MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2023/985 E., 2023/1117 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 20. Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/148 E., 2023/120 K.
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM :5271 sayılı CMK’nın 223/2-e maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince verilen beraat kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi
İTİRAZNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
İTİRAZA KONU KARAR : İncelenmeksizin iade
İTİRAZ EDEN : Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
İtiraz yazısı ile dava dosyası incelenip gereği düşünüldü:
I.İTİRAZIN KONUSU;
''Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 14.11.2018 tarihli ve 2018/53414 esas sayılı iddianamesi ile sanık ... hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 5237 sayılı TCK'nın 314/2, 3713 sayılı TMK'nın 5/1 TCK'nın 53, 58/9, 63 maddeleri gereğince cezalandırılması istemi ile kamu davası açılmıştır.
Ankara 20. Ağır Ceza Mahkemesinin 25.02.2021 tarihli ve 2018/496 esas, 2021/57 sayılı kararıyla sanığın silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 5271 sayılı CMK'nın 223/2-e maddesi gereğince beraatine karar verilmiştir.
İlk derece mahkemesi kararına karşı Cumhuriyet savcısının süresi geçtikten sonra istinaf isteminde bulunması üzerine, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesinin 13.06.2022 tarihli ve 2021/541 esas, 2022/1038 sayılı kararıyla beraat hükmünün eksik araştırma nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
Bozma üzerine Ankara 20. Ağır Ceza Mahkemesinin 26.09.2023 tarihli ve 2022/148 esas, 2023/120 sayılı kararıyla sanığın tekrar silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 5271 sayılı CMK'nın 223/2-e maddesi gereğince beraatine karar verilmiştir.
İlk derece mahkemesi kararına karşı Cumhuriyet savcısının süresi içerisinde istinaf isteminde bulunması üzerine, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesinin 06/11/2023 tarihli ve 2023/985 esas, 2023/1117 sayılı kararıyla istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge adliye mahkemesi kararına karşı Cumhuriyet savcısının temyiz isteminde bulunması üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 26.09.2024 tarihli ve 2023/122631 sayılı tebliğnamesi ile hükmünün bozulması görüşüyle dosya Yüksek Yargıtay 3. Ceza Dairesine tevdi edilmiştir.
Yüksek Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 02/10/2025 tarihli ve 2024/18797 esas, 2025/23304 sayılı kararıyla; "...İlk derece mahkemesi Cumhuriyet savcısının 25.02.2021 tarihinde usulüne uygun olarak tefhim edilen Ankara 20. Ağır Ceza Mahkemesinin 25.02.2021 tarihli ve 2018/496 esas, 2021/57 sayılı kararını CMK’nın 273/1. maddesinde öngörülen 7 günlük yasal süresinden sonra 07.03.2021 tarihinde istinaf ettiği ve bu suretle ilk derece mahkemesinin anılan hükmünün süresinde istinaf edilmeksizin kesinleştiği belirlenerek; bölge adliye mahkemesi ceza dairesinin bozma kararı ve bu karardan sonra verilen hükümlerin hukuki değerden yoksun olduğu anlaşılmakla; dosyanın İNCELENMEKSİZİN İADESİNE..." oy birliğiyle karar verilmiştir.
Dosyanın re'sen yapılan incelemesi sonucunda; aşağıda yer verilen nedenlerle 5271 sayılı CMK'nın 308. maddesi uyarınca Yüksek Daire kararına karşı sanık aleyhine itiraz olağanüstü kanun yoluna başvurulması gerekmiştir." denilerek Yargıtay 3. Ceza Dairesinin kararına itirazda bulunulduğu anlaşılmıştır.
II. İTİRAZ NEDENLERİ;
"İtiraza konusu, Cumhuriyet savcısının yasal istinaf süresi geçtikten sonra istinaf isteminde bulunduğu durnumlarda, bölge adliye mahkemesinin süreden ret kararı yerine esastan ret kararı vermesi halinde, bu kararın Yüksek Dairece incelenip incelenemeyeceğinin belirlenmesine ilişkindir.
Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde;
Oluş ve dosya kapsamına göre; İlk derece mahkemesince verilen beraat hükmünün yasal süresi geçtikten sonra Cumhuriyet savcısı tarafından istinaf edildiği, bölge adliye mahkemesince istinaf isteminin süreden reddine karar verilmesi gerekirken hukuka aykırı olarak işin esasına girerek bozma kararı verdiği, ilk derece mahkemesince bozma üzerine yeniden yapılan yargılama sonucunda sanığın tekrar atılı suçtan beraatine karar verildiği, iş bu kararında Cumhuriyet savcısı tarafından yasal süresi içerisinde istinaf edilmesi üzerine bölge adliye mahkemesinin istinaf isteminin esastan reddine karar verdiği, Cumhuriyet savcısının yasal süresi içerisinde temyiz isteminde bulunması üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 26.09.2024 tarihli ve 2023/122631 sayılı tebliğnamesi ile beraat hükmünün bozulması görüşüyle dosyanın Yüksek Yargıtay 3. Ceza Dairesine tevdi edildiği olayda;
Yüksek Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 02.10.2025 tarihli ve 2024/18797 esas, 2025/23304 sayılı kararıyla, ilk derece mahkemesinin 25.02.2021 tarihli ve 2018/496 esas ve 2021/57 karar sayılı beraat kararının Cumhuriyet savcısı tarafından yasal süresi geçtikten sonra istinaf edildiği ve bu suretle ilk derece mahkemesi kararının istinaf edilmeksizin kesinleştiği belirlenerek, bölge adliye mahkemesinin bozma kararı ve bu karardan sonra verilen hükümlerin hukuki değerden yoksun olduğu gerekçesiyle dosyanın incelenmeksizin iadesine karar verilmiş ise de;
Cumhuriyet savcısının 25.02.2021 tarihli ve 2018/496 esas ve 2021/57 sayılı beraat kararına karşı yasal süresi geçtikten sonra istinaf isteminde bulunduğu konusunda bir şüphe bulunmadığı, böyle bir durumda bölge adliye mahkemesince dosya üzerinde esas yönünden inceleme yapılmadan CMK'nun 279/1. maddesinin (b) bendi uyarınca red kararı verilmesi gerekirken işin esasına girilerek esastan red kararı verildiği, dolayısıyla hukuka aykırıda olsa ortada hukuk düzeninde sonuç doğuran bir mahkeme kararı bulunduğu, bu hukuka aykırılığın ise ancak temyiz incelemesi ile giderilmesinin mümkün olduğu, zira benzer bir olayda, Yüksek Dairenin 09/10/2025 tarihli ve 2022/18909 esas, 2025/23758 karar sayılı ilamıyla; bölge adliye mahkemesinin dosya üzerinde esas yönünden inceleme yapmadan CMK'nun 279/1. maddesinin (b) bendi uyarınca red kararı vermesi gerekirken esasa girerek karar vermesinin hukuka aykırı olduğunu belirtilerek bölge adliye mahkemesi kararının bozulmasına karar vermesi de gözetildiğinde; Yüksek Dairece temyiz incelemesi yapılarak bölge adliye mahkemesinin istinaf isteminin esastan reddine dair kararının bozulmasına karar verilmesi gerekirken incelenmeksizin iade kararı vermesinin hukuka aykırı olduğu düşünüldüğünden, Yüksek Dairenin incelenmeksizin iade kararına karşı 5271 sayılı CMK'nın 308. maddesi uyarınca olağanüstü itiraz yasa yoluna başvurmak gerekmiştir." denilmiştir.
III. İTİRAZIN DEĞERLENDİRİLMESİ;
İlk derece mahkemesi Cumhuriyet savcısının 25.02.2021 tarihinde usulüne uygun olarak tefhim edilen Ankara 20. Ağır Ceza Mahkemesinin 25.02.2021 tarihli ve 2018/496 esas, 2021/57 karar sayılı kararını CMK'nın 273/1. maddesinde öngörülen 7 günlük yasal süresinden sonra 07.03.2021 tarihinde istinaf ettiğinin anlaşılmasına karşın; bölge adliye mahkemesince aynı Kanun'un 279/1-b maddesi uyarınca istinaf isteminin reddine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden; Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesinin 13.06.2022 tarihli ve 2021/541 esas, 2022/1038 karar sayılı kararıyla hükmün bozulmasına karar verilmesi sebebiyle, bu aşamadan sonra gerçekleşene usuli işlemlerin hukuki değerden yoksun olduğu gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulması karşısında Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazının kabulüne karar verilmiştir.
IV.KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazının KABULÜNE,
2. Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 02.10.2025 tarihli ve 2024/18797 esas, 2025/23304 karar sayılı incelenmeksizin iade kararının sanık yönünden KALDIRILMASINA,
Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;
Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
İlk derece mahkemesi Cumhuriyet savcısının 25.02.2021 tarihinde usulüne uygun olarak tefhim edilen Ankara 20. Ağır Ceza Mahkemesinin 25.02.2021 tarihli ve 2018/496 esas, 2021/57 sayılı kararını CMK'nın 273/1. maddesinde öngörülen 7 günlük yasal süresinden sonra 07.03.2021 tarihinde istinaf ettiğinin anlaşılmasına karşın; bölge adliye mahkemesince aynı Kanun'un 279/1-b maddesi uyarınca istinaf isteminin reddine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden; Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesinin 13.06.2022 tarihli ve 2021/541 esas, 2022/1038 sayılı kararıyla hükmün bozulmasına karar verilmesi sebebiyle, bu aşamadan sonra gerçekleşene usuli işlemlerin hukuki değerden yoksun olduğu gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı bulunmakla, bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebepten dolayı hükmün, 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi uyarınca tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304. maddesi uyarınca Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.