MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2020/205 E., 2021/1568 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ: Ankara 32. Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2018/566 E., 2020/16 K..
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : TCK'nın 314/2, 3713 sayılı Kanun'un 5/1, 62, 53/1-2-3, 58/9 ve 63. maddeleri gereğince verilen mahkumiyet hükmüne ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;
Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, yasal şartları oluşmadığından 5271 sayılı CMK’nın 299/1. maddesi gereğince REDDİNE,
Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz taleplerinin reddine ancak;
1.25.03.2019 tarihli talimat mahkemesinde yapılan duruşmada gizli tanık....'ın anlatımında "... ... 2007 yılında ilk tanıştığımızda örgütün toplantılarına gelmeyi bırakmıştı.... Ancak benim bulunduğum yıllarda tekrar toplantılara gelmeye başladı..." şeklinde beyanda bulunduğu görülmekle, gizli tanık ...'ın tekrar tanık beyanına başvurularak bahse konu toplantılara katılan diğer şahısların açık kimlik bilgilerinin tespit edilmesi, açık kimlik bilgileri tespit edilen şahısların doğrudan aleni duruşmada sanık ve müdafinin huzurunda veya 5271 sayılı CMK’nın 180/1-2-5. maddesi gereğince SEGBİS kullanılmak ya da anılan Kanun'un 181/1. maddesinde öngörülen usule riayet edilmek suretiyle tanık olarak dinlenmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ile karar verilmesi,
2 UYAP’ta güncellenen örgütlü suçlar bilgi bankasında sanık hakkında aleyhe beyan olup olmadığının araştırılması, tespit edilmesi halinde beyan sahiplerinin usulüne uygun olarak tanık sıfatıyla dinlenmeleri sağlanarak 5271 sayılı Kanun’un 217. maddesi uyarınca sanık ve müdafiine diyeceklerinin sorulduktan sonra sonucuna göre bir karar verilmesi gerekliliği,
3. Kabul ve uygulamaya göre de;
Anayasa'nın 138. maddesinin birinci fıkrası hükmü, 5237 sayılı Kanun’un 61. maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesine ilişkin ölçütlerle aynı Kanun'un 3. maddesinin birinci fıkrası uyarınca; suçun işleniş biçimi, işlendiği yer ve zaman, meydana gelen tehlikenin ağırlığı göz önünde bulundurularak, hakkaniyete uygun bir ceza tayini gerekirken temel cezanın belirlenmesinde suçun unsurlarının teşdit sebebi olarak nazara alınamayacağı da gözetilmeden, 5237 sayılı Kanun’un 61. maddesinin üçüncü fıkrasına aykırı olarak alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş sanık müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebeplerden dolayı hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca Ankara 32. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.