik edilerek İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesinin 2021/123 Esas sayılı dosyasında birleştirildiği,
Bozma sonrası yapılan yargılama neticesinde İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesinin 10.06.2022 tarihli, 2021/123 Esas, 2022/172 sayılı kararı ile özetle; sanıklar ..., ..., ..., ... hakkında silahlı terör örgütüne üye olma, sanıklar ... ve ... hakkında silahlı terör örgütüne üye olmaksızın örgüt adına suç işleme, sanıklar ..., ... ve ... hakkında ise silahlı terör örgütüne üye olma ve nitelikli nitelikli kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından temyiz yolu açık olmak üzere mahkumiyet kararı verildiği, sanıklar müdafiileri ile sanıklar ..., ..., ... ve ...' ün temyiz talebinde bulunduğu anlaşılmıştır.
Yukarıda safahatı açıklandığı üzere daha önceden temyiz denetiminden geçmeyen, sanıklar ..., ... ve ... hakkında nitelikli nitelikli kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükümler istinaf incelemesinden geçmeksizin temyiz incelemesine esas olmak üzere Dairemize gönderilmiştir.
Bu açıklamalar ve yasal düzenlemeler ışığında;
Sanıklar müdafiileri ile sanıklar ... ve ...' un nitelikli nitelikli kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükümlere yönelik olarak bozma istemli kanun yoluna başvurması, anılan kararların mahkemece, istinafların yürürlüğe girdiği tarih olan 20.07.2016 tarihinden sonra verilmesi ve bu hükümlerin daha önceden temyiz denetiminden geçmemesi nazara alındığında, sanıklar müdafiileri ile sanıklar ... ve ...' un bozma istemli taleplerinin CMK'nın 260 ıncı maddesi kapsamında Bölge Adliye Mahkemesince değerlendirilip bir karar verilmesi, akabinde istemde bulunulması halinde temyiz isteminin değerlendirilmesi gerektiğinden, dosyanın mahalline gönderilmek üzere incelenmeksizin Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE,
25.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.