Kanun Yararına Bozma
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/366 E. - 2023/46 K.
SUÇ : Terör örgütü propagandası yapmak
İNCELEME KONUSU KARAR : CMK'nın 223/8 maddesi gereğince zamanaşımı nedeniyle düşme kararı
KANUN YARARINA BOZMA
YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
Sanık hakkında Bitlis 2.Ağır Ceza Mahkemesinin 20.01.2023 tarihli ve 2023/366 Esas - 2023/46 Karar sayılı kararıyla suçun zamanaşımına uğradığı kabul edilerek düşme kararı verilmiştir.
Verilen bu karar aleyhine Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 uncu maddesi uyarınca, 04.09.2023 tarihli ve 94660652-105-13-10657-2023-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 03.10.2023 tarihli ve 2023/97446 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
A.Kanun Yararına Bozma İstemi
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin;
"Terör örgütü propagandası yapmak suçundan sanık ... hakkındaki kamu davasının zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/8. maddesi gereğince düşürülmesine dair Bitlis 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 20/01/2023 tarihli ve 2022/366 esas, 2023/46 sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 7/2. maddesinde, "Terör örgütünün; cebir, şiddet veya tehdit içeren yöntemlerini meşru gösterecek veya övecek ya da bu yöntemlere başvurmayı teşvik edecek şekilde propagandasını yapan kişi, bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Bu suçun basın ve yayın yolu ile işlenmesi hâlinde, verilecek ceza yarı oranında artırılır.." düzenlemesinin bulunduğu,
Sanık üzerine atılı terör örgütü propagandası yapmak (3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 7/2) suçunun kanunda öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre olağan dava zamanaşımı süresinin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 66/1-e maddesi gereğince 8 yıl, anılan Kanun'un 66/1-e ve 67/4. maddeleri uyarınca da olağanüstü dava zamanaşımı süresinin 12 yıl olduğu, anılan Kanun'un 66/3. maddesine göre dava zamanaşımı süresinin belirlenmesinde dosyadaki mevcut deliller itibarıyla suçun daha ağır cezayı gerektiren nitelikli hallerinin de göz önünde bulundurulacağı,
Somut olayda, sanık hakkındaki kamu davasının olağan zamanaşımı sürelerinin geçmesi nedeniyle düşürülmesine karar verilmiş ise de, suç tarihinin 19/04/2014 olduğu, sanığın soruşturma aşamasında 16/12/2022 tarihinde ifadesinin alındığı, iddianame düzenlenme tarihinin ise 20/12/2022 olduğu, sanığın 19/04/2014 tarihinde facebook internet sitesindeki hesabından PKK/KCK terör örgütünü öven ve meşru gösteren paylaşımlarda bulunduğu, eylemin basın ve yayın yoluyla işlenmesi nedeniyle temel cezanın yarı oranında arttırılması gerektiği, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 7/2 maddesinde öngörülen bir yıldan beş yıla kadar hapis cezasının üst sınırının bu durumda 7 yıl 6 ay olacağı, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 66/3. maddesinde dava zaman aşımı süresinin belirlenmesinde suçun daha ağır cezayı gerektiren nitelikleri hallerinin göz önünde bulundurulacağı ve zamanaşımı süresinin yargılamaya konu olayda 15 yıl olacağı, 15 yıllık sürenin de tamamlanmadığı cihetle, zamanaşımı süresinin dolduğundan bahisle düşme kararı verilmesinde isabet görülmemiştir." şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
B.Hukuki Süreç
1.Sanık ...'ın 28.07.1994 Bitlis doğumlu olduğu, kendi beyanına göre 2017 yılında geçici köy korucusu olarak faaliyet yürüttüğü, 2018 yılından itibaren de uzman çavuş olarak çalıştığı ve hala görevde olduğu anlaşılmıştır.
2.Bitlis Cumhuriyet Başsavcılığının 20.12.2022 tarih ve 2022/4775 Soruşturma sayılı iddianamesi ile sanığın facebook sosyal medya hesabından 19.04.2014 tarihinde terör örgütünün propagandasını içeren paylaşımda bulunduğunun tespit edilmesi üzerine terör örgütü propagandası yapmak suçundan cezalandırılması istemi ile kamu davası açılmıştır.
3.Bitlis 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 20.01.2023 tarih ve 2022/366 Esas - 2023/46 Karar sayılı kararında özetle, davaya konu paylaşımın 19.04.2014 tarihinde yapıldığı, iddianame tanzim tarihinin ise 20.12.2022 tarihi olduğu, bu nedenle atılı suç için öngörülen 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin iddianame tanzim tarihinden önce dolduğu kabul edilerek sanık hakkındaki kamu davasının CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine karar verilmiştir.
4.Yukarıda belirtilen kararın, 20.01.2023 tarihli duruşmada sanık ve müdafinin huzurunda verildiği ve hazır bulunanların yüzlerine karşı tefhim edilerek kanun yollarının usulüne uygun şekilde hatırlatıldığı tespit edilmiştir. Ayrıca gerekçeli karar 216081 sicil numaralı Cumhuriyet savcısına görüldü işlemi için gönderilmiş, aynı Cumhuriyet savcısının 27.01.2023 tarih ve 2023/941 Görüldü numaralı yazısı ile kararın görüldü işlemi yapılmıştır.
5.Söz konusu karar, ne sanık ve müdafiince ne de Cumhuriyet savcısınca istinaf edilmediğinden 30.01.2023 tarihinde kanun yollarına başvuru yapılmaksızın kesinleşmiştir.
6.Bitlis Cumhuriyet Başsavcılığının 13.04.2023 tarih ve 2022/4775 soruşturma sayılı yazısı ile sanığın üzerine atılı suç için öngörülen 15 yıllık olağan zamanaşımı süresi dolmadığı halde hatalı değerlendirmeyle olağan zmanaşımı süresinin 7 yıl 6 ay olarak kabul edildiği, bu nedenle zamanaşımı nedeniyle verilen düşme kararının usul ve yasaya aykırı olduğu, kanun yollarına başvurulmadan kesinleşen karar aleyhine kanun yararına bozma yoluna gidilmesi gerektiği belirtilerek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünden talepte bulunulduğu anlaşılmıştır.
7.Adalet Bakanlığının, 04.09.2023 tarihli ve 94660652-105-13-10657-2023-Kyb sayılı yazısı ile Bitlis 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 20.01.2023 tarih ve 2022/366 Esas - 2023/46 Karar sayılı kararının CMK 309. maddesi gereğince kanun yararına bozulması talep edilmiştir.
C.İlgili Hukuk
Konu ile ilgili olarak 5237 sayılı TCK'nın 66 ncı maddesinde zamanaşımı süreleri, 67 nci maddesinde dava zamanaşımı süresinin durması veya kesilmesi, 3713 sayılı TMK'nın 7/2 nci maddesinin ikinci cümlesinde terör örgütü propagandası suçunun nitelikli hali, 5271 sayılı CMK'nın 223/8 inci maddesinde kamu davasının düşmesine karar verilebilecek haller düzenlenmiştir.
D.Değerlendirme ve Gerekçe
3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun 7/2 maddesinde; terör örgütünün cebir, şiddet veya tehdit içeren yöntemlerini meşru gösterecek veya övecek ya da bu yöntemlere başvurmayı teşvik edecek şekilde propagandasını yapan kişinin bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılacağı, anılan Kanun'un 7/2 maddesinin ikinci cümlesinde ise propaganda suçunun nitelikli hali belirlenerek bu suçun basın ve yayın yolu ile işlenmesi hâlinde verilecek cezanın yarı oranında artırılacağı hüküm altına alınmıştır.
5237 sayılı TCK'nın 66 ncı maddesinde dava zamanaşımı süreleri, beş yıldan fazla olmamak üzere hapis veya adlî para cezasını gerektiren suçlarda sekiz yıl, beş yıldan fazla ve yirmi yıldan az hapis cezasını gerektiren suçlarda ise onbeş yıl olarak belirlenmiştir. Aynı maddenin üçüncü fıkrasında dava zamanaşımı süresinin belirlenmesinde dosyadaki mevcut deliller itibarıyla suçun daha ağır cezayı gerektiren nitelikli hallerinin de göz önünde bulundurulması gerektiği, yine aynı maddenin dördüncü fıkrasında zamanaşımı sürelerinin belirlenmesinde suçun kanunda yer alan cezasının yukarı sınırının göz önünde bulundurulacağı ayrıca hüküm altına alınmıştır.
Bu açıklamalar ışığında ışığında somut olay değerlendirildiğinde;
Sanık hakkında sosyal medya hesabında yer alan paylaşım nedeniyle terör örgütü propagandası yapmak suçunu işlediği iddiasıyla soruşturma işlemlerine başlanıldığı ve atılı suçtan cezalandırılması istemiyle kamu davası açıldığı, suçun sübut bulması halinde yargılamaya konu eylemin facebook sosyal medya platformu üzerinden gerçekleştirilmesi nedeniyle basın ve yayın yolu ile işlendiği kabul edilerek 3713 sayılı TMK'nın 7/2 maddesinin ikinci cümlesindeki nitelikli hale göre temel cezada yarı oranında arttırım yapılmasının gerekeceği, bu durumda propaganda suçunun nitelikli hali için öngörülen cezanın üst sınırının yedi yıl altı ay hapis cezası olacağı, 5237 sayılı TCK'nın 66 ncı maddesinde beş yıldan fazla ve yirmi yıldan az hapis cezasını gerektiren suçlarda olağan dava zamanaşımı süresinin onbeş yıl olarak belirlendiği, terör örgütü propagandası içerdiği iddia edilen yargılamaya konu sosyal medya paylaşım tarihinin 19.04.2014 tarihi olduğu, somut olayda dava zamanaşımını kesen son işlemin 20.01.2023 tarihinde sanığın mahkeme huzurunda sorgusunun yapılması işlemi olduğu, bu haliyle yargılamaya konu olayda onbeş yıllık olağan zamanaşımı süresinin de yirmi iki yıl altı aylık olağanüstü zamanaşımı süresinin de dolmadığı gözetilmeden hatalı değerlendirme ile olağan zamanaşımı süresinin sekiz yıl olarak kabul edilmesi ve kamu davasının zamanaşımının dolması nedeniyle düşürülmesine karar verilmesinde isabet bulunmamaktadır.
II.KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. Bitlis 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 20.01.2023 tarih ve 2022/366 Esas - 2023/46 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3 maddesi gereğince, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
3.5271 sayılı Kanun’un 309/4-(b) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Bitlis 2. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
07.01.2025 tarihinde karar verildi.