MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2019/1718 E., 2021/904 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Diyarbakır 5. Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2017/732 E., 2019/320 K.
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 62, 53, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca ilk derece mahkemesince verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;
Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1. Mahkumiyete esas alınan, suçun sübutu ve cezanın kişiselleştirilmesi bakımından belirleyici delil olan, talimat ile dinlenen yahut hiç dinlenmeyen tanıkların, doğrudan aleni
duruşmada sanığın huzurunda, bunun mümkün olmaması halinde ise, 5271 sayılı Kanun'un 180 inci maddesinin birinci, ikinci ve beşinci fıkraları gereğince SEGBİS kullanılmak ya da anılan Kanun'un 181 inci maddesinin birinci fıkrasında öngörülen usule riayet edilmek suretiyle dinlenip AİHS’in 6/3-d ve Anayasa'nın 36 ncı maddeleri ile teminat altına alınan “iddia/kamu tanıklarını sorguya çekmek veya çektirmek” hakkı tanınması gerektiği gözetilmeden; tanıklar .....'nin, .....'nin,.....'nin ifade metinlerinin okunması ile yetinilmek, tanık....'nin ifade metinleri ise duruşmada hiç okunmamak suretiyle hüküm kurulması,
2. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarihli ve 2017/16-956 esas, 2017/970 sayılı kararı ile onanarak kesinleşen Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarihli ve 2015/3 esas, 2017/3 sayılı kararı ile Anayasa Mahkemesinin ... başvurusuna ilişkin 04.06.2020 tarihli ve 2018/15231 başvuru numaralı kararında belirtildiği üzere; ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle, örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını ortaya koyan bir delil olacağında şüphe bulunmamakla birlikte, savunmasında ByLock kullanıcısı olmadığını bildiren sanığın, örgütsel konumunun ve örgütsel faaliyetlerinin tespiti bakımından; ilgili birimlerden ByLock tespitine ilişkin belgeler ve ayrıntılı ByLock tespit ve değerlendirme raporu ile ByLock programına bağlanılırken kullanıldığı kabul edilen GSM hattına ait HTS kayıtlarının, ByLock programının ilk kullanım tarihinden itibaren ilgili kurumdan getirtilerek, savunma ve beyanların denetlenmesi bakımından, ByLock tespit ve değerlendirme tutanağında ekleyen, eklenen, irtibatlı bulunduğu ve aynı grupta yer aldığı kişilerden açık kimlik bilgilerine ulaşılanların bu dönemde kullanımlarında bulunan GSM numaraları üzerinden sanık ile HTS irtibatlarının bulunup bulunmadığının belirlenebilmesi amacıyla uzman bilirkişiye inceleme yaptırılarak rapor alınması, ByLock tespit ve değerlendirme tutanağında ekleyen, eklenen, irtibatlı bulunduğu ve aynı grupta bulunduğu kişiler olarak gözüken şahıslar hakkında örgüt üyeliği sebebiyle ceza soruşturması yürütülüp yürütülmediğinin araştırılması, yürütülen bir ceza soruşturması mevcut ise bu kişilerin aşamalardaki ifade örnekleri getirtilerek incelenmesi ve ekli kişilerin mahkeme huzurunda, bunun mümkün olmaması halinde ise, 5271 sayılı CMK’nın 180/1-2-5 maddesi gereğince SEGBİS kullanılmak ya da anılan Kanun'un 181/1 maddesinde öngörülen usule riayet edilmek suretiyle istinabe yoluyla tanık olarak ifadelerine başvurulmasından sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
3. Maddi gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde tayini bakımından, öncelikle temyiz aşamasında dosyaya gelen deliller kapsamında; -UYAP sistemi üzerinden 22.05.2025 tarihinde gelen- emniyet mahrem yapılanmasına ilişkin veri analiz raporunun (VAR) ve -UYAP sistemi üzerinden 05.05.2022 tarihinde gelen- ihbar tutanağının, 5271 sayılı CMK’nın 217 nci maddesi uyarınca sanık ve müdafiine diyeceklerinin sorulması, sanık hakkında emniyet mahrem yapılanmasına ilişkin gerek yargılama aşamasında mevcut olan veri inceleme raporunda, gerekse de temyiz aşamasında dosyaya gelen veri analiz raporunda (VAR) tespit edilen; farklı yıllara ve konulara ait dosyaların tümünde "zümre başkanı", "öğretmen", "ref", "çözüm ad", "çözüm 2", teslim alan kişi" hanelerinde gösterilen tüm kişilerin, açık kimlik bilgilerinin tespiti ile haklarında FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisaklı soruşturma yürütülüp yürütülmediğinin araştırılarak,
soruşturma yürütüldüğünün tespit edilmesi durumunda -yargılama aşamasında sanığın zümre başkanı olduğu iddia edilen kişi dahil olacak şekilde- bir kısım evrakların celp edilmesi ile yetinilmeyerek söz konusu dosyaların getirtilip incelenmesi ve bu kişilerin mahkeme huzurunda tanık olarak dinlenmelerinin sağlanması, UYAP’ta oluşturulan örgütlü suçlar bilgi bankasında sanık hakkında herhangi bir beyan yahut bilgi olup olmadığının da araştırılması, var ise beyanda bulunan diğer şahısların da usulüne uygun olarak tanık sıfatıyla dinlenmeleri sağlanarak, elde edilecek deliller 5271 sayılı Kanun’un 217 nci maddesi uyarınca sanık ve müdafiine okunup diyecekleri sorulduktan sonra sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi,
4. Kabule ve uygulamaya göre de,
A. Karar başlıklarında suç tarihinin, hakkında yakalama işlemi uygulanan sanık bakımından temadinin kesildiği iddianame tarihi olan "19.09.2017” tarihi olarak yazılması gerektiğinin gözetilmemesi,
B. Dosyada mevcut Diyarbakır 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/212 E. sayılı dosyasına ait ikinci celse duruşma tutanağı, Dairemizce söz konusu dosyaya ait UYAP sistemi üzerinden görüntülenip incelenen 01.07.2019 tarihli, 2017/212 E. 2019/331 K. sayılı gerekçeli karar ve iddianame itibarıyla, Diyarbakır 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/212 E. sayılı dosyası kapsamında verilen davanın reddi kararının sanık ile aynı ad ve soyadda olup, farklı T.C. kimlik numarasına ve nüfus bilgilerine sahip başka bir şahıs hakkında verilmiş olduğu, nitekim ilgili dosyanın ikinci celse duruşma tutanağında da sanığa ilişkin açılan kamu davası yönünden işbu dosyadan tefrik kararı verildiği gözetilmeksizin, her iki dosyanın da esasına aykırı olarak, başka şahıs hakkında verilen davanın reddi kararının gerekçesinde sanığa ilişkin derdest yargılama dosyasına atıf yapıldığı gibi, temyiz incelemesine konu ilk derece mahkemesi gerekçesinde de başka şahıs hakkında verilen davanın reddi kararının sanık yönünden delil olarak değerlendirilmesi,
Kanuna aykırı olup, sanık müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, belirtilen sebeplerle hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca Diyarbakır 5. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.