MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SAYISI : 2020/822 E., 2022/148 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ: Kırşehir Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2020/92 E., 2020/269 K.
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : TCK'nın 314/2, 3713 sayılı Kanun'un 5, TCK'nın 62/1, 58/9, 53/1-2-3, 63. maddeleri gereğince verilen mahkumiyet kararına yönelik istinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma
Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;
Temyiz edenlerin sıfatı, başvuruların süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin CMK'nın 296. maddesi uygulamasıyla 22.02.2022 tarihli kararı yerinde görülmekle ve ek kararın usulünce tebliğine rağmen temyiz isteminde bulunulmadığından tebliğnamedeki sanık müdafiinin temyiz isteminin reddine dair görüşe iştirak edilmemiştir.
Sanığın eski hale getirme talepli temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığı, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 24.02.2022 tarih ve 2019/573 esas, 2022/119 karar sayılı ilamında belirtildiği
üzere hükmün müdafiiden başka, kamu davasının tarafı, sujesi, cezanın sorumlusu kısacası ilgilisi olan sanığa da ayrıca tebliğ edilmesi gerektiği gözetilerek; istinaf kararının sadece sanık müdafiine tebliğ edilip sanığa tebliğ edilmediği ve müdafiinin de yasal süresi içerisinde temyiz yasa yoluna müracaat etmediği anlaşıldığından sanığın eski hale getirme isteğinin yerinde olduğu ve öğrenmekle süresi içerisinde hükmü temyiz ettiği anlaşılarak işin esasına geçildi;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1. Mahkumiyete esas alınan, suçun sübutu ve cezanın kişiselleştirilmesi bakımından belirleyici delil olan ve talimat ile dinlenen tek tanık Mustafa K.'nın doğrudan aleni duruşmada sanığın huzurunda, bunun mümkün olmaması halinde ise, 5271 sayılı Kanun'un 180 inci maddesinin birinci, ikinci ve beşinci fıkraları gereğince SEGBİS kullanılmak ya da anılan Kanun'un 181 inci maddesinin birinci fıkrasında öngörülen usule riayet edilmek suretiyle dinlenip AİHS’in 6/3-d ve Anayasa'nın 36 ncı maddeleri ile teminat altına alınan “iddia/kamu tanıklarını sorguya çekmek veya çektirmek” hakkı tanınması gerektiğinin gözetilmeden CMK'nın 210. maddesine aykırı davranılması;
2. Sanık hakkında düzenlenen veri inceleme raporunda sanığın öğretmeni ile zümre başkanı olarak belirtilen kişilerin açık kimlik bilgilerinin tespiti ile haklarında FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisaklı soruşturma yürütülüp yürütülmediğinin araştırılarak, soruşturma yürütüldüğünün tespit edilmesi durumunda söz konusu dosyaların getirtilip incelenmesi ve mahkeme huzurunda tanık olarak dinlenmelerinin sağlanılması ile UYAP’ta oluşturulan örgütlü suçlar bilgi bankasında sanık hakkında herhangi bir beyan yahut bilgi olup olmadığının araştırılması, tespit edilmesi halinde bu şahısların usulüne uygun olarak tanık sıfatıyla dinlenmeleri sağlanarak 5271 sayılı Kanun’un 217 nci maddesi uyarınca sanık ve müdafiine diyeceklerinin sorulduktan sonra sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi,
Kanuna aykırı olup, sanık ve müdafiinin temyiz istemleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebeplerden dolayı hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca Kırşehir Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.